Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ceyhun:''Þutlarýmý babama borçluyum''

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Ceyhun:''Þutlarýmý babama borçluyum''

    CEYHUN:ÞUTLARIMI BABAMA BORÇLUYUM





    Trabzonspor’un genç futbolcusu Ceyhun Gülselam, hedefinin Trabzonspor’da kupalar ve þampiyonlar kazanmak ve milli takýmýn deðiþmez oyuncularýndan biri olmak olduðunu söyledi.
    1-9-2009 10:48


    TRABZONSPOR MÝLLÝ FUTBOLCUSU CEYHUN GÜLSELAM: “ÞUTLARIMI BABAMA BORÇLUYUM”
    “UZUN SÜRE YEDEKTE KALSAM DA SÜREKLÝ OYNAYACAKMIÞ GÝBÝ HAZIRLANIYORUM VE DOLAYISIYLA GÖREV VERÝLDÝÐÝNDE EN ÝYÝSÝNÝ YAPMAYA ÇALIÞIYORUM.
    “TRABZON ÞEHRÝNÝN ÞAMPÝYONLUK HASRETÝNDEN KAYNAKLANAN BÝR BASKISI OLDUÐU DOÐRU. ZATEN BÝZÝM AMACIMIZ BU HASRETÝ GÝDERMEK”
    “BEN FUTBOLCU OLDUÐUMUN FARKINA TÜRKÝYE’DE DAHA ÇOK VARDIM”
    “LÝGÝMÝZÝN HÝÇ DE KÜÇÜMSENMEMESÝ GEREKTÝÐÝNÝ DÜÞÜNÜYORUM. ÝNGÝLTERE VE ÝSPANYA’YI BÝR KENARA BIRAKIRSAK, LÝGÝMÝZÝN ALMANYA VE FRANSA’NIN BÝLE ÖNÜNDE OLDUÐUNU SÖYLEYEBÝLÝRÝM”
    “TRABZONSPOR FUTBOLCU KALÝTESÝ AÇISINDAN DA HÝÇBÝR RAKÝBÝNÝN GERÝSÝNDE DEÐÝL”
    “TRABZONSPOR’DA ÝLK ON BÝR OYUNCUSU OLMAK, ÞAMPÝYONLUKLAR VE KUPALAR KAZANMAK, A MÝLLÝ TAKIM’IN DEÐÝÞMEZ OYUNCULARINDAN BÝRÝ HALÝNE GELMEK ÝSTÝYORUM”


    Milli ftubolcunun Futbol Federasyonu’nun TamSaha dergisinde yer alan röportajý þöyle:
    - Sezon senin için harika baþladý. Ýlk lig maçýnda oyuna sonradan girmene raðmen mükemmel bir gol attýn ve takýmýna galibiyeti getirdin. Üstelik Trabzonspor’da ilk on bir oyuncusu olmamana raðmen Milli Takým kadrosundasýn. Öncelikle seni kutlayalým ve bu baþarýnýn sana neler hissettirdiðini sorarak baþlayalým.
    “Öncelikle bana güvendiði ve takýmýmda sürekli oynamadýðým halde devamlý Milli Takým’a çaðýrdýðý için Fatih Terim Hocama çok teþekkür ediyorum. Bu davet bana ayrý bir motivasyon verdi, kendime olan güvenimi de artýrdý. Ben oynamadýðý zaman kendisini býrakan bir oyuncu tipi deðilim. Uzun süre yedekte kalsam da sürekli oynayacakmýþ gibi hazýrlanýyorum ve dolayýsýyla görev verildiðinde en iyisini yapmaya çalýþýyorum.”
    - Trabzonspor’a Almanya 3. Ligi’nden transfer oldun. Bu transferin nasýl gerçekleþtiðini anlatýr mýsýn?
    “Unterhaching’in A genç takýmýnda oynadýðým dönemde Ersun Yanal Hocam beni Manisaspor’a almak istemiþti. Ancak o dönemde Almanya’da okula gidiyordum ve eðitimimi yarýda býrakýp Türkiye’ye gelmek istememiþtim. Okulumu bitirmek benim için öncelikli hedefti. Ersun Hoca Trabzonspor’un baþýna geçtiðinde beni yeniden istedi ve þartlar müsait olunca Türkiye’ye geldim.”
