Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Laz Folkloründe Düðün

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Laz Folkloründe Düðün

    Laz Folkloründe Düðün

    Oðlunu evlendirmeyi düþünen aile büyükleri uygun bir kýz bulabilmek için çevresini araþtýrmaya baþlar. Bu araþtýrmada düðünler ve imeceler gibi kýzlarýn tutum, davranýþ olarak kendilerini gösterdikleri ortamlar önemli bir yer tutar. Bu arada tanýdýklarýndan yardým isterler. Ýstenecek kýz, oðlanýn sevdalýsý ya da önceden tanýnan biri ise bunlara hiç gerek olmayabilir. Her halükarda istemek için düþünülen kýz iyice araþtýrýlýr, huyu, alýþkanlýklarý, geçmiþi, ailesinin soyu, asaleti göz önünde bulundurulur.



    En çok üzerinde durulan nokta ise kýzýn ya da ailesinden birinin herhangibir þekilde "toplumun namus anlayýþýna ters düþecek bir durumu ve davranýþýnýn" olup olmadýðýdýr. Ailelerinin mülkiyetleri [sahip olunan arazi vs.] ve asaletlerinin [iyi ocak, iyi ocak kýzý] ayný ya da denk seviyede olmasý da ayrýca üzerinde durulan konulardýr. Aksi taktirde evlilik gerçekleþtirkten sonra toplumun onlarý küçük görmesine ve saygý duymamasýna neden olur. Tabiki fakir bir ailenin, asaletli bir aileden kýz alabilmesi gurur kaynaðýdýr. Tarýma dayalý toplumlara has gelinin çalýþkanlýðý, saðlýðý, aileden gelen bir rahatsýzlýðýnýn olmamasý da tercih sebepleri arasýndadýr.



    Kýzýn verilebilmesi sadece babanýn evet demesi ile olup bitecek bir iþ deðildir. Kýzýn kardeþleri, dayýlarý hatta yakýn akrabalarýn da bu evliliði onaylamasý gerekir. Yakýn çevrenin onaylamadýðý bir evlilik gelecekte sorun yaratabilmekte, hoþnutsuzluklara neden olabilmektedir.

    Tamamen görücü usülü bir evlikte, kýzý tanýyan biri [kadýn] erkek tarafýndan birine [kadýn] kýzdan bahseder (doloþinu) ve istemeleri için o kýzýn iyi yönlerini anlatýr, övgüler dizer (oms´ku). Erkeðin aile büyükleri de bu kýz hakkýnda araþtýrma yapar, kýzý tanýyanlara sorar (goi´kitxu). Bu araþtýrma sýrasýnda kýz hakkýnda bilgi istenen biri ya da hiç bilgisine danýþýlmayan biri kýzýn olumsuz yönleri ile ilgili kötüleyici þeyler söyleyebilir (cetinu) ki bu da kýz istemekten vaz geçilmesine neden olabilir.



    Kýz Ýsteme (Bozomata Ogoru)

    Gelin adayý belirlendikten, taraflar birbirlerini yeterince soruþturduktan sonra sýra kýz istemeye gelir. Kýzýn istenebilmesi için önceden kýz ve erkek tarafýndan kadýnlar diyaloða geçerek kýz isteme tarihini saptarlar. Bu arada düðünle ilgili birçok ayrýntýyý da gayriresmi olarak karara baðlarlar.



    Söz Kesme/Niþan (Yoxo Cedvalu)

    Erkeðin birinci dereceden yakýnlarý kadýnlarla birlýkte kýz evine gider. Bazý yerlerde bu, üç kadýn ve üç erkeðin birlikte gitmesi þeklinde gerçekleþir. Aslýnda bu kýz istemeye deðil, söz kesmeye denk düþen bir durumdur. Usulen kýz babasýndan istenir. Olumlu cevabýn alýnmasýndan sonra gelin adayýna yüzük (ma 3indi), küpe, saat gibi takýlar takýlýr. Dýþarý çýkýlýrak havaya kurþun sýkýlýr. Böylece müjdeli haber herkese duyurulmuþ olur.

