Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Of Felaketi Destanı

Daralt
X
  • Süzgeç
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
yeni yazılar

  • Of Felaketi Destanı

    Dokuzyüzyirmidokuzda
    Pazar gününde, temmuzda
    Saat yedide, gündüzde
    Büyük bir afet olmuştur

    Kabil değildir temsili
    Görülmemiştir hiç misli
    Yerler, dağlar oldu sisli
    Hava çok vahim olmuştur

    Hiç görmeyenler inanır
    Elli saat yağdı yağmur
    Hep yerleri etti çamur
    Birdenbire sel olmuştur

    Halk çok bunaldı şöyle ki
    Bırakıp hem kaçar ola ki
    Candan aziz bir şey yok ki
    Bu söz akıla gelmiştir

    Ne kadar şiddetli afat
    Devam etti elli saat
    Millette kalmadı neşat
    Can korkusu sezilmiştir

    Yekün millet hayret oldu
    Hepsinin benizi soldu
    Bu ne müthiş seller oldu
    Nuh tufanı ad almıştır

    Bakıyorlar bu afeti
    Düşünürler felaketi
    Anladılar kıyameti
    Hiç şüphesi yok koymuştur

    Bizim Of’un memleketi
    Görmedi böyle afeti
    Büyük belaya uğradı
    Büsbütün harap olmuştur

    Neden oldu acep neden?
    Su kaynadı yerden gökten
    Birikti su her bir yerden
    Her yerde ırmak olmuştur

    Sular ne kadar çoğaldı
    İnsanlar bundan bunaldı
    Kimi evi sade kaldı
    Arazisi mahvolmuştur

    Bakımsız yerin dibinden
    Hem taşlıkların içinden
    Su çıktı gayet derinden
    Deryalar gibi akmıştır

    Yollar bile ırmak oldu
    Dereye müşabih oldu
    Bahçeler de mahzen oldu
    Hep mahsulat mahvolmuştur

    Çapa kürek ele almak
    Mümkün değil ev kayırmak
    Öte beri su dağıtmak
    Gayet tehlike olmuştur

    Titrer sızlar vücudumuz
    Geldi ecel hududumuz
    Yoktur canda umudumuz
    Salavat çok okunmuştur

    Kimi aldı beşiğini
    Kimi ağlar çocuğunu
    Şaşırır yapacağını
    Güya bir yola kopmuştur

    Millet bunu çok halleşti
    Birbiriyle çok ağlaştı
    Kimisi de helalleşti
    İşte ecel yanaşmıştır

    Of kazası oldu harap
    Oldu sebeb nedir acep
    Böyle büyük bir ızdırap
    Asırlarca görmemiştir

    Caiz olur yazılması
    Matbaaya basılması
    Büyük bir tarih olması
    Çok münasip görülmüştür

    Açtı yürek yarasını
    Kadahor nahiyesini
    Bıraktı tek camisini
    Başka dükkan kalmamıştır

    Nahiyenin yıkılması
    Yıkılıp harap olması
    Bilinmez çaylık olması
    Hep milleti ağlatmıştır

    Güzel bir mevkide iken
    Güzel bir düzende iken
    Hep dillerde söylenirken
    Mahvolup viran olmuştur

    Çarşıların alasıydı
    Hem ülkenin aynasıydı
    Nolaydı yıkılmasaydı
    Böyle ziyan görmemiştir

    Gitti dükkanlardan mallar
    Güzel Singer makineler
    Şavrol(e) kamyon (o)tomobiller
    Dereliğe bend olmuştur

    Bir güzel kasaba Hadi
    Kadahordan evvel battı
    Her biri birer top attı
    Göğe karşı görülmüştür

    Bakmıyorsunuz vadiye
    Elveda gidiyor diye
    En sonunda belediye
    Sancak ile yol almıştır

    Çalındı güzel borular
    Gitti dereden köprüler
    Yıkılıp kesildi yollar
    Herkes yerinde kalmıştır

    Kimi karşı kimi beri
    Yakıyor göz alevleri
    Sel olup akan yerleri
    Ağlayarak bakmışlardır

    Her bir kalpte hissedildi
    Dünya direği kırıldı
    Hem yıkılıyor denildi
    İşte nişan görülmüştür

    Nice çok ziyanlar oldu
    Nice canlar zayi oldu
    Düştü sele gaip oldu
    Halkı meydanda kalmıştır

    Eyidür böyle eymiş ise
    İman ile ölmüş ise
    Makamını görmüş ise
    Sağlığını aldamıştır

    Millet küstü bu ülkeden
    Kurtulamaz tehlikeden
    Kimi de çıkmıştır önden
    Hicrete mecbur kalmıştır

    Zavallılar ne yapacak?
    Hangi tarafa kopacak?
    Korkar evi sel olacak
    Şüphe içinde kalmıştır

    Hesap olmaz ziyanatı
    Haddi yoktur hasaratı
    Bu rahmetin beşaratı
    Azaba tahvil olmuştur

    Kimiler gıdasız kaldı
    Kimiler tarlasız kaldı
    Kimiler iskansız kaldı
    İdareyi şaşırmıştır

