Duyuru

Collapse
No announcement yet.

9 Aralýk 2006 Haberler

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • 9 Aralýk 2006 Haberler

    SÜRMENE HUZUR ÝSTÝYOR



    Trabzon'un Sürmene ilçesinde Aydýn Karataþ adlý esnafýn öldürülmesinden sonra esnafýn ve halkýn tepkisi dinmek bilmiyor.10 gün süreyle kepenklerini kapatma kararý alan esnafýn protestosu sonrasý ölüm sessizliðin yaþandýðý ilçede dün huzur toplantýsý yapýldý
    Sürmene Ýlçe Kaymakamý Eyüp Sabri Kartal, Belediye Baþkaný Cemalletin Aksoy, Ýlçe Jandarma komutaný üsteymen Zafer Kaya, Ýlçe Emniyet Müdürü Murat Üngör ile birlikte merkez ve mahalle muhtarlarý, esnaflar ve öðretmenlerin katýlýmýyla yapýlan toplantýda cinayet olayý masaya yatýrýldý
    Huzur toplantýsýnda konuþan kaymakam Eyüp Sabri Kartal, yaþanan bu üzücü olay sonrasý ilçe halkýnýn saðduyusunun kaybetmediðini belirterek;'Bu tür olaylarda en büyük sýkýntýmýz kimsenin görgü tanýklýðý yapmamasý. Bu sorunu el birliði çözmeliyiz,kimse devletten üstün deðildir' dedi.
    Geliþen olaylarla ilgili olarak, açýklamalarda bulunan S
    ürmene Emniyet Müdürü Murat Üngör, alýnmasý gereken bütün önlemleri ve tedbirleri aldýklarýný belirterek, "merhum Aydýn Karakaþ?ý vuran zanlý, en yakýn arkadaþýnýn yeðeni. Hatta, Mehum?un vurulduðu sabah Aydýn Karakaþ, arkadaþý ve merhumu vuran zanlý beraber kahvaltý yapýyorlar. Daha sonra bir baþka olaydan ötürü þahitlik etmek üzere mahkemeye çýkýyorlar" dedi.
    Böyle bir olayý merhum Aydýn Karakaþ?ýn bile beklemediðini belirten Üngör, "çünkü bizim her gün orada gerekli ekibimiz ve polisiye güvenliðimiz vardý. Zanlýlardan bir tanesi yakalanýrken, diðer zanlý M.S. ise firarda. Yaþanan olay sonrasýnda dükkanýn içerisindeki gizli kamera kayýtlarý ve balistik raporlarýn incelenmesinden sonra ve gözaltýna alýnan üç þahýsdan edinilen bilgiye göre firarda olan zanlýnýn yerini tesbit edip, en kýsa zamanda gerekeni yapacaðýz" ifadelerini kullandý.
    Öldürülen Aydýn Karakaþ?ýn kendilerinden bir koruma talebi olmadýðýný vurgulayan Sürmene Emniyet Müdürü Murat Üngör, "sadece Cumhuriyet Savcýlýðý?na talebi vardý. Biz burada gerekli önlemleri aldýk. Gerekeni yapacaðýz" dedi.