    - Unterhaching’de oynadýðýn dönemde seninle yaptýðým röportajda, “Oynadýðým takýmda en önemsediðim nokta kendimi geliþtirecek ortamý bana saðlamasýdýr” demiþtin. Trabzonspor’da böyle bir ortam bulabildin mi?
    “Zaten Trabzonspor’a gelmeden önce Almanya’dan da beni isteyen baþka takýmlar oluþtu ama biraz önce sözünü ettiðiniz düþünceyle Trabzonspor’a gelmek istedim. Bu tercihi yaptýðým için de hiç piþmanlýk duymadým. Tam tersine Trabzonspor’un oyuncusu olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.”
    - Trabzonspor’da oynamanýn futboluna neler kattýðýný düþünüyorsun?
    “A takýmla antrenmana çýkmak bile çok farklý. Türkiye’de çok daha profesyonelce antrenmanlar yaptým. Almanya’da sonuçta bir 3. Lig takýmýnda oynuyordum ve þartlar ne kadar iyi olursa olsun bir 3. Lig takýmý ile bir Süper Lig takýmý arasýnda çok ciddi farklar var. Yaptýðýnýz antrenmanlardan bile bu farký anlayabiliyorsunuz. Bir de Turkcell Süper Lig gerçekten üst düzeyde bir futbol arenasý ve böyle bir ortamda futbol oynamak benim geliþmeme önemli katkýlar saðladý.”
    - Dolayýsýyla 3. Lig’den gelen bir oyuncu olarak ilk sezonunda yedek kalmak ve zaman zaman oynamak senin için büyük bir hayal kýrýklýðý olmadý diyebilir miyiz?
    “Aslýnda ben pek de öyle bakmýyorum. Sonuçta ben 3. Lig’e giderken mecbur kalmýþtým. Genç takýmdan A takýma çýktýðým dönemde Unterhaching 2. Lig takýmýydý ve bir sezon oynadýktan sonra küme düþmüþtük. Sözleþmem devam ettiði için de 3. Lig’de oynamak zorunda kalmýþtým. Dolayýsýyla Trabzonspor’a transfer olurken “Oynayacaðým” düþüncesiyle gelmiþtim. Çünkü hiçbir futbolcu yedek kalmak istemez.”
    - Peki, kenarda kalmak sana neler düþündürdü?
    “Sonuçta bu teknik direktörünüzün kararý. Yedek kalmak benim açýmdan hýrsýmý artýran, çalýþma azmimi kamçýlayan bir durumdu.”
    - Almanya’da doðup büyümüþ bir oyuncu olarak Trabzon þehrine alýþma sürecinde neler yaþadýn?
    “Bu açýdan takým arkadaþlarým bana çok yardýmcý oldu. Milli Takýmlardan tanýdýðým aðabeylerim vardý. Tolga aðabeyle de Milli Takým’da buluþtuðumuz dönemlerde konuþmuþtuk. Bana Trabzon þehrini anlatmýþtý. Dolayýsýyla alýþmakta zorluk çekmedim. Þehir gerçekten çok güzel. Deniz ve yeþillik harika. Bir insan baþka ne isteyebilir ki?”
    - Trabzonspor taraftarý ile iliþkilerinden söz eder misin?
    “Son derece sýcakkanlý bir taraftar topluluðuna sahibiz ve onlarla hiçbir problemim yok.”
    - Trabzon þehri çok uzun yýllardýr þampiyonluk hasreti çekiyor. Bu durum senin üzerinde bir baský oluþturuyor mu?
    “Zaten bizim amacýmýz bu hasreti gidermek. Arkadaþlarýmýzla da aramýzda hep bunu konuþuyoruz ve hem sahada hem de antrenmanlarda elimizden gelenin fazlasýný vermeye çalýþýyoruz. Bence þehrin baskýsýný da olumlu yönde düþünmek gerekir. Ben bu baskýyý, baþarýlý olmak için itici bir güç olarak deðerlendiriyorum.”
    - Almanya’da futbolcu olmakla Türkiye’de futbolcu olmak arasýnda ne gibi farklar var?
    “Ben futbolcu olduðumun farkýna Türkiye’de daha çok vardým. Burada insanlar çok daha sýcakkanlý. Yanýnýza geliyorlar, sizinle futbolla ilgili konuþuyorlar, baþarýlý olduðunuzda tebrik ediyorlar. Destek vermeye, yardýmcý olmaya çalýþýyorlar.”
