Duyuru

Collapse
No announcement yet.

27 Ocak 2007 Haberler

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • 27 Ocak 2007 Haberler

    SUÇLARI TRABZON'A SAHÝP ÇIKMAK MI?





    SUÇLARI, TRABZON'A SAHÝP ÇIKMAK MI?

    AGOS Gazetesi Genel Yayýn Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin faturasý Vali Yavuzdemir ve Emniyet Müdürü Altay?a kesildi. "Trabzon'a yapýlan hakaretleri sahiplerine aynen iade ediyorum" diyerek Trabzon'u topluca linç etmek isteyenlere halk adýna cevap veren Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir ile þehrin asayiþ sorununu kurduðu ekibiyle 6 ayda büyük ölçüde gideren ve uyuþturucu tacirlerine geçit vermeyen, Dink cinayeti zanlýsýnýn kýsa sürede yakalanmasýný saðlayan Emniyet Müdürü Reþat Altay Ýçiþleri Bakanlýðýnýn talimatýyla merkeze atandý.
    ? DÝNK?E KORUMA VERMEYENLER KÝMLER?
    TRABZON Valisi ve Emniyet Müdürünün görevden alýnmalarýna Trabzon'dan tepki sesleri yükselmeye baþladý. Siyasi partiler ve bazý sivil toplum örgütleri dýþýnda, gazetemizi arayan çok sayýda vatandaþ, "Bu karar Trabzon'u linç etmek isteyenlerin arzusu mu? Dink?e ko
    ruma vermeyen, gazetesinin önünde güvenlik önlemi bulundurmayarak yüzde yüz suçlu olan Ýstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü görevde dururken Trabzon Valisi ve Emniyet Müdürünün azlettirilmesinin nedenini çýkýp açýklasýnlar" þeklinde tepki gösterdi.

  • #2
    HAÝNLÝK MÝ YAPTIK DA SUÇLANIYORUZ



    ALTAY: GÜNAHIMIZ NE?

    TRABZON'da Ýl Emniyet Müdürlüðü yapan Reþat Altay, görevden alýndýðýný Ýl Emniyet Müdürleri Toplantýsý için gittiði Ankara'da öðrendi. Kendilerine yönelik eleþtirilere sert tepki gösteren Altay, Trabzon'da istihbarat zafiyeti olmadýðýný vurgulayýp, "Dink'in katil zanlýsýnýn kimliðini yarým saat içinde belirleyip yakaladýk. Hainlik mi yaptýk ki suçlanýyoruz?" diyerek tepkisini aktardý.
    ? YAVUZDEMÝR: KIRGIN DEÐÝLÝM
    TRABZON Valisi Hüseyin Yavuzdemir ise görevden alýndýðýný, olimpiyatlarla ilgili panel için Trabzon'a gelen misafirlerle öðle yemeði esnasýnda öðrendi. Vali Yavuzdemir, yemek sonrasý yaptýðý açýklamada, "Hükümetin tasarrufudur. Kimseye kýrgýn deðilim" dedi.