    Düðün tarihi belirlenir. Bu tarih çoðunlukla sonbaharda hasadýn kaldýrýlmasýndan sonraki zamandýr. Erkek tarafý, bu tarihi iþgücü kazanma amacýyla ilkbahara almak için zorlar. Zaman zaman bu, anlaþmazlýk konusu da olabilmektedir. Söz kesme sýrasýnda karara baðlanan en önemli hususlardan biri de geline alýnancak altýn miktarýdýr. þayet erkek tarafý ilk oðullarýný evlendiriyorsa bu miktar ciddi bir pazarlýk konusudur. Çünkü belirlenen miktar muhtemelen arkadan gelecek gelinler için de geçerli olacaktýr. Ayný zamanda altýn, gelinin doðrudan mülkiyeti ve kötü günlerin güvencesidir. Gelin kendi isteði ile koca evini terketmediði sürece bu altýnlar kendisinde kalacak, yeni bir ev kurarken bu altýnlar kullanýlacaktýr.

    Erkek tarafý yeni geline alýnacak altýn miktarýný önceki geline alýnandan daha az miktarda belirlerse kýz tarafýnca asla kabul edilmez ve kýzlarýna karþý bir hakaret, alçaltýcý bir tavýr olarak kabul ederler.

    Aileler isterse bir niþan da yaparlar. Niþan, yakýn çereninin daveti edilmesi ile küçük çaplý yapýlabileceði gibi, geniþ katýlýmla bir düðün havasýnda da yapýlabilir. Bu daha çok, niþan kýz evinde yapýldýðý için, kýz tarafýnýn ekonomik gücü, aile çevresinin geniþliði ile orantýlýdýr. Niþana, damat adayý (noðame) de katýlabilir. Ama bu tüm Lazona’da geçerli olan bir kural deðildir. Damat adayý (noðame) ve gelin adayý (noðamisa) niþanlýlýk süresi boyunca birbirlerini aleni ve yalnýz baþlarýna göremezler. Eðer bir görüþme olacaksa bu niþanlý kýzýn yanýnda bir refakatçý (yakýný bir kýz) mutlaka bulunur. Ayrýca bu görüþmeden kýzýn babasý ya da erkek kardeþlerinin haberi olmaz.

    Ancak, niþanlýlarýn birbirleri ile [asla] görüþemeyeceði þeklindeki bu katý gelenek Lazona’nýn bütününde geçerli olmadýðý gibi tam tersi uygulamalarýn yaþandýðý yerlerde vardýr. Nihayet Hopa’da sözün kesilmesi evliliðin kesin olarak gerçekleþtiði anlamýna gelir ki bu anlayýþtan yola çýkarak niþanlýlar rahatça görüþebilir, birbirlerinin evine gidebilir hatta birlikte dahi olabilirler.



    Kýzýn Kaçmasý-Kýzla Birlikte Kaçmak (Meyonu-E´koyunu)

    Laz kültüründe, Türkçe’de bulunan "kýz kaçýrma/daða kaldýrma" ifadelerinden anlaþýldýðý biçimiyle bir davranýþ bulunmamaktadýr. Lazcada da bu ifadeleri karþýlayan kavram/kavramlar yoktur. Kýz kendi rýzasýyla, baský ve zorlama olmadan erkeðe kaçabilir (Meyonu) ve erkek kendisine kaçmak/gitmek/varmak isteyen kýzý kaçýrabilir/alabilir (E´koyonu). Bu da kýz ve erkeðin sevdalý olduklarý halde evlenmelerine karþý çýkýlmasý durumunda gerçekleþebilecek bir durumdur. Buna raðmen ailesinin rýzasý olmadan erkeðe kaçan bir kýz/gelin toplum tarafýndan hoþ karþýlanmaz, kýnanýr. Böyle birine verilebilecek en büyük ceza ise ailesi tarafýndan dýþlanmasý ve uzun yýllar geçse de baba evine kabul edilmemesidir. Özellikle babanýn, onuru/gururu çiðnenmiþtir. Çok uzun yýllar geçse de kýzýna konuþmaz ya da sýcak davranmaz. Artý, kaçarak gelin olan biri koca evinde de hoþ karþýlanmaz, yaptýðý bu davranýþýn yüzüne vurulduðu olur. Buyüzden olsa gerek köy içi ve yakýn köyler arasý "kaçma" olayýna pek/hiç rastlanmaz. Laz kültüründe kýzýn kaçmasý/kýz kaçýrma durumlarý yaygýn deðildir.