    Şurayı hesap etmedik
    Sele kapılıp gitmedik
    Tanışlardan gitti gördük
    Haber çok fena gelmiştir

    Nihayetsiz şükür olsun
    Bu belamız geçmiş olsun
    Mevlamız inayet etsin
    Dileğimiz bu olmuştur

    Of’a gelmez oldu doğan
    Of’ta oldu büyük tufan
    Göğe çıktı ah-u figan
    Arşa bile dayanmıştır

    Zeno köyü oldu taşlık
    Çoğa varmaz olur çaylık
    Selin boyu bin metrelik
    Uzaktan tahmin olmuştur

    Aktı gündüz güya düzdü
    Gece dereyi duruttu
    Yekün milleti korkuttu
    Büyük gürültü yaymıştır

    Van’ın gölü gibi oldu
    Altı saat aktı doldu
    Tamam yarı gece oldu
    Deniz haline gelmiştir

    Zeno köyü mevzuumuz
    Biliyoruz mesmuumuz
    Yalan değil bu sözümüz
    Nüfusu az, azalmıştır


    Mesafesi bize uzak
    Bir gün güzel hava berrak
    Zeno bendi idi patlak
    Gündüz dokuzda akmıştır

    Zeno’nun seli ne müthiş
    Emsali hiç görülmemiş
    Hakikati öyle imiş
    Hasarata uğramıştır

    İlk defa bir duman çıktı
    Gürlemesi göğe gitti
    İnsanları dağa kaçtı
    Başka çare bulmamıştır

    Çok evleri gitti sele
    Tehlikeli zede ile
    Baki kalan evler bile
    Üst taraftan patlamıştır

    Şimdi arttı melaleti
    Hayran kalmıştır milleti
    Acep ne günah işledi
    İnkisara uğramıştır

    Zeno Zeno nasıl oldun
    Birden bire tebdil oldun
    Şenlik iken insiz oldun
    Her yerin viran olmuştur

    Dumanlardan ateş gibi
    Gürlemiştir gökler gibi
    Zeno senin camin gibi
    Güzel cami olmamıştır

    Zenodan sel akmasaydı
    Yüreğe gam salmasaydı
    Camisi yıkılmasaydı
    Millet onu ağlamıştır

    Zayi oldu binbeşyüz can
    Holo Fotinos Zenodan
    En fazlası Zisinodan
    Sele katılıp gitmiştir

    Yekün millet çok havf etti
    Bu işlere esef etti
    Su, malını telef etti
    Buna taaccüb etmiştir

    Bu ülke ilim yeri idi
    Hem ulema mevkiiydi
    İnsanların azmasaydı
    Belalara uğramıştır

    Haddi aştı acziyeti
    Bıraktılar ma’siyeti
    Bu memleketin milleti
    İbadetgaha dolmuştur

    Felaketten millet korktu
    Allahını tasdik etti
    Resulünü tasdik etti
    Dünyadan ümit kesmiştir

    Bu memleketteki azab
    Acep ne şey oldu sebep
    Ma’siyet mi idi sebep
    Belaya düçar olmuştur

    İşte bunlardır ma’siyet
    Daha anlamadı millet
    Etmiştir küfran-ı nimet
    Şükür eda etmemiştir

    Beklemezdik bu sırayı
    Hep ağniya fukarayı
    Haksız alışlar parayı
    Bu Halika güç gitmiştir.

    Ne kadar tebdil oldun Of,
    Hiç daha söylemezsin of
    Harabattın, mahvoldun Of
    Her köşen harap olmuştur

    Millet hiç almadı örnek
    Yetmedi yediği değnek
    Yalan değil herhal gerçek
    Fiiline pişman olmuştur

    Hiç kimse hisse almadı
    Bu belayı hiç saymadı
    Hiç mütenebbih olmadı
    Helake layık olmuştur

    Ya Rab! Affeyle sen bizi!
    Mücazat eyleme bizi!
    Mağfiret et zenbimizi
    Günahımız çoğalmıştır

    Ya Rab! Asi kullarınız
    Mücrim hem kara yüzlüyüz
    Affet bizi yalvarırız
    Lütfuna ümit kalmıştır

    Koca Zisino bütün mahvoldu
    Nice nüfusu anzısın öldü
    Dersem yalandır biri kurtuldu
    Bir nefes bile alamamıştır

    Halas çaresi duaya gitti
    Güya limana dağlara çıktı
    Aşk ile millet hep amin etti
    Zavallı millet kurtulmamıştır

    Pazar ertesi günü gün tuluunda
    Kaçıyor millet can telaşında
    Dağ geldi birden millet altında
    Ağlar dikili maşat olmuştur

    Hiç görülmedi bu afet nasıl
    Beşyüz nüfusu gitti velhasıl
    Canı kurtarmak olur mu kabil
    Zisino halkı çoğu gitmiştir

    Nice kimseler biçare kaldı
    Yüreklerini mihnete saldı
    Güzel haneler sele katıldı
    Tarla, dereler dümdüz olmuştur