    Yorum yap


    • #3
      TEB'DEN ÜRETÝCÝLERE KREDÝ DESTEÐÝ




      ORDU - Türk Ekonomi Bankasý (TEB), Ordu Ziraat Odasý ile fýndýk üreticilerine geri ödemesi hasat zamanýna göre ayarlanan kredi imkaný saðlayan anlaþma imzaladý.
      Türk Ekonomi Bankasý, Ordu Ziraat Odasý ile özel bir protokol anlaþmasý imzalayarak, Ziraat Odasý'na üye fýndýk üreticilerine cazip seçenekler sunmaya baþladý. TEB Ordu Þube Müdürü Turan Soðancý ile Ordu Ziraat Odasý Baþkaný Onur Þahin arasýnda imzalanan anlaþma sonucunda TEB, oda üyelerine geri ödemesi hasat zamanýna göre ayarlanan kredi imkaný saðladý. TEB, anlaþma kapsamýnda verilen kredinin geri ödemesini fýndýðýn hasat zamaný ile orantýlý olarak 30 Kasým olarak belirledi. Kredi, çiftçilerin tarýmdan elde ettikleri gelirden baþka bir gelirlerinin olmadýðý göz önünde bulundurularak, fýndýk ürünlerinin yetiþtirilmesiyle ilgili olan ihtiyaçlarýný finanse edebilmeleri için özel imkan saðlýyor. Çiftçiler, almýþ olduklarý kredileri hasat sonrasý satýþtan elde edecekleri gelirle ödeme imkaný bulacaklar.
      TEB Ordu Þube Müdürü Turan Soðancý, "TEB Ýþletme Bankacýlýðý olarak nadir uygulanan bu projeyle Ordu Ziraat Odasý'na baðlý fýndýk üreticilerinin yanýnda olmak bizim için büyük önem taþýyor. Ordu, fýndýk üretimi açýsýndan en önemli þehirlerimizden biri. Gerçekleþtirdiðimiz bu iþbirliði sayesinde TEB olarak fýndýk üreticilerine destek olabileceðimize inanýyoruz" dedi.

      Yorum yap


      • #4
        TOPRAK BAÐIMSIZLIÐIN VE EGEMENLÝÐÝN PARÇASIDIR




        TRABZON - Baðýmsýz Türkiye Partisi (BTP) Trabzon Merkez Ýlçe Baþkaný Ömer Turan, partisinin ülke politikasýný anlattý. Türkiye?nin AB ve IMF politikalarýna kurban edildiðini savunan Turan, altý önemle çizilecek konulara temas etti:
        Söze þunu söyleyerek baþlamak istiyorum; Baðýmsýz Türkiye Partisi, milli bir zaruretten doðmuþ bir partidir. Diðer partilerden temel farkýmýz þudur: Bütün partiler, "AB ve IMF olmadan aþ ve iþ bulamayýz, hayatýmýzý devam ettiremeyiz" diyor. Baðýmsýz Türkiye Partisi ise "Baðýmsýz Türkiye" diyor. Biz kendi kaynaklarýmýzdan aþýmýzý kazanýrýz, iþimizi de buluruz. AB milleti bölüp parçalýyor. IMF faizlerle milletin kanýný emiyor. Onun için ne AB?yi ne de IMF?yi kabul ediyor, ilk ve son þart "Baðýmsýz Türkiye" diyoruz.
        Bütün iktidarlar IMF?den aldýðý borçlarýn faizlerini ödeyebilmek için her gün millete vergi salýyor, vergilerle milleti inim inim in
        letiyorlar. Baðýmsýz Türkiye Partisi ise, borçlanmaya son vererek "Vergisiz bir Türkiye" diyor. Bütün partiler, "Devleti ve orduyu küçültelim" diyor. Yani "Küçültülmüþ devlet, küçültülmüþ ordu" diyor. Baðýmsýz Türkiye Partisi ise, "Büyük millet, büyük devlet, güçlü ordu" diyor.
        Bütün partiler milleti, devlet-ordu-aile üçgeni ile karþý karþýya getiriyor. Baðýmsýz Türkiye Partisi ise, milleti, millet-devlet, millet-ordu, millet-aile beraberliði ile tek bilek, tek yürek yapýyor. Bütün partiler, Rus (Matruþka) bebekleri gibi... Hiçbirinin çözümü yok. Oysa Baðýmsýz Türkiye Partisi, hiçbirine benzemeyen, çözümü ve programý olan bir partidir. Bütün partiler tarýma IMF gözüyle bakýyor. Halbuki IMF politikalarý, Türkiye?yi tarým ürünleri konusunda dýþa baðýmlý hale getirdi. Baðýmsýz Türkiye Partisi, tarýma tam destek vererek Türkiye?nin tarým ürünleri bakýmýndan tekrar kendine yeter bir konuma getirilmesini savunuyor.
        Din eðitimi konusunda
        büyük tahribatlar var
        Örnekler çok. Ama kýsaca arz edeyim. ?Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi? 5. sýnýf kitabýnýn 18. sayfasýnda 7. maddede Kelime-i Tevhid anlatýlýrken "Lailaheillallah" kelimesi yazýlmýþ, Kelime-i Tevhid?in ikinci aslý olan "Muhammederresulullah" çýkartýlmýþtýr. Halbuki 14 asýrdan beri bütün kitaplarda ve tablolarda Kelime-i Tevhid: "Muhammederresulullah" ile yazýlmýþ ve zikredilmiþtir.
        Bu, sehven yapýlmýþ bir yanlýþ deðil, eðitim politikasýnýn bir sonucudur. Bu hususu teyit eden bir delil de 2003 yýlýnda Milli Eðitim Bakanlýðý?nýn bir deneme sýnavýnda yöneltilen "Son peygamber hangisidir?" sorusuna doðru cevap "Hz. Ýbrahim" olarak kabul edilmiþtir. Burada Vatikan?ýn "Ýbrahim-i dinler" diye uydurduðu ve Ýslam?a alternatif olarak sunulan anlayýþa paralellik vardýr. Yine Milli Eðitim kitaplarýnda yer alan Veda Hutbesi?nde, "Size iki emanet býrakýyorum: Allah?ýn kitabý, Resul?ün sünneti" diye ifade edilen cümleden "Resul?ün sünneti" kýsmý çýkarýlmýþtýr. Bu, açýkça peygamberi dýþlamaktýr. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarýnda, dinlerde "hak-batýl", "doðru-yanlýþ", "hidayet-dalalet" anlayýþý kaldýrýlarak yerine "dinlerin eþitliði ilkesi" konulmuþtur. Bu temel sapma AKP?nin icraat hanesine kara bir leke olarak geçecektir.