    "Kaçma" durumunda araya hatýrý sayýlýr kiþiler devreye girerek taraflarý barýþtýrma yoluna gider. Burada erkek tarafý mahçup rolündedir ve anlaþmayý/barýþmayý isteyen taraftýr. Barýþmanýn birkaç anlamý vardýr: Erkek tarafý kendi oðullarýna kaçan kýzý baba evine iade ederler ki bunun için de kýza kötü davranýlmayacaðýna dair garanti alýrlar. Akabinde geleneklere uygun, ailenin rýzasý alýnmýþ da evlilik gerçekleþiyormuþ gibi düðün (!) yapýlýr. Veyahut, kýzýn ailesi tepkisiz kalýr, kýzý geri almaya kalkmaz. Yine de kýz için baba evinin yolu artýk (çoðu zaman) kapanmýþtýr. En iyi ihtimalle taraflar hiçbirþey olmamýþ gibi davranýrlar ki buna çok ender rastlanýr. Anlaþma gayreti daha çok aileler arasýnda düþmanlýk doðmamasý içindir.



    Anlaþmaya varýlamamasý durumunda kýzýn ailesinin gücüne göre kýzý geri alabilirler, ancak bu pek tercih edilen bir yol deðildir. Ya da kesin bir tavýr alarak kýzlarýna ve erkeðin ailesine karþý dostluk yollarýný kapatýrlar.



    Erkek ve kýzýn karþýlýklý isteði ile gerçekleþen bir kaçma namus meselesi olarak algýlanmaz, kýz tarafýnýn geliþtirdiði tavýrda bu yönde deðildir. Sorun daha çok gurur/onur meselesidir

    Kýzýn istemi dýþýnda bir delikanlýnýn yapabileceði bir davranýþ var ki bu kýsmen kabul görebilmektedir. Bir erkek bir kýzý çok seviyorsa ve onunla ille de evlenmek istiyorsa, bir atiklikle kýzýn peþtemalýný baþýndan kapýp kaçar. Daha ötesi ise kýzýn saçýnýn kesmektir ki buna pek nadir rastlanýr. Ancak bunlar en son yapýlabilecek davranýþlardýr ve haklý bir gerekçesi olmasý gerekir. Ayrýca bunu yapan kiþinin cesaretli ve saðlam bir aileden gelmesi de önemlidir. Yine de o kýzýn o erkeðe verileceði gibi bir sonuç çýkarýlmaz.



    Laz toplumunda zorla kýz kaçýrma durumu asla görülmez. Böyle bir þey, olay nitelðindedir, bir namus sorunudur ve sonuçlarý düþünüldüðünde kimsenin göze alabileceði bir þey deðildir.



    Baba Evinde Son Gece / Kýz Gecesi (Bozo Limci)

    Düðünden bir ya da bir kaç gün öncesinden kýz ve erkeðin aileleri kendi yakýnlarýný tek tek evleri dolaþalarak þifaen düðüne davet ederler. Kýzýn arkadaþlarý toplanýr, eðlence düzenlenir. Genç kýzlar kendi aralarýnda þarkýlar (birapa) söyleyip horon oynarlar. Yemekler hazýrlanýr. Bu arada kýna yakýlýr. Erkekler bu eðlenceye katýlmaz.