    -Almanya’daki futbol anlayýþýyla Türkiye’deki futbol anlayýþý arasýnda ne gibi farklar var?
    “Her ligin kendine has özellikleri var. Bence Turkcell Süper Lig artýk üst düzey ligler arasýnda. Bunu ligimizde oynayan futbolcularýn kalitesine bakarak da anlamak mümkün. Avrupa’nýn çok kaliteli oyuncularý Türkiye’ye gelirken tereddüt bile etmiyor. Ben ligimizin hiç de küçümsenmemesi gerektiðini düþünüyorum. Ýngiltere ve Ýspanya’yý bir kenara býrakýrsak, bizim ligimizin Almanya ve Fransa Liglerinin bile önünde olduðunu söyleyebilirim.”
    - Altyapýsýný Bayern Münih’te almýþ bir oyuncu olarak oradaki futbol eðitimiyle Türkiye’deki futbol eðitimi arasýnda bir kýyaslama yapabilir misin?
    “Verilen eðitimin niteliði açýsýndan ne gibi farklar olduðunu pek bilmiyorum ama þunu söyleyebilirim; Almanya’da futbola baþlama yaþý 5-6’dýr. Türkiye’de ise 12-13 yaþýndan sonra futbola baþlandýðýný görüyorum. Bu önemli bir gecikme. Çünkü ne kadar erken baþlarsanýz öðrenme süreciniz o kadar kýsalýr. Üstelik erken yaþta baþladýðýnýzda futbolun temel doðrularý alýþkanlýk haline dönüþür. Benim görebildiðim tek fark, baþlama yaþýyla ilgili.”
    - Trabzonspor’da geçirdiðin ilk sezonda hep sonradan oyuna giren bir oyuncu oldun. Bu sezonu kendi açýndan nasýl deðerlendiriyorsun?
    “Oynasam da oynamasam da benim için çok önemli bir tecrübe oldu. Bir de geçmiþe takýlýp yaþamak yerine iyi-kötü yönlerine bakýp bir muhasebe yapmak ve geleceðe dönmek lâzým. Ben þimdi neleri daha iyi yapabilirim diye düþünüyorum ve bu yolda ilerlemek istiyorum. Geçtiðimiz sezon takýma birçok yeni oyuncu transfer edilmiþti ve bunun da zorluklarý vardý. Ama þimdi birbirini daha iyi tanýyan bir takýmýz. Arkadaþlýk da pekiþti. Ben bu sezonun Trabzonspor açýsýndan da kiþisel olarak kendi açýmdan da çok daha iyi geçeceðini düþünüyorum.”
    - Trabzonspor bir teknik direktör deðiþikliði yaþadý ve takýmýn baþýna Hugo Broos getirildi. Bu deðiþikliðin sana yansýmalarý nasýl oldu?
    “Benim Ersun Yanal hocamla da bir problemim yoktu. Sonuçta benim Trabzonspor’a transfer olmamý saðlayan oydu. Hugo Broos’un geliþi klasik tabirle bir taze kan olarak yorumlanabilir. Onunla da gayet iyi anlaþýyorum. Bana olumlu baktýðýný biliyorum, çünkü üzerimde çok duruyor.”
    - Broos oyuncusuyla birebir ilgilenen bir teknik adam mý?
    “Evet, öyle bir hoca. Bir sorununuz olduðunda onunla çok rahatlýkla konuþabilirsiniz. Ýyi bir teknik direktör olmasýnýn yanýnda iyi kalpli bir insan.”
    - Teknik direktörler futbolcularýna bir takým görevler ve sorumluluklar yükler, onlardan bir takým istekleri olur. Peki, futbolcu teknik direktörün nasýl biri olmasýný ister?
    “Futbolcu, teknik direktörüyle arasýnda sýcak bir diyalog olmasýný ister. Arada elbette bir mesafe olmalý ama bu mesafe aþýlamaz duvarlar biçimine dönüþmemeli. Teknik adam oyuncularýyla diyalog kurarak eksiklerini ve hatalarýný anlatmalý. Hugo Broos böyle bir teknik direktör. Sizden ne istiyorsa bunu çok açýk ve net bir biçimde söylüyor.”
    - Takým geçen sezondan farklý bir futbol oynuyor ve hücumu daha fazla düþünen bir yapýya büründü. Bu oyun tarzýný kendi açýndan nasýl deðerlendiriyorsun?
