Duyuru

Collapse
No announcement yet.

28 Þubat 2007 Haberler

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • 28 Þubat 2007 Haberler

    MÝNÝK FEYZANUR'U YAÞATALIM








    Trabzon'da böbrek hastasý 10 yaþýndaki Feyzanur Kazancý, babasýnýn böbreklerinden birinin kendisine nakledilmesi için gerekli para bulunamadýðý takdirde bundan sonraki hayatýný diyaliz makinesine baðlý olarak sürdürmek zorunda kalacak.
    Boztepe Mahallesi'nde oturan Kazancý ailesinin en büyük kýzlarý olan Feyzanur, bir süredir böbrek rahatsýzlýðý yaþýyor.
    Maddi sýkýntý içinde olduklarýný belirten elektrik ustasý baba Mustafa Kazancý, "Böbrek nakli için Ankara Hacettepe Üniversitesi ve Antalya'daki Akdeniz Üniversitesi'ne baþvurduk. Ben kýzýma böbreklerimden birini vermeye hazýrým. Ancak 40 bin dolar civarýnda bir maliyeti var. Bizim de buna gücümüz yok. Parayý tedarik edebilirsek kýzým ameliyat olacak ve saðlýðýna kavuþacak. Hayýrsever vatandaþlarýmýzýn yardýmýna ihtiyacýmýz var" dedi.
    Feyzanur Kazancý ise, hastalýðý nedeniyle okuluna gidemediðini ve de
    rslerinden geri kaldýðýný belirterek, "Gözlerim bulanýk görüyor. Karným aðrýyor, baþým aðrýyor, koþamýyorum, oynayamýyorum, parka gidemiyorum. En çok da anne ve babamýn benim için üzülmemesini istiyorum" diye konuþtu.

  • #2
    VAR OLAN 3 BÖLÜMÜ 4 YAPAMIYORUZ





    KTÜ Vakfýkebir Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Rahmi Yamak, Karadeniz'e ilginç açýklamalar yaptý. "Ýnsanlarýmýz deðiþime karþý direnç gösteriyorlar. Bu gerçeði herkesin bilmesi gerekir" diyen Prof. Dr. Yamak, "Önceliðimiz ilkelerimizdir" dedi.
    Ýþte Yamak'ýn açýklamalarý:
    KARADENÝZ: Herkes gibi sizde de seçicilik ön planda mý?
    YAMAK: Ýlçemizin önem verdiði deðerler bizim için de önemlidir. Aslýnda farklý deðerlere sahip deðiliz. Þunu açýkça ifade etmek istiyorum; sonuçta Vakfýkebir Meslek Yüksek Okulu müdürüyüm ama benim de baðlý olduðum bir rektörüm var. Rektörümüzün bize sürekli bir telkini vardýr. Sahip çýkmak zorunda olduðumuz bazý ilkelerimiz vardýr. "Her þeyden taviz verebiliriz ama bizim ilkelerimizden asla!..."
    En basit bir örnekle þunu söylemek istiyorum: Bir öðretim görevlisi, bir uzman veya bir personel alýnacaktýr. Bu kiþinin þusu busu
    , rengi, boyu oldukça önemli deðildir; önemli olan, bizim taþýmýþ olduðumuz ve önem verdiðimiz ilkelere karþý mý veya deðil mi olduðudur.
    Eðer karþý ise sýkýntý baþlar ve o zaman da biz "yok" deriz. O nedenle farklý þeyleri düþünmememize raðmen, gönlümüzün istediðini de yaþama geçirmek hakkýna sahip olduðumuzu düþünüyorum. Çünkü biz, bilim üreten bir yuvayýz."
    KARADENÝZ: Öðrencileriniz açýsýndan bakýldýðýnda en önemli sýkýntýnýz nedir?
    YAMAK: En büyük sýkýntýmýz, öðrencilerimizin, ilçe olmamýz dolayýsýyla bazý sosyal faaliyetlerden yoksun kalmalarýdýr. Çünkü geldikleri ve yaþadýklarý yerlerde bunlarý yaþýyorlardý. Ama buraya geldikten sonra bazý hoþnutsuzluklarýn da ortaya çýktýðýný gördük. Yani en büyük eleþtiri, Vakfýkebir’in sosyal faaliyet alanlarýnýn eksikliðinden kaynaklanýyor. Örneðin, sinemasýndan tiyatrosundan, þusundan busundan, yani bizim yüksek okul gençliðinin ihtiyaç duyduðu faaliyetlerin yoksun olduðu bir yer burasý. Sosyo-ekonomik anlamda aþmamýz gereken çok önemli konular var, geleceðe yatýrým açýsýndan.
    Her nedense üç kiþi bir araya gelemiyor bu ilçede. Yakýn bir gelecekte de bunu gerçekleþtirmenin çok zor olacaðýný görüyorum. Ayrýca bu okulun kendi adýna kurulmuþ bir derneði var. Tüzüðündeki amacý okul olan dernekte bugüne kadar toplu olarak okulumu ziyarete gelen beþ-altý kiþi zor görmüþümdür.
    KARADENÝZ: Öðretim kadronuzu nasýl deðerlendiriyorsunuz?
    YAMAK: Okulumuz açýlalý henüz iki yýl gibi çok kýsa bir süre geçti ama eðitim-öðretim açýsýndan baktýðýmýzda çok büyük aþamalar kaydettiðimizi söyleyebilirim. Ama buna sadece eðitim ve öðretim açýsýndan bakacaðýz ve olayý bu bazda deðerlendireceðiz.
    Çünkü çok mükemmel bir kadro, çok mükemmel bir yönetim ve buna gerçekten layýk olan 275 öðrencimiz var. Bu durumda, hiçbir yeni bölüm, ilave bölüm olmasa dahi, gelecek yýl bu sayý yaklaþýk 400 olacak.
    Çünkü, henüz ikinci sýnýfý olmayan bir Ýþletme bölümümüz daha vardýr. Bu rakamý tartýþmak istemiyorum þu anda. Bizim amacýmýz, 3 bin veya 4 bin kiþiye çýkarmak deðildir bu sayýyý. Ýnsanlarý boþu boþuna buraya toplamak deðildir amacýmýz.