    Asýl düðün hazýrlýðý erkek evinde birkaç gün evvelinden baþlar. Düðüne katýlacak misafirler için Laz baklavasý, ekþaþi, sutlaþi gibi yemekler hazýrlanýr. Düðün süresince gerekli eþyalar tedarik edilir. Ev düðüne hazýr hale getirilir. Bu hazýrlýklar sadece erkek evine mahsus deðildir; yakýn akrabalar da bu hararetli çalýþmalarýn içinde yeralýr ve kendi evlerini gelecek misafirler için hazýr hale getirirler. Erkekler horon oynar, þarkýlar, destanlar söylenir, insanlar birbirlerine nükteli sözlerle sataþýr. Kýsaca erkek evinde ahenkli bir çalýþma ve tam anlamýyla bir þenlik havasý vardýr. Herkes ruhsal olarak kendini düðün havasýna kaptýr.

    Artýk düðün için herþey hazýrdýr.



    Düðün Günü ( çanda ndða)

    Sabah uygun bir saatte erkek tarafýndan kalabalýk bir grup kýz evine doðru yola çýkar. Damat kendi evinde bekler. Yol boyunca tulum çalýnýr, horon oynanýr, genç erkekler haykýrýlar (gamayoxu/gamacoxu). Bu sýrada kýz evinde, kýz tarafýndan davet edilenler toplanýr, gelin hazýrlanýr (nusa mo 3opxu). Geline allýk ve beyazlýk veren hafif bir makyaj yapýlýr [makyajý, iþten anlayan bir erkek de yapabilir]. Gelinlik giysisi giydirilir, yüzü bir tülbentle örtülür [gelinin yüzünü tülbentle örtmek islamiyet sonrasý edinilen bir gelenek olsa gerek.]. Evin ortasýnda ( para´kamindi) bir iskmleye oturtulur.



    Gelini damat evine götürecek grup kýz evine varýr.

    Damadýn babasý [yoksa yakýný bir erkek] evin kapýsýna gelir. Kýnýndan býçaðýný çýkarýp kapýnýn saðýndaki bir boþluða, kýný da solundaki bir boþluða *****.2 Ve sað ayakla eve girer.



    Gelin evin ortasýnda bir iskemlede oturmaktadýr. Gelinin küçük kardeþi ya da dayýsý/bir yakýný [besmele çekerek] gelinin elinden tutar ve kaldýrýp kayýnpederine (mtiri) teslim eder. Adet olduðu üzere gelini kaldýrana bahþiþ verilir. Kayýnpederi elinden tutmuþ halde gelin sað bacaðýyla baba evinden çýkar. Kapýnýn sað ve sol tarafýna sokulmuþ olan býçak ve kýný yerinden alan kayýnpeder býçaðý kýna *****. [Býçak, çiftin iliþkiye girdiði kesinleþmeden kýnýndan çýkarýlmaz]. Bu ritüel, çifte büyü yaparak (basarak) iliþkiye girmelerini engellemeyi isteyen çabalarýn önünü kesmeyi amaçlar. Tulum gelin aðlatma (nusa obgarinu) havasý çalar. Gelin, annesi ve diðer yakýnlarý sessizce aðlarlar. Hüzünlü bir atmosfer sarar her yaný. Böylece gelin alayý yola koyulur.



    Bu arada gelinin eþyalarý evin avlusuna çýkarýlýr. Adet üzerine dayýsý sandýðýn üzerine oturur ve erkek tarafýna teslim etmek karþýlýðýnda bahþiþ ister. Eðlence ile karþýlýklý pazarlýðýn sonucu gelinin eþyalarý erkek tarafýna teslim edilir. Nispeten maddi durumu iyi olmayan biri/birileri bu eþyalarý erkek evine kadar taþýr ve belli bir para alýr.



    Geline yol boyunca ve düðün süresince bir yakýný (mdade) refakat eder. Gelinin yüzü tülbentle örtülmüþtür [örtünme meselesi tüm Lazona’ya özgü olmayabilir]. Ayrýca gelin ve düðüne katýlan tüm kadýnlarýn ellerinde açýlmýþ halde bir þemsiye bulunur. Yolculuk boyunca tulum çalýnýr, horon oynanýr.