    Visir köyünün gitti köprüsü
    Bir yola koptu millet ordusu
    Herkes kalbinde bu can korkusu
    Kimi yüklenmez köyden kaçmıştır

    Visir köyünde oldu çok ziyan
    Haneler gitti içinde çok can
    Gitmiş kaldı vücutta bir can
    Tarla, evleri harap olmuştur

    Paçana merbut Mimilos köyü
    Aktı yarısı kesti dereyi
    Ziyana kaldı evet epeyi
    Küçük ziyanlar unutulmuştur

    Yanlış değil malum sayısı
    Sele katıldı dokuz nüfusu
    Mimilos köyü gitti hülasa
    Hanelerinin azı kalmıştır

    Bir güzel hava gürültü yaptı
    Hem birden bire yarıldı aktı
    Korkudan millet karşıya baktı
    Görür Mimilos sele gitmiştir

    Mimilos selinden akamaz dere
    Oldu bir deniz sanki Marmara
    Patlayış geldi birden evlere
    Elveda köyüm deyip kopmuştur

    Mimilos Köyü mevkii taşlı
    Evsiz kalanlar gözleri yaşlı
    Kimisi yoksul kimisi aşlı
    Bu nasıl bela görülmemiştir

    Mübarek yağmur yeri gevşetti
    Şinek köyünden kırk bir ev battı
    Güzel evleri çamura kattı
    Hem daha başka neler olmuştur

    Şinek’ten biri şaşırdı baştan
    Canı gidiyor geçmez eşyadan
    Girmiş evine biraz sonradan
    Evi içinde sele gitmiştir

    Çok tehlikede kalmıştır Şinek
    Ahalisinde kalmadı yürek
    Dağdan başladı her yeri gevşek
    Hep insanları dağa kaçmıştır

    Zavallı rençber neyi düşünsün
    Tarlayı yoksa neyi acısın?
    Akıl başta yok neyi düşünsün?
    Mahzunlayarak şöyle demiştir

    Allahım! Hıfz eyle cemi ülkeyi
    Sen takviye eyle bu tehlikeyi
    Sen kaldır bizden bu ihafeyi
    Masum kulların çok yalvarmıştır

    Allahım! Her şey sana malumdur
    Def et belayı bizi sevindir
    Kullar lütfuna ümit ediyor
    Büyüksün Allah! Rica olmuştur.

    Şur’un karyesi esas zedeli
    Şimdi durur mu akacak seli
    Akar olduğu ederdi belli
    Otuz hanesi aktı mahvoldu

    Şur’un seğmenos mahallesinden
    Koptu büyük sel arazisinden
    Hep millet korktu hışıltısından
    Dediler işte kıyamet oldu

    Çok ağlıyorlar gitti köyleri
    Sele gitmedi hiç kimseleri
    Sayıya gelmez büyük selleri
    Velhasıl Şur’da çok ziyan oldu

    Yazıklar olsun evi gidene
    Hep yekün varlığı sele gidene
    Ne mutlu olsun mü’min olana
    İmanla ölüm aranılmıştır

    Bu ne korkulu zamana geldik
    Keşke dünyaya gelmez olaydık
    Çok laf olmasın candan usandık
    Böyle diyerek millet ağladı

    Ey Allahımız! Ver bir kolaylık
    Millet çekmesin susuzluk,açlık
    Aksilik bu ya! Tükendi harçlık
    Çok kimseler var, imkansız kaldı

    Ne yapsın fakir fukaralıktan
    Bir şey kalmadı koca varlıktan
    Kimine kaldı kuyruk Balıktan
    Bu da herkese nasip olmadı

    Sözümüz olmasın günah
    İnayet eyle ya ilah
    Hep kulların ediyor ah!
    Fiilimiz mucip olmuştur

    Holo köyünden haberler gelmiş
    Havaşosunda çok evler akmış
    Bu da çok acı, can zayi olmuş
    Millette sabır karar kalmadı

    Gördüm acıdım Fot Mahalleyi
    Acısın yenmiş, ev saireyi
    Büyük sel yıktı ev daireyi
    İşte Hololar aynasız kaldı

    Elbet hasarat her yerde oldu
    İlla Holoda çok fazla oldu
    Bazı anneler oğulsuz kaldı
    Daim işleri ağlamak oldu

    Hopşera köyünden on hane gitmiş
    Hep yerlerini baştan seyretmiş
    Mahsulatını bütün mahvetmiş
    Müthiş manzara şeklini aldı

    Kociyo halkı garip ağlamış
    Mahalleleri bütün sallanmış
    Karye üstünde dağdan başlamış
    Herkes evinden firari oldu

    Kimileri kaçtı liman arıyor
    Can kurtarmaya çare arıyor
    Kimi evinden ayrılamıyor
    Bir şey yok diye teselli aldı

    Kaçtı yükseğe mahalleliler
    Yolda yoruldu o zavallılar
    Yağmur kesecek göğe bakarlar
    Hiçbir çare yok umutla kaldı

    Kimi evinde rahat edemez
    Hiçbir tarafa yol yok gidemez
    Nerede mahalle bakar göremez
    Akşam mıdır bu? Karanlık kaldı

