Duyuru

Collapse
No announcement yet.

11 Mayýs 2006 Haberler

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • 11 Mayýs 2006 Haberler

    ''AÞKIM '' DAYAÐI




    Öðrencilerini çanta ile dövdüðü iddia edilen öðretmen hakkýnda soruþturma baþlatýldý...

    Rize Çayeli Ýmam Hatip Lisesi’nde iki kýz öðrenci okulun koridorunda birbirine, "Aþkým" diye hitap edince, iddiaya göre nöbetçi öðretmen Ýbrahim A. tarafýndan çanta ile dövüldü. Bunun üzerine G.K ve Þ.A. Çayeli Emniyet Müdürlüðü’ne giderek öðretmenden þikayetçi oldu. Öðrencilerin verdikleri ifadeler doðrultusunda Cumhuriyet Savcýlýðý olayla soruþturma baþlattý.

    Meslek dersi öðretmeni olan Ýbrahim A. iddialar üzerine yaptýðý açýklamada, abartýlacak bir durumun söz konusu olmadýðýný savundu. Öðretmen A., "Çanta fýrlattýðým doðrudur ama dövmedim. Büyütülecek bir olay deðildi. Bir anlýk sinirlenmemden dolayý oldu. Öðrenciler polise þikayetçi oldu ama sonra þikayetlerinden vazgeçti"dedi.

    Olay önceki gün Rize'nin Çayeli Ýlçesi’nde eðitim-öðretim veren Ýmam Hatip Lisesi’nde yaþandý. G.K. (16) ile Þ.A.(18) adlý iki kýz öðrenci, okulun koridorunda birbirlerine, "Aþkým" diye hitap etti. Bu sýrada koridorda gezen okul nöbetçi öðretmeni Ýbrahim A. (38) iki kýzýn birbirlerine, "Aþkým" diye hitaplarýný duydu. Bu söze sinirlendiði iddia edilen Meslek Dersi öðretmeni Ýbrahim A. iki kýz öðrenciye çanta fýrlattý. Yine iddialara göre öðrencileri çanta ile döverek hareket etti.

    ÞÝKAYETÇÝ OLDULAR
    Bunun üzerine G.K ve Þ.A Çayeli Emniyet Müdürlüðü’ne giderek öðretmenlerinden þikayetçi oldu. Öðrencilerin verdikleri ifadeler doðrultusunda Çayeli Cumhuriyet Savcýlýðý olayla ilgili soruþturma baþlattý.

    ÖÐRETMEN: "ABARTILACAK DURUM YOK"
    Ýddialar üzerine açýklamada bulunan Ýmam Hatip Lisesi Meslek Dersi öðretmeni Ýbrahim A. "Abartýlacak bir durum yok. Sadece çanta fýrlattýðým doðrudur. Büyütülecek bir olay deðildi. Bir anlýk sinirlenmeden oldu. Öðrenciler Polise þikayetçi oldu ama sonra þikayetlerinden vazgeçtiler" diyerek kendini savundu.
    Bu arada okula gazetecilerin geldiðini gören okul yönetimi bahçede bulunan kýz öðrencileri koþar adým okulun içine soktu.



  • #2
    SAHTE TARÝH ÝLE BÜYÜYORUZ




    ''''Þu Çýlgýn Türkler'''' adlý kitabýn yazarý Turgut Özakman, gençlerin büyük bölümünün sahte tarih kitaplarýyla büyüdüðünü söyledi...