    Bazý kiþiler "sakatlandým, yerimden kalkamýyorum" diyerek yolun dar olduðu bir yere ya da köprülerin üstlerine otururlar. Bunun anlamý düðün alayýnýn yolunu kesmektir ki yolun açýlmasý için bahþiþ vermek gerekir. Yol kesmenin bir baþka usülü ise uzunca bir sýrýkla yolu kapamaktýr. Herhalükarda düðün alayýnýn yolunu kesmek ve yolu kesenlere bahþiþ vermek adettendir. Bu yüzden küçük pazarlýklar ve tartýþmalar yapýlýr ki yolculuk eðlenceli olsun.



    Düðün alayý erkek evine yaklaþýnca kýz tarafýndan olanlar damadý çaðýrýrlar. Damat kendilerini karþýlamadýðý sürece gelini eve götürmeyeceðini söylerler, naz yaparlar.

    Bunun üzerine damat düðün alayýnýn olduðu yere gider. Açýk haldeki gelinin þemsiyesine pirinç, buðday ve kumi/gumi (bir bitki, buðdaya göre iri taneleri vardýr) ile karýþýk madeni para atar. Bu rituelin anlamý yeni gelinin bolluk, bereket getirmesidir. Çocuklar yere düþen paralarý toplamaya çalýþýrlar. þemsiyeyi gelinin elinden alýr, kapatýr ve geri verir.



    Kýz tarafýndan düðüncüler nazlanmaya, ayak diremeye (´kuçxe mebazgu) devam ederler. Genellikle olmadýk ve deðerli þeyler istenir. Erkek tarafý bu istekleri kýrmaz ve komik þekillerde karþýlar. Eve on adým yaklaþma karþýlýðýnda yola halý serilmesini istenince bu durumda pazarlýk yapýlýr, istekleri yerine gelsin diye yere bir bez parçasý serilir. Mesela eve yirmi adým yaklaþma karþýlðýnda bir koyun istenir. Bu durumda bir kiþi, baþýna koyun postu örter yanlarýna gider. Silah istenince, silaha benzer bir tahta parçasý konur önlerine. Bu oyunlar arhavi yöresinde ayak direme (´kuçxe mebazgu) adýyla bilinir ve erkek evine yaklaþýldýðýnda oynanýr. Pazar-Ardeþen taraflarýnda erkek evine girildiðinde ayný oyun yemek masasýnda oynanýr.

    Damadýn eve geri dönüþü sýrasýnda yol kenarýnda duran kiþiler (kýz tarafýndan) ince bir çubukla vurarak þaka yaparlar. Bazan þakanýn dozunun kaçtýðý da olur.

    Gelin evin avlusuna gelince yere bir asma dalý (binexi ara) konur. Gelin asma dalýna sað ayaðýyla basarak geçer. Bu asma dalý çatýnýn üzerine atýlýr. Bu, gelinin yeni ailesinde kök salmasý, kalýcý olmasý için yapýlan bir ritueldir.

    Damat kapýnýn eþiðinde durarak "hoþgeldiniz" der. Düðün alayý bu söz üzerine damada alkýþ tutar.



    Gelin kapýnýn önüne gelir. Kendisine uzatýlan þerbet dolu kaba parmaklarýný daldýrýr. Eline bulaþan þerbeti kapýnýn saðýna ve soluna sürer. Bu kaptan bir yudum içer. Bir yudum da damada içirilir. Bu rituel, aileye yeni katýlan gelinin tatlýlýk, huzur, mutluluk getirmesi inancýyla yapýlýr.



    Damat gelinin elinden tutarak eve alýr ve kendi annesine teslim eder. Kaynana, gelini elinden tutarak açýk ateþin (o trebule) etrafýnda üç tur döndürür [açýk ateþin yerini soba alýnca rituel sobanýn etrafýný üç tur dönme þeklini almýþtýr.]. Geline açýk ateþin etrafýnýn tavaf ettirilmesi yapýlan rituellerin en önemlisidir. Ocak, ailenin varlýðýnýn, sürekliliðinin, geleceðinin en açýk göstergesidir ve bu yönüyle kutsaldýr. Bu rituelle ocak kutsanmýþ olur.