    “Kamp dönemi boyunca zaten bu oyun tarzý üzerinde çalýþtýk. Artýk daha çok pas yapmaya çalýþan bir takýmýz. Yeni oyun tarzý topa daha fazla sahip olmayý ve pas yapmayý öngörüyor. Geçmiþte topu kazanmak için rakibin peþinden koþuyorduk, þimdi bol pas yaparak, topa sahip olarak oynuyoruz. Bir futbolcu için topun peþinden koþmaktansa topla oynamak çok daha keyif vericidir.”
    - Zafer ve Engin gibi Almanya doðumlu oyuncularýn transferinin ardýndan Trabzon’daki hayat senin açýndan daha kolaylaþtý diyebilir miyiz?
    “Zafer’i zaten Ümit Milli Takým’dan tanýyordum. Ýyi arkadaþým. Engin aðabeyi de tanýyorum. Onu televizyondan sürekli takip ediyordum. Ýkisi de çok iyi insanlar. Ama zaten takýmda genel olarak Türkçe konuþulduðu için ben herkesle iyi arkadaþým. Yine de ayný kültürle yetiþtiðiniz insanlarla bir arada olmak güzel.”
    - Trabzon’da tesislerde mi yaþýyorsun?
    “Hayýr, evde kalýyorum. Yalnýz yaþýyorum ama ailem sýk sýk ziyaretime geliyor. Birkaç yýl içinde Türkiye’ye dönmeyi düþünüyorlar. Babam futbola çok meraklý ve maçlarýma sýk sýk geliyor. Maçlarýma gelemedikleri zaman da mutlaka telefonla görüþüyoruz. Bana sürekli moral ve destek veriyorlar.”
    - Takýmýnda ilk on bir oyuncusu olmamana raðmen Milli Takým’a davet edilmeni nasýl yorumluyorsun?
    “Bu konuda Fatih Terim Hocama bir kez daha teþekkür ediyorum. Takýmýmda sürekli oynamadýðým halde beni A Milli Takým kadrosuna çaðýrýyor. Tabii beni Ümit Milli Takým’dan da tanýyor. Beni neden seçtiði konusunda konuþmam ise yanlýþ olur. Hocamýn mutlaka bir bildiði vardýr. Milli Takým oyuncusu olmak herkese nasip olmayacak bir þey. Çok mutlu ve gururluyum. Bu nedenle milli formayý giydiðimde elimden gelenin daha fazlasýný yapmak için çaba harcýyorum. Beni motive eden, daha çok çalýþmak için kamçýlayan bir durum bu. Milli Takým’a her zaman gelmek istiyorum ve bu nedenle da daha yoðun bir çaba harcýyorum.”
    - Sen hem stoper hem de ön libero olarak oynayabilen bir oyuncusun. Kendi açýndan baktýðýnda nerede oynarsan daha verimli olabiliyorsun?
    “Milli Takýmlarda son Ukrayna maçýna kadar hep stoper oynadým. Ümit Milli Takým’da da bir kez ön liberoda görev almýþtým. Her iki bölgede de oynayabilen bir oyuncuyum ve benim açýmdan önemli olan ilk on birde yer alabilmek. Dolayýsýyla hangi pozisyonda görev verildiðinin bir önemi yok.”
    - Trabzonspor bu sezon orta alana Tjikuzu, Engin, Zafer gibi oyuncularý transfer etti. Sen bu rekabetteki konumunu nasýl görüyorsun?
    “Rekabet hem takým için hem de oyuncu için iyidir. Bu nedenle bugünkü durumu negatif görmüyorum. Kendime güveniyorum ve oynayacaðýma da inanýyorum.”
    - Kendine güven duygun, topa vurduðun mesafelerden de belli oluyor aslýnda. Çok genç bir oyuncu olmana ve sýk sýk oynama fýrsatý bulamamana raðmen mesafe tanýmaksýzýn topa vuracak cesareti içinde bulabiliyorsun.
    “Bu konuda arkadaþlarým da beni cesaretlendiriyor. Antrenmanda ataðým þutlarý gördüklerinde maçlarda da topa ayný þekilde vurmam için beni teþvik ediyorlar. Zaten siz de attýðýnýz þutlarda isabet saðladýðýnýz zaman bir sonraki þut için daha cesur oluyorsunuz. Mesela Sivasspor maçýnda çektiðim ilk þutun direkten dönmesi, gol olan ikinci vuruþ için bana cesaret vermiþti.”