    Özakman, 1960 yýlýndan sonra sahte tarihler yazýlmaya baþlandýðýný savunarak, ''Sahte tarihler, milli mücadeleyi tersine çevirerek anlatýyordu. Ne yazýk ki gençlerimizin büyük bölümü sahte tarih kitaplarýyla büyüdü'' dedi.
    Özakman, Karadeniz Teknik Üniversitesinde katýldýðý söyleþide, milli mücadelenin Türkiye Cumhuriyetinin kuruluþ destaný olduðunu söyledi.
    Çocuklara, 1950'den sonra milli mücadelenin gerektiði biçimde anlatýlamadýðýný ifade eden Özakman, ''Bunu beceremedik. O çok zengin yol gösterici fotoðraflar giderek soldu. Milli mücadele ruhunu onlara yansýtmayý baþaramadýk. Milli mücadeleyle ilgili tarih kitaplarýndaki sayfa adedi 2-3'e düþtü. Asýl bu destaný yaratan, ayrýntýlarýydý. Bunlar kaldýrýldý ve anlatýlmaz oldu'' diye konuþtu.
    Özakman, 1960 yýlýndan sonra sahte tarihler yazýlmaya baþlandýðýný savunarak, ''Sahte tarihler, milli mücadeleyi tersine çevirerek anlatýyordu. Ne yazýk ki gençlerimizin büyük bölümü sahte tarih kitaplarýyla büyüdü'' dedi.
    SÖZDE ERMENÝ SOYKIRIMI-
    Türkiye üzerinde çok oyunlar oynandýðýný dile getiren Özakman, Ermeni soykýrýmý iddialarýna da deðinerek, þunlarý kaydetti:
    ''Ýstiyorlar ki kapanmýþ bir davayý açarak, atalarýnýzýn, ninelerinizin katil olduðuna inanýn. Böylece milletinizden daha çok soðuyunuz. Ermeni meselesi hakkýnda, 55 yýla yakýn tarihimizle ilgileniyorum. Bizim Ermeni kýyýmý yaptýðýmýz konusunda minicik bir kuþkum olsa bunu burada söylerim. Yok böyle bir þey. Bu bir emperyalist yalanýdýr. 1915 yýlýnda Doðu ordumuzun arkasýnda Ermeni çeteleri güvenliði sarstýlar. Bunun karþýsýnda güneye doðru Suriye'ye kadar göç ettirildiler. Bunlarýn arkasýnda 75 yýllýk Ermeni isyanlarý ve çeteler var. Bunla ilgili binlerce belge var. Göç ettirilirken hastalýktan, bakýmsýzlýktan yorgunluktan ölüm oldu.''
    Kýyýmýn, bir devletin, bilinçli olarak bir ýrký ya da bir dini grubun kökünü sistematik olarak ortadan kaldýrmasý olduðunu belirten Özakman, þöyle konuþtu:
    ''O dönemde böyle bir þey olmadý. Devletimizin o zamanki yapýsý böyle olayý yaratacak güçte ve dinamizmde deðildi. Öyle olsa savaþý kazanýrdýk. 1918 de Ýngilizler Ýstanbul'u iþgal ettiklerinde arþivi ele geçirdiler. Aradýlar, taradýlar, kýyýmý gösterecek tek bir belge bulamadýlar. Sizin atalarýnýzýn elleri size bu iftirayý yapanlarýn ellerinden bin kat daha temizdir. Ýçiniz rahat olsun.''




    Yorum yap


    • #3
      ESRARENGÝZ TANIK




      Santa Maria Katolik Kilisesi Rahibi Andrea Santaro’nun öldürüldüðü anda yanýnda olan tek görgü tanýðý Gülhan Kýlýç þok açýklamalarda bulundu...

      Kýlýç, "Þimdi konuþuyorum. Gerçek katil yakalanan 16 yaþýndaki çocuk deðil. O gün gördüðüm silah tutan el, Allahü Ekber diye baðýran ses, o çocuða ait asla ve asla olamaz. Yeni bir Aðca yaratýlmasýna izin vermeyeceðim"diye konuþtu.
      Santa Maria Ýtalyan Katolik Kilisesi Rahibi Andrea Santaro’nun ayin sýrasýnda öldürülmesinde kilisede bulunan tek görgü tanýðý Gülhan Kýlýç, aylar süren suskunluðunu bozdu. Cinayetten sonra Trabzon’u terk eden görgü tanýðý Gülhan Kýlýç, "Þu ana kadar suskunluðumu korudum ama iþ çýðýrýndan çýktý. Artýk susmamam gerektiðini anladým ve susmayacaðým. Yeni bir Aðca yaratýlmasýna izin vermeyeceðim" dedi.