    Kucunga bile patladı çoğu
    Tehlikededir yarı buçuğu
    Kaçtılar köyden küçük büyüğü
    İskana kabil hali kalmadı

    Korktu milleti yola koptular
    Çıktılar dağa çadır kurdular
    Beş altı gece dağda yattılar
    İşte bu gibi sefalet oldu

    Böyle çok yağmur görmedi millet
    Üç gün devamlı yağmıştır dehşet
    Kışta olmadı şükran-ı minnet
    Bu da ikbaldir.Baharda oldu

    Her daim hüdaya şükürler olsun
    Hevalar uydu senalar olsun
    Et bize imdat! Allah büyüksün!
    İşine kullar hayrette kaldı

    Büyük sel oldu bozan havada
    Millet ateşsiz yandı tavada
    Kimi kaçıyor kimi kehanda
    Bazı serseri tarlaya daldı

    Dünyaya haris olanlar çoktur
    Ahiret vardır düşünen yoktur
    Fani dünyada rahatlık yoktur
    Ahir zamanda vefa kalmadı

    İşte bu dünya yıkılmaktadır
    Fani olduğu anlaşılmaktadır
    Yerler oynuyor hem batmaktadır
    Kıyamet budur şehir kalmadı

    Ey azizlerim! Sözüme bakın
    Tanrı emrini terk etmen sakın!
    Bakınız ya hu! Kıyamet yakın
    Üç kıyametin birisi oldu

    Ne kadar asi, mücrim kullarız
    Emri tutmayıp nehyi işleriz
    Heva-yı nefse bakar uyarız
    Nasıl İslamlık taaccüp oldu

    Allahım bize hidayet eyle
    Büyüğe layık… Merhamet eyle
    Ecel geldikte göçtür imanla
    Gerçi dünyamız hüsranla oldu

    Suda ağaçlar dizili gitti
    Dereliklere kumlar yığıldı
    Tarla mahsulleri tarümar oldu
    Taşlar altında fidanlar kaldı

    Aktı dereye köydeki seller
    Mahvoldu bütün aktığı yerler
    Dereler doldu anbar, zahreler
    Mısırlar bitti kehansız kaldı

    Kadahor, Hadi camiden başka
    Kalmadı dükkan değildir şaka
    Siliyor millet bu selden yaka
    Nice bakkallar sergisiz kaldı

    Taş ile çaylık oldu dereler
    Yirmibeş metre doldu söylerler
    Gitti dereye kıymetli şeyler
    Milletin avı kumaşlar oldu

    Manifaturalar serildi suya
    Nice emekler gitti havaya
    İşte çekilmez beladır bu ya
    Nice esnaflar deftersiz kaldı

    Of kazasının şaştı milleti
    Bazı kimsenin gitti ülfeti
    Meydanda kaldı hane külfeti
    Hem birden bire ayrılık oldu

    Kimi gurbetten aldı havadis
    Düşünür Of’u kalbinde bir his
    Memleketine olmuştur haris
    Hasret görmeye, karye ne oldu?

    Of felaketi tezden yayıldı
    İşiten Oflu sanki bayıldı
    Uzak şehirden bir günde geldi
    Bakar köyüne, uyuştu kaldı

    Kimi ırmakta buldu köylüler
    Deniz kıyında nice ölüler
    Kemikler etsiz,hep soyuldular
    Kimi sade baş ayak kaldı

    Haberler gelir olsun uzakta
    Kimi görünmez kaldı toprakta
    Gömüldü herhal derin batakta
    İsmi hem cismi birden yok oldu

    Allah ömür ver kalanlarına
    Evladı ölmüş olanlarına
    Sen bereket ver ömürlerine
    Ağlıyor millet, uykusuz kaldı

    Nice güzeller, gitti yavrular
    Gece gündüz ağlar anne babalar
    Issız kalmıştır,gülşen binalar
    Karakuşların yuvası oldu

    Of kazasına düştü gariplik
    Millet nişansız, hem de tatsızlık
    Of’ta kalmadı daha rahatlık
    Kimi muhacir, biçare kaldı

    Uçmuyor kuşlar dalda ağaçta
    Yuvasız kaldı dağda yamaçta
    Ötmez bülbüller bu harap halde
    Kuşlar bu hali işte ağladı

    Yollar yıkıldı olmuyor geziş
    Hiç daha Of’ta olmaz yaşayış
    Düşünür millet bu nasıl bir iş
    Üç gün içinde Of harap oldu

    Yaşasın ebed, varolsun millet
    Payidar ol daim ey Cumhuriyet!
    Sensin bilene kıymetli nimet
    Yaşasın vatan, alkışlar oldu!