    KTÜ’nün, bilgisayar sorununu
    çözeceðine inanýyorum

    KARADENÝZ: Arkanýzda yeterince halk ve ilçe desteði var mý?
    YAMAK: Bizi en fazla üzen noktalardan biri, bilgisayar laboratuvarýmýzýn olmayýþýdýr. Bu konuyu yakýn bir zamanda üniversite aracýlýðýyla çözeceðime inanýyorum ama bizi 7-8 ay gibi engelleyenleri de hiçbir zaman affetmeyeceðim. Birileri, bu konuyu biz halledeceðiz dediler ama sözlerinin arkasýnda durmadýlar. Hatta Rektör Bey’in yanýnda söz vermelerine raðmen sözlerinde durmadýlar.
    Þöyle demiþlerdi o zaman: "30 bilgisayardan oluþan laboratuvarý yapmayý size söz veriyoruz." Sayýn Rektör de "Siz eðer 30 bilgisayarý veriyorsanýz masalarýný ve diðer masraflarýný da ben karþýlýyorum." dedi.
    Ancak, bu konuþmalarýn üzerinden bir yýla yakýn süre geçti, hiçbir þey yok, bir bilgisayar dahi yok ve bizim öðrenciler bilgisayar uygulamalarý için bir ilköðretim okuluna gidiyorlar.
    Ben bundan utanýyorum açýkçasý. Yüzüm kýzarýyor ancak yapacak bir þeyim de yok. Çünkü hele hele bu aþamada ve bu dönemde, bu teknolojide benim yüksek okulumda bilgisayar laboratuvarým yok; bu sorun hepimizin, Vakfýkebir’in sorunu.

    Yüksek okulla halk arasýnda önemli bir iletiþim sorunu var

    KARADENÝZ: Ýlçedeki deðiþim sürecini nasýl görüyorsunuz?
    YAMAK: Çoðu zaman herkesin benden kaçtýðýný hissediyorum. Buna ben de üzülüyorum. Aslýnda hiç kimse bize borçlu deðil ve kaçmasýna gerek yok. Bu yüzden ben de hiç kimseye uðramýyorum daha. Böylece yüksek okulla halk arasýnda önemli ölçüde iletiþim rahatsýzlýðý yaþanýyor. Hiç kimse bana kendini beðenmiþ yakýþtýrmasýnda bulunmasýn ve haksýzlýk yapmasýn. Kaç adým geldiler de ben onlardan uzaklaþtým? Bilsem ki okuluma bir öðrenci masasý gelecek, anýnda orada olurum. Herkesin þunu iyi bilmesini istiyorum; biz burada bir iþçiyiz. Yani bugün varýz, yarýn yokuz. Ancak, ben buraya bir Vakfýkebirli olarak gönülden hizmet etmek aþkýyla geldim. Bundan sonra herhangi bir beklentimin olduðunu düþünme gibi bir yanýlgý içine düþmesin kimse. Buraya gönderilmem, yörenin yapýsýný bildiðim içindir.
    Ayrýca her zaman savunduðum bir þey daha var. Bu okulun marjinal faydasýný þimdilik, yani kýsa sürede göremeyebilirsiniz. (Yapmayýn, etmeyin, bu okula sahip çýkýn) dedim. (Belki çok sayýda kiþi istihdam edilmiyor burada ama uzun dönemlere bakýn!) dedim, (Doðrudan ve dolaylý katkýlarýný uzun vadede göreceksiniz) dedim; ama birçoðuna hayal ürünü gibi geldi söylediklerim. Burada öðrenim görenlerin birçoðu yarýn Türkiye’nin çeþitli bölgelerine veya yurt dýþýna bile gideceklerdir.
    Eðer buraya önemli katký saðlamýþsanýz, övüncünüzü buradan alacaksýnýz. Yüksek okulumuzdan mezun olduktan sonra görev için ilçemize gelecek olan öðrencilerimiz bile olacaktýr. Çünkü konuþtuðum öðrencilerimin birçoðu burayý çok sevdiklerini söylüyorlar. Ancak, insanlarýn birazcýk sýkýntý olduðunu da fýsýldamaktan geri durmuyorlar. "Yani insanlarýmýz deðiþime karþý direnç gösteriyorlar, bunu tespit ettik" diyorlar. Bu gerçeði tüm Vakfýkebirlilerin bilmesi gerekiyor. Bunu söylediðiniz zaman da birileri rahatsýz oluyor. Bu nedenle de var olan üç bölümü dört yapamýyoruz. Yapamamamýzýn tek nedeni de bilgisayar laboratuvarýnýn söz verildiði halde kurulamamýþ olmasý...


    Yorum yap


    • #3
      Rektör o kadar parayý napýyor acaba? rektör istese 1 tane deðil 10 tane bilgisayar labaratuvarý yapar vakfýkebir meslek yüksek okuluna..ama yok o ancak uydurma ad altýnda (ki bu ad "yýlsonu etkinlik ücreti") her dönem her öðrenciden 25 milyon almasýný bilir ancak..45 bin kiþide 2 trilyon 200 milyar falan yapar bu uydurma para..nerelere gidiyor bu para rektör bey!? þu okul bitsede kurtarsam ktüden:p

      Yorum yap

      Haz?rlan?yor...
      X