      KATÝL O ÇOCUK DEÐÝL
      Cinayetin arkasýnda büyük güçlerin olduðunu ancak çok iyi hazýrlanmýþ bir senaryo ile gerçeklerin üzerinin kapatýldýðýný söyleyen Gülhan Kýlýç, "Gerçek katil o çocuk deðil. Robot resim olayda þüpheli þahýs olarak geçen kiþiler tarafýndan verildi. O çocuk ve ailesi organizasyonun birer parçasýdýr. Ogün gördüðüm kol ve ‘Allahü Ekber’ diye baðýran ses 16 yaþýndaki bir çocuða ait asla ve asla olamaz. Biz kesinlikle tatbikat istiyoruz"diye konuþtu.

      ÞEYTAN AYETÝNÝ OKUDUÐUMUZ SIRADA
      Santa Maria Kilisesi Rahibi Andrea Santoro’nun ölürken yanýnda olan Gülhan Kýlýç olay gününü þöyle anlattý:
      "O gün saat 11.00’da Hýristiyanlara yönelik ayinde 8-9 kiþi vardý. Peder Andrea 1 saat süren ayinden sonra cemaatle birlikte yemek yemek istedi. Hep birlikte yemek yedik. Sevgili Andrea 4 gün önce Ýtalya’dan gelmiþti ve yüzünde yorgun bir ifade vardý. Bana ‘Gülhan kilisenin kapýlarýný sen aç’ dedi. Ben de ‘tamam Peder Andrea açarým’ dedim. Ancak cemaatten bir kiþi kitapta anlamadýðý bir yeri anlatarak ona yardýmcý olmamý istedi. Ben ona yardýmcý olurken kilisenin ziyaret saati geldi. Benim meþgul olduðumu gördüðü için Peder Andrea kendisi gidip kilisenin kapýlarýný açtý. 10 dakika sonra kiliseye yanýna giderek ona, ‘Ben ne yapayým’ dedim. Sevgili Peder Andrea bana, ‘Gülhan git dua yap’ dedi. Bende ne ilginçtir ki ben her zaman oturduðum yerde deðil sol tarafta ve en ön sýraya oturdum. Ýçimden bir ses önce oturduðum yerde oturmamamý söyledi. Ben dua yapmaya baþladým. Peder Andrea yanýma gelerek sýrtýmý sývazlayýp, ‘Gülhan çok dua yap, çok dua yap’ dedi ve arkaya yerine geçti. Yine çok ilginçtir ki, o gün teoloji sözlüðünde ‘Þeytan’ bölümünü okuyordum ve Allah’a þeytandan bizi korumasý için dua ediyordum"

      ÝÇERÝ GÝREN GRUP RESÝM ÇEKTÝ-
      "Biz dua ederken bir grup kiliseye girip çýkýyordu. Daha önce asla kilisede görmediðim 3 kiþi alaylý bir tavýrla aralarýnda konuþup kiliseye cep telefonlarýyla fotoðraf çekiyorlardý. Bu kiþiler gizlice benim fotoðraflarýmý da çektiler ve bunu peder Andrea görerek onlarý ‘Lütfen þahýslara kiþisel fotoðraf çekmeyin, yasaktýr. Ama kilise içine çekebilirsiniz’ þeklinde uyardý. Gurup alaylý bir þekilde tamam diyerek yine içeri dýþarý girip çýkmaya devam ettiler. Peder yanýma gelerek birkaç dakikalýðýna içeriye geçeceðini, benim kiliseye göz kulak olmamý istedi. Ben hem duaya devam ediyor, hem de içeri dýþarý girip çýkan grubu takip ediyordum. Peder Andrea döndü ve her þey o an baþladý"