    Ardýndan gelin evin ortasýnda bir iskemleye oturtulur. Kucaðýna bir erkek çocuðu oturtulur. Gelin çocuðu kucaðýndan indirmeksýzýn üç kez kalkýp yerine oturur. Gelin çocuða bir çorap ve mendil verir. Erkek çocuk ocaðýn devamlýlýðý için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Bu rituelle gelinin yerine getirmesi gereken en önemli görev belirtilir.



    Bu rituellerin ardýndan gelin kaldýrýlýr, refakatçisi (mdade) ve düðüncü kadýnlar bulunduðu halde odaya götürülür. Burada gelin, duvarýn önüne ayakta durur (nusa eladginu). Ayakta duran gelinin yanýna güzel kýzlarýn durmasýna -gelini gölgeleyebilir düþüncesiyle- izin verilmez. Damat saðdýçlarý (mdade) nezaretinde odaya girer. Gelinin peçesini açar.3 Kadýnlar tarafýndan alkýþlanýr. Bir müddet gelinin yanýnda durduktan sonra odadan çýkar. Damadýn odaya girmesi ancak davet üzerine gerçekleþir. Gece, gelin ile damat kesinlikle birlikte yatýrýlmaz.



    Gelinin odaya alýnmasý ile kýz tarafýndan erkekler "o ho ho ho hooy" þeklinde koro halinde baðýrarak eve girerler. Açýk ateþin üstünde asýlý duran zincir (´klemuri) yukarý çekilip asýlýr. Ateþin etrafýnda halka olunur. Burada selim sayma (selimi osvaru) denen kafiyeli dörtlükler tulumsuz, koro halinde söylenir. Düðün aþçýsýna, sahibine, damada sataþmalarýn olduðu dörtlüklerin arasýnda nakarat olarak "helesa yalesa heyamoli yasa isa hey" sözleri tekrarlanýr. Düðün sahibinden sabah oluncayadek horon oynamak üzere evin kendilerine tahsis edildiðine dair söz alýrlar.

    Düðün süresince kadýnlar ve erkekler ayrý odalarda bulunurlar. Kadýnlarýn bulunduðu odaya bir erkeðin girmesi pek/hiç hoþ karþýlanmaz. Hatta butür durumlar çýkan kavga ve dargýnlýklarýn baþlýca nedenleri arasýndadýr. Bir erkeðin kadýnlarýn bulunduðu odaya girebilmesi ancak çok yakýn birinin orada bulunmasý ile ve kýsa bir süre için mümkün olabilir.



    Ardýndan sofra kurulur ve Mangali adý verilen oyun oynanýr. Mangali oyunu daha çok Pazar-Ardeþen tarafýnda oynanýrken, Arhavi yöresinde bu oyun gelinin damat evine yaklaþmasý sýrasýnda oynanýr. Mangali oyununda evin içinde bir sofra kurulur. Bu masaya kýz tarafýnýn ileri gelenleri oturur. Masaya konan tabaklar ters çevrilir. Tepsi tepsi baklava istenir. Yemeklerin zehirli olup olmadýðýný öðrenmek için doktor istenir. Doktor olarak damat getirilir ve ilk lokmayý damat yiyerek kontrol etmiþ olur. Tabanca istenir, çalýþýp çalýþmadýðýný kontrol etmek için bir dolu atýlýr. Koyun istenir, posta bürünmüþ bir adam getirilir vs.



    Arhavi yöresinde ayný oyun küçük bir farkla oynanýr. Ýstekler, gelir mola, gelmez mola, baklava gelsin, tira mola (mulun mola, moxtas mola, ba´klava moxtas tira mola) sözleriyle dile getirlir. Sözler genellikle Lazca söylenmekle birlikte sahile yakýn yerlerde Türkçenin kullanýldýðýna da rastlanýr. Mangali ya da ayak direme, eðlenmek amacýyla oynanan bir oyundur. Pazarlýklara ve ilgin konuþmalara sahne olur.