    - Peki, bu þut atma becerinin altýnda ne yatýyor? Sonuçta çok çalýþarak elde edilmiþ bir özellik olmasý gerekiyor deðil mi?
    “Ýþin aslý þu, çok küçük yaþlardan itibaren, antrenmanlarýn dýþýnda babamla da þut çalýþmasý yapýyordum. Babam o dönemde altyapýda antrenördü. Benim 7-10 yaþ arasýnda olduðum dönemde birlikte çok fazla çalýþmýþtýk. O zaman bana hep, “Þut atarken topa vurduðun ayaðýn deðil, destek ayaðýn önemli” der ve ayaðýmý nereye koyacaðýmý tekrar tekrar gösterirdi. Bugün sahip olduðum þut atma tekniðimi babama borçluyum.”
    - Peki, halen özel olarak þut antrenmaný yapýyor musun?
    “Her antrenmandan sonra birkaç oyuncu sahada kalýp farklý mesafelerden þut çalýþmasý yapýyoruz. Bizim takýmda topa iyi vuran çok sayýda oyuncu var. Selçuk, Colman, Alanzinho, Zafer Yelen, Gökhan Ünal, Umut Bulut, hepsi iyi þut atan oyuncular ve onlarla birlikte ekstra çalýþmalar yapýyoruz.”
    - Trabzonspor’un bu sezonki oyun anlayýþý ve kadro yapýsýyla ligin neresinde olabileceðini umuyorsun?
    “Bizim hedefimiz her zamanki gibi þampiyonluk. Trabzonspor gibi büyük bir kulüp zaten her sezona þampiyonluk hedefiyle baþlar.
    - Rakiplerinize baktýðýnýzda ünlü teknik direktör ve futbolcularý transfer ettiklerini görüyoruz. Bu durum sizin açýnýzdan endiþe verici bir durum, bir handikap gibi görünüyor mu?
    “Hayýr, hayýr. Kesinlikle böyle bir endiþemiz yok. Sonuçta her oyuncunun iki ayaðý var. Futbol bir takým oyunu ve önemli olan takým halinde belli bir uyumu saðlayabilmek. Oyuncularýn isimleri, þöhretleri ya da aldýklarý paranýn miktarý deðil, bir araya geldiklerinde oluþturduklarý takýmýn gücü önemli. Üstelik Trabzonspor futbolcu kalitesi açýsýndan da hiçbir rakibinin gerisinde deðil.”
    - Kendi bölgende Türkiye’de ve dünyada beðendiðin futbolcular kimler?
    “Vieira ve Frank Lampard’ý çok beðeniyorum. Stoper olarak da Rio Ferdinand ve Paolo Maldini örnek aldýðým oyuncular.”
    - Kýsa ve uzun vadeli hedeflerin neler?
    “Benim hedeflerim hep kýsa vadeli. Trabzonspor’da ilk on bir oyuncusu olmak, þampiyonluklar ve kupalar kazanmak istiyorum. Bir baþka büyük hedefim ise A Milli Takým’ýn deðiþmez oyuncularýndan biri haline gelmek. Bu hedeflere ulaþmak için kendimi sürekli geliþtirmem gerektiðini düþünüyorum. Hedeflerimin kýsa vadeli olmasý ise benim hayat felsefemden kaynaklanýyor. Hep adým adým ilerlemek gerektiði kanaatindeyim. Bu adým adým ilerleyiþ, sonuçta sizi varacaðýnýz noktaya kadar zaten götürür.”
    - A Milli Takým’da bölgendeki rekabet hakkýnda neler söylersin?
    “Takýmdaki aðabeylerimin kaliteleri zaten belli. Ben þu anda kendimi öðrenme aþamasýnda görüyorum. Onlar da gerçekten bana çok yardýmcý oluyor.”
    - Hobilerin var mý? Boþ vakitlerinde neler yaparsýn?
    “Arkadaþlarýmla bowlinge gidiyorum, masa tenisi ve play statiton oynuyorum.”
    - Bu oyunlarda iyi misin?
    “Bunu arkadaþlarým daha iyi bilir (Gülüyor). Bunlarýn dýþýnda yine takým arkadaþlarýmla Karadeniz’in muhteþem güzelliklerini keþfedecek geziler yapýyoruz.”




    01.09.09
Haz?rlan?yor...
X