      SON SÖZÜ: "GÜLHAN YERE YAT"
      Kýlýç, "Sevgili Peder Andrea dizlerinin üzerinde duaya baþladýðý anda bana Ýtalyanca ‘Gülhan yere yat’ diye baðýrdý. Peder silahlý kiþiyi görmüþ ve beni kurtarmak için acý bir sesle beni uyarmýþtý. Ben sevgili Andrea’nýn sesiyle þaþkýna dönerek kendimi yere attým ve yerden kapýya doðru baktým. Kapýda bir kol ve elinde koca bir silah vardý. O anda kalýn ve gür bir ses ‘Allahü Ekber’ diyerek bam bam diye iki el ateþ etti. O kol, o ses ve orada yaþananlar bir an bile aklýmdan gitmiyor. Peder Andrea birkaç saniye dizlerinin üzerinde direndi ve sonra Offf diyerek yere düþtü. Saldýrgan yine ‘Allahü Ekber’ diyerek avluda da bir el ateþ ettikten sonra uzaklaþtý"

      KURÞUN KÝTABI DELDÝ-
      "15 dakika sonra polisler ve ambulans geldi. Bize yapýlacak bir þey kalmadýðýný söylediler ve otopsi için savcý çaðýrýldý. Ben þok geçiriyordum. Otopsiler, sorular… kim geliyordu, kim gidiyordu, ne oluyordu? Herkeste biliyor ki bu cinayette büyük bir organize var. Her zaman içimde bu vardý çünkü çalýþýlýyordu. Nitekim yapacaklarýný yaptýlar. Sevgili Peder Andrea’yý öldürdüler. Onun vücudunu gördüm. Silah o kadar tesirliydi ki kurþun sevgili Andrea’nýn sýrtýndan girip önden çýkarak, kucaðýndaki kitabý delmiþti"

      PALAVRALARA ÝNANMAM-
      "Cinayeti 16 yaþýndaki O.A. adlý bir çocuðun iþlediðini söylüyorlar, ben yaþadýklarýma, gördüklerime ve duyduklarýma mý inanayým, yoksa o palavralara mý" diyen Gülhan Kýlýç, "Kalkýyorlar 16 yaþýndaki çocuðun cinayeti tek baþýna iþlediðini söylüyorlar. Ben gördüklerime, duyduklarýma ve yaþadýklarýma mý inanayým onlara mý? O gün cinayeti iþlerken ‘Allahü Ekber’ diyen ses ve kapýda gördüðüm eli silahlý kol asla ve asla 16 yaþýndaki bir çocuða ait deðildi. Cinayetten sonra yapýlmasý gereken tatbikat gerçekleþtirilmedi. Benim bildiðim kadarýyla bir cinayette tatbikat yaptýrýlýr, özellikle de böyle önemli bir cinayette tatbikat yapýlmasý þarttýr. Çünkü yapýlacak her yanlýþ Türkiye’nin aleyhinde olacaktýr ve bir eksiklik olmamasý gereklidir. Ne hikmetse bu olayda tatbikat yapýlmadý. Yapýlan her þeye itiraz ediyorum. Saðlýklý bir soruþturma yapýlmadý ve olay 16 yaþýndaki bir çocuk alýnarak kapatýldý. Bu cinayet 16 yaþýndaki bir çocuðun, sözüm ona bir þizofrenin iþi deðil, bir organizasyon iþidir"