    Nihayet oyunlarýn bitmesi ile horona durulur. Horon sýrasýnda birinin öncülük etmesi ile koro halinde eniþte çaðrýlýr. Damadýn horona girmesi ile horonun temposu düþürülür, damada atfen karþýlamalý þarkýlar söylenir. Daha sonra eniþtenin babasý, amcasý gibi kiþiler ayný þekilde çaðrýlýr.



    Arhavi yöresinde, horon sýrasýndaki bu çaðýrma damat baðlama (Sica Me´koru) adýyla bir oyun halini almýþtýr. Horonun yavaþlama seanslarýnda, koronun söylediði "vaha hay" nakaratlarý arasýnda damat, babasý vb. çaðrýlýr, kiþilere sataþýlýr, laf atýlýr.

    Laz düðünlerine davet olmaksýzýn baþka köylerden horon oynamak amacýyla gruplar (partiya) katýlýr. Gece boyunca her partiya’ya kendi hornunu sergileme fýrsatý tanýnýr ve her partiya en güzel horonunu oynar. þafak sökmek üzere iken her partiya’nýn horon baþý biraraya gelerek sabah horonu oynanýr. Günün doðmasý ile birlikte tekrar yemek yenir. Horon gün boyu devam eder. Buna kýz sabahý (Bozo çhumani) denilmektedir. Düðüncüler geç saatlerde daðýlýr.



    Düðün gecesinin horon kadar renkli geçen eðlencelerinden bir de þairlerin atýþmalarýdýr. Lazca’da buna o´kobalu denir. Tek tek kiþiler ya da ikiþer üçer kiþiden oluþan kadýnlý erkekli gruplar, iki dizelik sözlerle atýþýrlar. Atýþma, kemençe eþliðinde ve kaidelidir. taraflardan biri yenilinceye dek devam eder. O´kobalu zaman zaman horonun yerine geçebilir.



    Eniþtenin Davet Edilmesi

    (Sica O çandu)

    Ayný gün damat kýz evine davet edilir (sica o çandu). Damat davet edilmeksizin kýz evine gitmez. Bu adetten bir davettir. Damada yakýnlarý ve saðdýcý eþlik eder. Damat kýz evine gittiðinde mangali adý verilen oyun tekrarlanýr. Oyun sýrasýnda damat masaya oturmadan kimse oturmaz. Evin uzak oluþuna göre damat karýsýnýn evinde bir gün kalýr ya da eþiyle birlikte kendi evine döner.



    Düðünün üçüncü günü (dördüncü gecesi) yeni gelin babasýnýn evine gider (´kuçxe tavaþe olva). Bu da olmazsa olmaz bir adettir. Bu gidiþe damadýn eþlik etmesi gerekmez. Yeni gelin babasýnýn evinde bir gece kalýr ve kocasýnýn evine döner (´kuçxe tavaþe goktalu). O gece ilk kez eþiyle birlikte yatar ve birlikte olurlar.

    Ertesi sabah, düðünün ilk günü gelinin baba evinden çýkarýlýþý sýrasýnda kýnýna sokulan býçak ilk kez kýnýndan çýkarýlýr.



    Laz halk inancýna göre kýnýndan çýkarýlan býçak evliliðin tam olarak gerçekleþtiðini gösteren son ritueldir.



    Yerine getirilmesi gereken son adet ise, ne zamana denk düþerse düþsün düðünden sonraki Ramazan ayýnýn ilk günü gelin, baba evinde sahura kalkar. Koca evine dönüþte bir defaya mahsus bir tepsi baklava götürür.



    Kocaevinde Gelinin Durumu (Nusaloba/Onusalu)

    Laz gelinin yeni evde bir takým kurallara uymasý gerekir. Kýsaca deðinirsek; yeni gelinin, oturma yerinin (p’arak’amindi) aþaðý kýsmýnda (ongure do tzale) ayakta beklemesi gerekir. Bu süre, üç yýl ile en iyi ihtimalle bir yýl arasýndadýr. Bu süre boyunca kaynana ve kayýnpeder evde iken oturamaz ve onlar istemedikçe konuþamaz.