        Toprak, baðýmsýzlýðýn ve
        egemenliðin ayrýlmaz parçasýdýr

        Toprak vatandýr. Toprak, baðýmsýzlýðýn ve egemenliðin ayrýlmaz parçasýdýr. Onun için toprak satýþlarýndan daha tehlikeli bir icraat olamaz. Baðýmsýz Türkiye Partisi, kanla alýnan topraklarýn parayla satýlmasýna kesinlikle karþýdýr. Ýktidar olduðumuzda bu satýþlarýn hepsini iptal edeceðiz. AKP iktidarý toprak satýþlarýna imkan veren üç kanun çýkarmýþtýr. Bu da, AKP?nin icraat hanesine geçen kara bir lekedir. Bu kanunlar:
        1. 5 Haziran 2003?te doðrudan yabancýlara yatýrýmlar kanunu
        2. 3 Temmuz 2003?te köylerden yabancýlara toprak satýþýna izin veren kanun
        3. 17 Temmuz 2003?te yabancýlara gayrimenkul satýþýna izin veren kanun.
        Ayrýca birçok yabancý þirkete maden arama ruhsatý verilmiþtir. Meselâ, Rio Tinto (Ýngiltere) þirketine 30 ruhsat, Anglo Amerikan þirketine 20 ruhsat, Cominco (Kanada) þirketine 191 ruhsat, Eldorado Gold (ABD) þirketine 150 ruhsat, Knauf (Almanya) þirketine 59 ruhsat, Omya (Ýsviçre) þirketine 85 ruhsat verilmiþtir. Bu icraatlarda tehlike görmemek mümkün mü? Tehlike açýk açýk "geliyorum" diyor.