    Herşeyim feda şanlı vatana
    Başımı koydum vatan uğruna
    Allahım keder sen verme ona
    Gerçi varlığım bütün mahvoldu

    Fazla uzanır yeter bu kadar
    Yoksa fikrimde çok dahalar var
    Kısa anlatış daha çok sarar
    Okuyanları ricası oldu

    Kemal’in nazmı yadigar olsun
    Okuyanlara hatıra olsun
    Hatası varsa tashih olunsun
    İşte burada tamam edildi

    Dokuzyüzyirmidokuzda
    Pazar gününde, temmuzda
    Saat yedide, gündüzde
    Büyük bir afet olmuştur

    Kabil değildir temsili
    Görülmemiştir hiç misli
    Yerler, dağlar oldu sisli
    Hava çok vahim olmuştur

    Hiç görmeyenler inanır
    Elli saat yağdı yağmur
    Hep yerleri etti çamur
    Birdenbire sel olmuştur

    Halk çok bunaldı şöyle ki
    Bırakıp hem kaçar ola ki
    Candan aziz bir şey yok ki
    Bu söz akıla gelmiştir

    Ne kadar şiddetli afat
    Devam etti elli saat
    Millette kalmadı neşat
    Can korkusu sezilmiştir

    Yekün millet hayret oldu
    Hepsinin benizi soldu
    Bu ne müthiş seller oldu
    Nuh tufanı ad almıştır

    Bakıyorlar bu afeti
    Düşünürler felaketi
    Anladılar kıyameti
    Hiç şüphesi yok koymuştur

    Bizim Of’un memleketi
    Görmedi böyle afeti
    Büyük belaya uğradı
    Büsbütün harap olmuştur

    Neden oldu acep neden?
    Su kaynadı yerden gökten
    Birikti su her bir yerden
    Her yerde ırmak olmuştur

    Sular ne kadar çoğaldı
    İnsanlar bundan bunaldı
    Kimi evi sade kaldı
    Arazisi mahvolmuştur

    Bakımsız yerin dibinden
    Hem taşlıkların içinden
    Su çıktı gayet derinden
    Deryalar gibi akmıştır

    Yollar bile ırmak oldu
    Dereye müşabih oldu
    Bahçeler de mahzen oldu
    Hep mahsulat mahvolmuştur

    Çapa kürek ele almak
    Mümkün değil ev kayırmak
    Öte beri su dağıtmak
    Gayet tehlike olmuştur

    Titrer sızlar vücudumuz
    Geldi ecel hududumuz
    Yoktur canda umudumuz
    Salavat çok okunmuştur

    Kimi aldı beşiğini
    Kimi ağlar çocuğunu
    Şaşırır yapacağını
    Güya bir yola kopmuştur

    Millet bunu çok halleşti
    Birbiriyle çok ağlaştı
    Kimisi de helalleşti
    İşte ecel yanaşmıştır

    Of kazası oldu harap
    Oldu sebeb nedir acep
    Böyle büyük bir ızdırap
    Asırlarca görmemiştir

    Caiz olur yazılması
    Matbaaya basılması
    Büyük bir tarih olması
    Çok münasip görülmüştür

    Açtı yürek yarasını
    Kadahor nahiyesini
    Bıraktı tek camisini
    Başka dükkan kalmamıştır

    Nahiyenin yıkılması
    Yıkılıp harap olması
    Bilinmez çaylık olması
    Hep milleti ağlatmıştır

    Güzel bir mevkide iken
    Güzel bir düzende iken
    Hep dillerde söylenirken
    Mahvolup viran olmuştur

    Çarşıların alasıydı
    Hem ülkenin aynasıydı
    Nolaydı yıkılmasaydı
    Böyle ziyan görmemiştir

    Gitti dükkanlardan mallar
    Güzel Singer makineler
    Şavrol(e) kamyon (o)tomobiller
    Dereliğe bend olmuştur

    Bir güzel kasaba Hadi
    Kadahordan evvel battı
    Her biri birer top attı
    Göğe karşı görülmüştür

    Bakmıyorsunuz vadiye
    Elveda gidiyor diye
    En sonunda belediye
    Sancak ile yol almıştır

    Çalındı güzel borular
    Gitti dereden köprüler
    Yıkılıp kesildi yollar
    Herkes yerinde kalmıştır

    Kimi karşı kimi beri
    Yakıyor göz alevleri
    Sel olup akan yerleri
    Ağlayarak bakmışlardır

    Her bir kalpte hissedildi
    Dünya direği kırıldı
    Hem yıkılıyor denildi
    İşte nişan görülmüştür

    Nice çok ziyanlar oldu
    Nice canlar zayi oldu
    Düştü sele gaip oldu
    Halkı meydanda kalmıştır

    Eyidür böyle eymiş ise
    İman ile ölmüş ise
    Makamını görmüş ise
    Sağlığını aldamıştır

    Millet küstü bu ülkeden
    Kurtulamaz tehlikeden
    Kimi de çıkmıştır önden
    Hicrete mecbur kalmıştır

    Zavallılar ne yapacak?
    Hangi tarafa kopacak?
    Korkar evi sel olacak
    Şüphe içinde kalmıştır

    Hesap olmaz ziyanatı
    Haddi yoktur hasaratı
    Bu rahmetin beşaratı
    Azaba tahvil olmuştur

    Kimiler gıdasız kaldı
    Kimiler tarlasız kaldı
    Kimiler iskansız kaldı
    İdareyi şaşırmıştır

    Şurayı hesap etmedik
    Sele kapılıp gitmedik
    Tanışlardan gitti gördük
    Haber çok fena gelmiştir