      ROBOT RESÝM ÝFADEMÝZLE ÇÝZÝLMEDÝ
      Cinayet öncesi kiliseye gelen gurubun yer tespiti yaparak dýþarý haber verdiðini, saldýrýnýn ise tam kilisenin kapanacaðý saatte yapýldýðýný söyleyen Gülhan Kýlýç, "Cinayet çok iyi düþünülerek planlanmýþ. Tam kilisenin kapanacaðý saate ayarlanmýþ. Kiliseye ziyaret için gelen üç genç, yer tespiti yaparak içeri dýþarý girip çýkýyorlar, þüpheli hareketler yapýyorlardý. Peder de ben de onlardan huzursuzluk duymuþtum. Hatta Peder Andrea’nýn birkaç dakikalýðýna içeri geçmesi de bu tedirginlikle alakalý bir þey yapmýþ olabileceðini aklýma getiriyor. Belki de polisi aramýþtýr ama bunu artýk öðrenemeyeceðiz. Cinayetten sonra o üç kiþi ifade vererek O.A. adlý kiþinin kendilerine ‘Rahibi öldüreceðim’ diyerek silahýný gösterdiðini söylediler. Ve onlarýn verdiði eþkalle robot resim çizilerek sanýða ulaþýldý. Ýþte bütün bunlar ve o kiþiler planýn birer parçalarý. Dýþarýda birisi Papazý vuracaðým diyor, onlar ziyaret amaçlý içeri giriyor, resim çekiyor, yine dýþarý çýkýyor, yine giriyor. Bu durum ise sýradan deðerlendiriliyor. O gurup içeride yer tespiti yaparak çektiði fotoðraflarý dýþarýdaki saldýrgana gösteremez mi? soruyorum, bu bir yardým, bu bir yataklýk deðil mi? Ve hala cinayetin 16 yaþýndaki bir çocuk tarafýndan tek baþýna yapýldýðý iddia ediliyor. Olayla ilgili konuþan görgü tanýklarýný da kabul etmiyoruz. Asýl görgü tanýklarý biziz. O robot resim bizim ifadelerimizle deðil benim teþhis ettiðim kiliseye giren gurup tarafýndan verildi. Yani plan aynen hayata geçirildi" dedi.

      BENÝ PEDER KURTARDI
      Cinayet anýnda Rahip Andrea Santoro’nun Ýtalyanca ‘Gülhan yere yat’ diyerek hayatýný kurtardýðýný söyleyen Gülhan Kýlýç, "Peder Andrea bana yere yat demeseydi beni de öldürebilirlerdi. Sevgili peder Andrea son anýnda benim de hayatýmý kurtardý. O her þeyi gördü ve duydu ama maalesef konuþamadan öldü" diye konuþtu.

      GÜRCÜ KADINLAR REKLAM YAPTI
      Gazetelerde ve televizyonlarda konuþan iki Gürcü kadýnýn tamamen reklam için oraya geldiklerini söyleyen Gülhan Kýlýç, "Haberi televizyondan görüp oraya gelen iki Gürcü kadýn tamamen reklam için oradaydýlar. Daha önce hiç görmediðim, kiliseye hiç gelmeyen iki kadýn çýkýyor cinayetten bir gün önce kilisede olduklarýný ve bir tartýþma yaþandýðýný söylüyorlar. Böyle bir olay yaþanmadý, iki kadýn tamamen hayal ürünü þeyler konuþtular" dedi.

      "MAHKEMEYE GELMEYECEÐÝM"
      15 Mayýs Pazartesi günü Trabzon Aðýr Ceza Mahkemesi’nde yapýlacak olan ilk duruþmaya katýlamayacaðýný söyleyen Gülhan Kýlýç, "Önümüzdeki günlerde duruþma var ancak ben Trabzon’a gelerek duruþmaya katýlmayý düþünmüyorum. Ama o insanlara söylüyorum ben onlardan korkmuyorum. Ben Allah’tan baþka kimseden korkmuyorum. Ben Allah’a inanýyorum. Ama Allah ‘akýllý olun’ diyor. Trabzon’da bunca yalan ve iftira varken, Trabzon’da güvenliðim tehlikedeyken ve insanlara bir taraftan gaz verilirken ben aptal mýyým Trabzon’a gideceðim. Yaþadýklarýmý ben biliyorum ve insanlarýn cehaletinden çekiniyorum. Bu durumdayken benim Trabzon’a gitmem ve duruþmaya katýlmam mümkün deðil. Devlet birini sanýk diye yakalayýp içeri attý, ya biz bizim güvenliðimiz? Her þey olup bittikten sonra vahlanmanýn bir anlamý yok. Devlet beni korumuyorsa ben kendimi koruyabilmeliyim. Bu durumda da maalesef Mahkemeye katýlamayacaðým" dedi.

      Yorum yap

      Haz?rlan?yor...
      X