    Burun dahil olmak üzere bir peçe ile örtülüdür. Kocasý ile de konuþmamasý gerekir. Kaynanasýnýn yanýnda çocuðunu emziremez.



    Bir Laz gelininin genel olarak sergilemek zorunda olduðu tutum ve davranýþlarý, Laz kültüründü özel/farklý bir yere sahiptir. Tutum ve davranýþlara nusaloba, bunu anlatan fiil de onusalu sözcükleri ile dile getirilir.



    Ritüeller

    1. Nusa moselu: Gelinin küçük erkek kardeþi tarafýndan oturduðu yerden "bismillahi" diyerek kaldýrýlmasý.

    2. Xami do oçxe e´knas cela3onu: Kayýnpederin gelini almak üzere kýz evine girerken býçaðýný kapýnýn saðýna, kýný kapýnýn soluna saplamasý.

    3. Kumi gobðalu: Gelin koca evine yaklaþtýðýnda, damadýn pirinç, buðday, kumi ile karýþýk madeni parayý gelinin þemsiyesine atmasý.

    4. Binexi Aras Cebazginu do otfas eyo toçu: Koca evinin kapýsýna gelen gelinin asma dalýna basýp geçmesi ve bu dalýn evin çatýsýna atýlmasý.

    5. E´knas lora mesvapu do oþvalu: Evin kapýsýna gelen gelinin þerbet dolu bardaða parmaðýný daldýrarak kapýnýn sað ve soluna sürmesi, kendisinin ve damadýn bundan içmesi.

    6. O trebules nusa goyonu: Kaynananýn gelini üç kez ocaklýðýn etrafýnda döndürmesi.

    7. Bere gola´kaçu: Evin ortasýna, bir iskemleye oturtulan gelinin kucaðýna erkek çocuk oturtulmasý; gelinin çocuk kucaðýnda olduðu halde üç kez oturup kalkmasý.



    Sonsöz

    Yukarýda anlatýlan eski Laz düðünlerinin tipik þeklidir. Günümüz düðünlerinde nerdeyse hiç bahsedilen rituellere rastlanmaz ya da çok az rastlanýr. Daha farklý ritüellere de rastlamak mümkündür. Bu adetler ve rituellerden bazýlarýnýn yaþadýðý köyler de vardýr. Bugün 40 yaþ civarýnda olanlar böylesi düðünlere tanýk olmuþ, yaþamýþtýr. 70’li yýllardan sonra birçok folklorik deðer yokolmaya yüztutmuþtur.



    Notlar

    1 Ne varki niþanlýlarýn birbirlerini görmemesi þeklinde kesin bir kural ve gelenek yoktur. Bazý yörelerde niþanlýlar aleni olarak görüþebilir, karþýlýklý imecelere giderler, hatta niþanlý erkek kýzýn evine gidebilir



    2 Býçak ve kýnýn kapýnýn sað ve sol taraflarýndaki boþluða sokulmasýnýn amacý; gelin ve damadýn basýlmasýnýn yaný ilk gecelerinde ve sonrasýnda birbirlerine karþý cinsel soðukluk duyup iliþki kuramamalarýný engellemektir.



    3 Elli yýl öncesinin görücü usülü evliliklerinde, birçok damat eþini ilk kez o tülbendi kaldýrdýðýnda görürdü. Özellikle uzak köylerden yapýlan evliliklerde damat ve gelinin düðün gecesine kadar birbirlerini hiç görmemeleri söz konusu olabilmekteydi. Bunun islamiyetle edinilen bir adet mi yoksa Lazlarýn katý namus anlayýþlarýndan kaynaklý bir gelenek mi olduðu konusunda bir kesinlik yoktur.


    Yazar cihangir çorbacýoðlu
Haz?rlan?yor...
X