    Nihayetsiz şükür olsun
    Bu belamız geçmiş olsun
    Mevlamız inayet etsin
    Dileğimiz bu olmuştur

    Of’a gelmez oldu doğan
    Of’ta oldu büyük tufan
    Göğe çıktı ah-u figan
    Arşa bile dayanmıştır

    Zeno köyü oldu taşlık
    Çoğa varmaz olur çaylık
    Selin boyu bin metrelik
    Uzaktan tahmin olmuştur

    Aktı gündüz güya düzdü
    Gece dereyi duruttu
    Yekün milleti korkuttu
    Büyük gürültü yaymıştır

    Van’ın gölü gibi oldu
    Altı saat aktı doldu
    Tamam yarı gece oldu
    Deniz haline gelmiştir

    Zeno köyü mevzuumuz
    Biliyoruz mesmuumuz
    Yalan değil bu sözümüz
    Nüfusu az, azalmıştır


    Mesafesi bize uzak
    Bir gün güzel hava berrak
    Zeno bendi idi patlak
    Gündüz dokuzda akmıştır

    Zeno’nun seli ne müthiş
    Emsali hiç görülmemiş
    Hakikati öyle imiş
    Hasarata uğramıştır

    İlk defa bir duman çıktı
    Gürlemesi göğe gitti
    İnsanları dağa kaçtı
    Başka çare bulmamıştır

    Çok evleri gitti sele
    Tehlikeli zede ile
    Baki kalan evler bile
    Üst taraftan patlamıştır

    Şimdi arttı melaleti
    Hayran kalmıştır milleti
    Acep ne günah işledi
    İnkisara uğramıştır

    Zeno Zeno nasıl oldun
    Birden bire tebdil oldun
    Şenlik iken insiz oldun
    Her yerin viran olmuştur

    Dumanlardan ateş gibi
    Gürlemiştir gökler gibi
    Zeno senin camin gibi
    Güzel cami olmamıştır

    Zenodan sel akmasaydı
    Yüreğe gam salmasaydı
    Camisi yıkılmasaydı
    Millet onu ağlamıştır

    Zayi oldu binbeşyüz can
    Holo Fotinos Zenodan
    En fazlası Zisinodan
    Sele katılıp gitmiştir

    Yekün millet çok havf etti
    Bu işlere esef etti
    Su, malını telef etti
    Buna taaccüb etmiştir

    Bu ülke ilim yeri idi
    Hem ulema mevkiiydi
    İnsanların azmasaydı
    Belalara uğramıştır

    Haddi aştı acziyeti
    Bıraktılar ma’siyeti
    Bu memleketin milleti
    İbadetgaha dolmuştur

    Felaketten millet korktu
    Allahını tasdik etti
    Resulünü tasdik etti
    Dünyadan ümit kesmiştir

    Bu memleketteki azab
    Acep ne şey oldu sebep
    Ma’siyet mi idi sebep
    Belaya düçar olmuştur

    İşte bunlardır ma’siyet
    Daha anlamadı millet
    Etmiştir küfran-ı nimet
    Şükür eda etmemiştir

    Beklemezdik bu sırayı
    Hep ağniya fukarayı
    Haksız alışlar parayı
    Bu Halika güç gitmiştir.

    Ne kadar tebdil oldun Of,
    Hiç daha söylemezsin of
    Harabattın, mahvoldun Of
    Her köşen harap olmuştur

    Millet hiç almadı örnek
    Yetmedi yediği değnek
    Yalan değil herhal gerçek
    Fiiline pişman olmuştur

    Hiç kimse hisse almadı
    Bu belayı hiç saymadı
    Hiç mütenebbih olmadı
    Helake layık olmuştur

    Ya Rab! Affeyle sen bizi!
    Mücazat eyleme bizi!
    Mağfiret et zenbimizi
    Günahımız çoğalmıştır

    Ya Rab! Asi kullarınız
    Mücrim hem kara yüzlüyüz
    Affet bizi yalvarırız
    Lütfuna ümit kalmıştır

    Koca Zisino bütün mahvoldu
    Nice nüfusu anzısın öldü
    Dersem yalandır biri kurtuldu
    Bir nefes bile alamamıştır

    Halas çaresi duaya gitti
    Güya limana dağlara çıktı
    Aşk ile millet hep amin etti
    Zavallı millet kurtulmamıştır

    Pazar ertesi günü gün tuluunda
    Kaçıyor millet can telaşında
    Dağ geldi birden millet altında
    Ağlar dikili maşat olmuştur

    Hiç görülmedi bu afet nasıl
    Beşyüz nüfusu gitti velhasıl
    Canı kurtarmak olur mu kabil
    Zisino halkı çoğu gitmiştir

    Nice kimseler biçare kaldı
    Yüreklerini mihnete saldı
    Güzel haneler sele katıldı
    Tarla, dereler dümdüz olmuştur

    Visir köyünün gitti köprüsü
    Bir yola koptu millet ordusu
    Herkes kalbinde bu can korkusu
    Kimi yüklenmez köyden kaçmıştır