        Milli bir tarým politikasý izleyeceðiz

        AKP iktidarý destek alýmlarýný kaldýrarak tarým sektörünü bitirmiþtir. 80 yýl boyunca tarýmda kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydik, þimdi ise çiftçimizin eli kolu baðlandý, her çeþit tarým ürününü ithal eder duruma düþtük. Bu konuda söylenecek çok söz var. Fakat müsaade ederseniz, bölgemizin ürünü olan fýndýða dönelim. Fýndýk üretimi, çok eski yýllardan beri Karadeniz bölgesinde bilinmekte ve yapýlmaktadýr. Fýndýk ihracatý da üretimi kadar eskilere dayanmaktadýr. Osmanlý döneminde ihracatý yapýlan fýndýk, Türkiye Cumhuriyetinin ilk yýllarýnda birinci ve en önemli ihraç ürünümüz olmuþtu.
        Fýndýk, bugün de önemli ihraç ürünlerimiz arasýnda yer almaktadýr. Dünya fýndýk üretiminin yüzde 75?ini elinde bulunduran Türkiye, dünyada rakipsizdir. Bu sebepten AB, rekabet gücümüzü kýrmak için ekim alanlarýnýn daraltýlmasý yönünde baský yapmaktadýr. AB?ye girmeyi tek hedef seçen AKP iktidarý, doðal olarak bu baskýlar karþýsýnda boyun eðmektedir. Halka dönüp "dünyada talep fazlasý fýndýk var" diyerek, suçu üretim yapan çiftçilere yýkmaktadýr. Böyle bir þey olur mu? Üreten çiftçi suçlu konumuna itiliyor. Baðýmsýz Türkiye Partisi olarak soruyoruz: "Madem talep fazlasý fýndýk var, niçin Ýspanya, Almanya ve Ýtalya gibi diðer ülkeler fýndýk ekim alanlarýný geniþletiyorlar, niçin AB, bunlarý AB fonlarýndan destekliyor?" Demek ki, gerçek bu deðildir. Gerçek, milli bir politika üretememek, AB?nin her dediðini yapmaktýr.
        Fýndýk, Karadeniz bölgesinin olmazsa olmaz ürünüdür. Onun için Baðýmsýz Türkiye Partisi olarak, Karadeniz bölgesinde fýndýk alanlarýnýn daraltýlmasýndan deðil, tam aksine artýrýlmasýndan yanayýz. Baðýmsýz Türkiye Partisi iktidara geldiðinde, fýndýðý da kapsayan milli bir tarým politikasý belirleyecektir. ABD, AB, IMF ve Dünya Bankasý tarafýndan hazýrlanýp ülkemize dayatýlan mantýk dýþý uygulamalara son verilecektir. Fýndýk üretiminde verimliliðin artýrýlmasý için gerekli çalýþmalar yapýlacaktýr.
        Fýndýk için tüm teþvikler ve destekler çiftçiye saðlanacaktýr. Fýndýkta bir ýslah politikasý oluþturulacaktýr. Fýndýk üreticisinden, üretime katýldýðý sürece vergi alýnmayacak ve üretici ürün alým garantisiyle doðrudan desteklenecektir. Ayrýca, diðer tarým ürünlerinde yapacaðýmýz gibi, fýndýk üreticisi de avans sistemi ile desteklenecektir. Yani ürününü teslim etmeden altý ay önce ürününün bedelinin yarýsý kendisine avans olarak, diðer yarýsý da ürününü teslim ettiði gün verilecektir. Fýndýk üreticisine devlet tarafýndan fidan, gübre ve ilaç konularýnda yardým edilecektir. Fýndýk üreticilerine sosyal güvenlik ve emeklilik hakký saðlanacaktýr.
        Doðu Karadeniz bölgesi merkez olmak þartýyla, fýndýk ürünleri ve çikolata sanayi teþvik edilecektir. Bu amaçla devlet fýndýk ürünleri sanayi üzerine yatýrým yapmak isteyen giriþimcilere proje mukabili sýfýr faizli kredi verilecektir. Fýndýkta dünya çapýnda marka veya markalar oluþturulacaktýr. Fýndýk ve fýndýk sanayi ürünleri dünya çapýnda tanýtýlacaktýr. Bunlarý yaptýðýmýz takdirde, Karadeniz bölgesi, göç veren bölge olmaktan çýkacak, göç alan bölge haline gelecektir.

        Yorum yap

        Haz?rlan?yor...
        X