    Visir köyünde oldu çok ziyan
    Haneler gitti içinde çok can
    Gitmiş kaldı vücutta bir can
    Tarla, evleri harap olmuştur

    Paçana merbut Mimilos köyü
    Aktı yarısı kesti dereyi
    Ziyana kaldı evet epeyi
    Küçük ziyanlar unutulmuştur

    Yanlış değil malum sayısı
    Sele katıldı dokuz nüfusu
    Mimilos köyü gitti hülasa
    Hanelerinin azı kalmıştır

    Bir güzel hava gürültü yaptı
    Hem birden bire yarıldı aktı
    Korkudan millet karşıya baktı
    Görür Mimilos sele gitmiştir

    Mimilos selinden akamaz dere
    Oldu bir deniz sanki Marmara
    Patlayış geldi birden evlere
    Elveda köyüm deyip kopmuştur

    Mimilos Köyü mevkii taşlı
    Evsiz kalanlar gözleri yaşlı
    Kimisi yoksul kimisi aşlı
    Bu nasıl bela görülmemiştir

    Mübarek yağmur yeri gevşetti
    Şinek köyünden kırk bir ev battı
    Güzel evleri çamura kattı
    Hem daha başka neler olmuştur

    Şinek’ten biri şaşırdı baştan
    Canı gidiyor geçmez eşyadan
    Girmiş evine biraz sonradan
    Evi içinde sele gitmiştir

    Çok tehlikede kalmıştır Şinek
    Ahalisinde kalmadı yürek
    Dağdan başladı her yeri gevşek
    Hep insanları dağa kaçmıştır

    Zavallı rençber neyi düşünsün
    Tarlayı yoksa neyi acısın?
    Akıl başta yok neyi düşünsün?
    Mahzunlayarak şöyle demiştir

    Allahım! Hıfz eyle cemi ülkeyi
    Sen takviye eyle bu tehlikeyi
    Sen kaldır bizden bu ihafeyi
    Masum kulların çok yalvarmıştır

    Allahım! Her şey sana malumdur
    Def et belayı bizi sevindir
    Kullar lütfuna ümit ediyor
    Büyüksün Allah! Rica olmuştur.

    Şur’un karyesi esas zedeli
    Şimdi durur mu akacak seli
    Akar olduğu ederdi belli
    Otuz hanesi aktı mahvoldu

    Şur’un seğmenos mahallesinden
    Koptu büyük sel arazisinden
    Hep millet korktu hışıltısından
    Dediler işte kıyamet oldu

    Çok ağlıyorlar gitti köyleri
    Sele gitmedi hiç kimseleri
    Sayıya gelmez büyük selleri
    Velhasıl Şur’da çok ziyan oldu

    Yazıklar olsun evi gidene
    Hep yekün varlığı sele gidene
    Ne mutlu olsun mü’min olana
    İmanla ölüm aranılmıştır

    Bu ne korkulu zamana geldik
    Keşke dünyaya gelmez olaydık
    Çok laf olmasın candan usandık
    Böyle diyerek millet ağladı

    Ey Allahımız! Ver bir kolaylık
    Millet çekmesin susuzluk,açlık
    Aksilik bu ya! Tükendi harçlık
    Çok kimseler var, imkansız kaldı

    Ne yapsın fakir fukaralıktan
    Bir şey kalmadı koca varlıktan
    Kimine kaldı kuyruk Balıktan
    Bu da herkese nasip olmadı

    Sözümüz olmasın günah
    İnayet eyle ya ilah
    Hep kulların ediyor ah!
    Fiilimiz mucip olmuştur

    Holo köyünden haberler gelmiş
    Havaşosunda çok evler akmış
    Bu da çok acı, can zayi olmuş
    Millette sabır karar kalmadı

    Gördüm acıdım Fot Mahalleyi
    Acısın yenmiş, ev saireyi
    Büyük sel yıktı ev daireyi
    İşte Hololar aynasız kaldı

    Elbet hasarat her yerde oldu
    İlla Holoda çok fazla oldu
    Bazı anneler oğulsuz kaldı
    Daim işleri ağlamak oldu

    Hopşera köyünden on hane gitmiş
    Hep yerlerini baştan seyretmiş
    Mahsulatını bütün mahvetmiş
    Müthiş manzara şeklini aldı

    Kociyo halkı garip ağlamış
    Mahalleleri bütün sallanmış
    Karye üstünde dağdan başlamış
    Herkes evinden firari oldu

    Kimileri kaçtı liman arıyor
    Can kurtarmaya çare arıyor
    Kimi evinden ayrılamıyor
    Bir şey yok diye teselli aldı

    Kaçtı yükseğe mahalleliler
    Yolda yoruldu o zavallılar
    Yağmur kesecek göğe bakarlar
    Hiçbir çare yok umutla kaldı

    Kimi evinde rahat edemez
    Hiçbir tarafa yol yok gidemez
    Nerede mahalle bakar göremez
    Akşam mıdır bu? Karanlık kaldı

    Kucunga bile patladı çoğu
    Tehlikededir yarı buçuğu
    Kaçtılar köyden küçük büyüğü
    İskana kabil hali kalmadı

    Korktu milleti yola koptular
    Çıktılar dağa çadır kurdular
    Beş altı gece dağda yattılar
    İşte bu gibi sefalet oldu

    Böyle çok yağmur görmedi millet
    Üç gün devamlı yağmıştır dehşet
    Kışta olmadı şükran-ı minnet
    Bu da ikbaldir.Baharda oldu

    Her daim hüdaya şükürler olsun
    Hevalar uydu senalar olsun
    Et bize imdat! Allah büyüksün!
    İşine kullar hayrette kaldı

    Büyük sel oldu bozan havada
    Millet ateşsiz yandı tavada
    Kimi kaçıyor kimi kehanda
    Bazı serseri tarlaya daldı

    Dünyaya haris olanlar çoktur
    Ahiret vardır düşünen yoktur
    Fani dünyada rahatlık yoktur
    Ahir zamanda vefa kalmadı

    İşte bu dünya yıkılmaktadır
    Fani olduğu anlaşılmaktadır
    Yerler oynuyor hem batmaktadır
    Kıyamet budur şehir kalmadı

    Ey azizlerim! Sözüme bakın
    Tanrı emrini terk etmen sakın!
    Bakınız ya hu! Kıyamet yakın
    Üç kıyametin birisi oldu

    Ne kadar asi, mücrim kullarız
    Emri tutmayıp nehyi işleriz
    Heva-yı nefse bakar uyarız
    Nasıl İslamlık taaccüp oldu

    Allahım bize hidayet eyle
    Büyüğe layık… Merhamet eyle
    Ecel geldikte göçtür imanla
    Gerçi dünyamız hüsranla oldu

    Suda ağaçlar dizili gitti
    Dereliklere kumlar yığıldı
    Tarla mahsulleri tarümar oldu
    Taşlar altında fidanlar kaldı

    Aktı dereye köydeki seller
    Mahvoldu bütün aktığı yerler
    Dereler doldu anbar, zahreler
    Mısırlar bitti kehansız kaldı

    Kadahor, Hadi camiden başka
    Kalmadı dükkan değildir şaka
    Siliyor millet bu selden yaka
    Nice bakkallar sergisiz kaldı

    Taş ile çaylık oldu dereler
    Yirmibeş metre doldu söylerler
    Gitti dereye kıymetli şeyler
    Milletin avı kumaşlar oldu

    Manifaturalar serildi suya
    Nice emekler gitti havaya
    İşte çekilmez beladır bu ya
    Nice esnaflar deftersiz kaldı

    Of kazasının şaştı milleti
    Bazı kimsenin gitti ülfeti
    Meydanda kaldı hane külfeti
    Hem birden bire ayrılık oldu

    Kimi gurbetten aldı havadis
    Düşünür Of’u kalbinde bir his
    Memleketine olmuştur haris
    Hasret görmeye, karye ne oldu?

    Of felaketi tezden yayıldı
    İşiten Oflu sanki bayıldı
    Uzak şehirden bir günde geldi
    Bakar köyüne, uyuştu kaldı

    Kimi ırmakta buldu köylüler
    Deniz kıyında nice ölüler
    Kemikler etsiz,hep soyuldular
    Kimi sade baş ayak kaldı

    Haberler gelir olsun uzakta
    Kimi görünmez kaldı toprakta
    Gömüldü herhal derin batakta
    İsmi hem cismi birden yok oldu

    Allah ömür ver kalanlarına
    Evladı ölmüş olanlarına
    Sen bereket ver ömürlerine
    Ağlıyor millet, uykusuz kaldı

    Nice güzeller, gitti yavrular
    Gece gündüz ağlar anne babalar
    Issız kalmıştır,gülşen binalar
    Karakuşların yuvası oldu

    Of kazasına düştü gariplik
    Millet nişansız, hem de tatsızlık
    Of’ta kalmadı daha rahatlık
    Kimi muhacir, biçare kaldı

    Uçmuyor kuşlar dalda ağaçta
    Yuvasız kaldı dağda yamaçta
    Ötmez bülbüller bu harap halde
    Kuşlar bu hali işte ağladı

    Yollar yıkıldı olmuyor geziş
    Hiç daha Of’ta olmaz yaşayış
    Düşünür millet bu nasıl bir iş
    Üç gün içinde Of harap oldu

    Yaşasın ebed, varolsun millet
    Payidar ol daim ey Cumhuriyet!
    Sensin bilene kıymetli nimet
    Yaşasın vatan, alkışlar oldu!

    Herşeyim feda şanlı vatana
    Başımı koydum vatan uğruna
    Allahım keder sen verme ona
    Gerçi varlığım bütün mahvoldu

    Fazla uzanır yeter bu kadar
    Yoksa fikrimde çok dahalar var
    Kısa anlatış daha çok sarar
    Okuyanları ricası oldu

    Kemal’in nazmı yadigar olsun
    Okuyanlara hatıra olsun
    Hatası varsa tashih olunsun

  • #2
    --->: Of Felaketi Destanı

    kime ait şiir bu

    ve gerçekten güzel yzılmış...

    Yorum

    Lütfen bekleyin...
    X