  • #2
    KAPILARIMIZI DOSTLARIMIZA AÇMALIYIZ







    Elektrik Mühendisleri Odasý Trabzon Þubesi ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eðitim Fakültesi Bilgisayar ve Öðretim Teknolojileri Eðitim Bölümünün ortaklaþa düzenlediði "Ermeni Meselesinin Gerçek Yüzü" konulu konferans, Fatih Eðitim Fakültesi Mahmut Goloðlu Oditoryumu?nda gerçekleþtirildi.
    Konferansa Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni Ýliþkileri Araþtýrma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoðlu konuþmacý olarak katýldý. Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoðlu?nun konuþmasý öncesi, Fransýzlar tarafýndan Cezayir?de gerçekleþtirilen soykýrýmýn görüntüleri de sinevizyon eþliðinde yayýnlandý. Konferansta çarpýcý konulara deðinen Kürkçüoðlu, þunlarý söyledi:
    > NE TARÝHÝMÝZDE NE DE KÜLTÜRÜMÜZDE SOYKIRIM VARDIR
    Bizim tarihimizde ve kültürümüzde soykýrým yoktur. Biz darda kalan her topluma yardým etmiþ bir toplumuz. Herkesin elini taþýn altýna sokmakla bu sorun çözülemez;
    milli kimliðimizi, ruhumuzu da bu taþýn altýna sokmalýyýz.
    Osmanlý Devleti tarihin her döneminde Avrupa ülkelerinin zor durumda kalan yöneticilerine kucak açmýþ ve onlarý en iyi þekilde aðýrlamýþtýr. Saddam?ýn zulmünden kaçan Peþmergelere kucak açan da Türkiye Cumhuriyetidir. 26 Þubat 1992 yýlýnda Azerbaycan?ýn Hocalý bölgesindeki Türk soykýrýmý dünyanýn gündeminde yoktur, çünkü olayý görüntüleyen kameraman bu konuda dünya basýnýný bilgilendirmesine karþýn katliam görüntülenmemiþ. Olayý görüntüleyen kameraman, daha sonraki süreçte Ermeniler tarafýndan þehit edilmiþtir.
    > BÝN YILDIR BU COÐRAFYANIN ALTI DA ÜSTÜ DE BÝZE AÝTTÝR
    Bugün Ermenilerle Batý dünyasý arasýndaki iliþki devamlý efendi deðiþtirmekle devam etmektedir. Bugünkü meselenin temelinde Lozan?ý hazmedememe, Sevr?i ve Mondros?u yeniden yaþatma hevesi yatmaktadýr. Ceplerinde Türkiye?nin üniter yapýsýný bölen ve parçalayan haritalarla dolaþýyorlar. Ýþte biz gençlere, aydýnlara dostumuzu ve düþmanýmýzý çok iyi anlatmamýz lazým.
    Hiçbir ülkenin Ýstanbul?u, Trabzon?u, Erzurum?u, Fýrat?ý, Dicle?si, Boðazlar?ý yok. Bütün kýskançlýk bu coðrafyanýn bin yýldan beri altýnýn da üstünün de bize ait olmasýndan kaynaklanýyor. Günümüzde bu meseleyi bilimsel anlamýyla cevaplandýrmak gerekiyor.
    > MADALYONUN ÝKÝ YÜZÜ
    Bu meseleyi iki yönüyle deðerlendiriyoruz. Madalyonun birinci yüzü... Ermenilere verdiðimiz cevap ve Ermenilerin dünya gündemini Avrupa?da bir soykýrým endüstrisi kurma suretiyle ki, gerçekten Avrupa?da bir soykýrým endüstrisi kurulmuþtur. Ýngiliz, Fransýz, Alman sözde bilim adamlarý bu soykýrým endüstrisi ile ceplerini bir hayli dolar ve dövizle doldurmaya baþlamýþlardýr. Filmler, senaryolar hep ayný... Madalyonun asýl ikinci yüzü bizim için önemli: Kafkasya?daki petrol mücadelesi.
    Madalyonun arka yüzünde Hazar Bölgesi enerji kaynaklarý üzerinde çok yoðun bir mücadele var. Bugün bütün dünyanýn Ermeni sorununa bakýþ açýsý maalesef bu noktada... Herkes bu Kafkasya?daki pastadan pay almak istemektedir. Bizim de Türk aydýnlarý olarak artýk bu konuda Hazar Bölgesi enerji kaynaklarý üzerinde çok yoðun bir mesai ile Türkiye?nin ve kardeþ devlet olan Azerbaycan?ýn milli menfaatleri doðrultusunda proje üretmemiz lazým.
    20 Eylül 1994?te Uluslararasý Petrol Konsorsiyum Anlaþmasý yapýldý. 12 devlet Türkiye?de BOTAÞ vasýtasýyla bu ortaklýða resmen üye oldu. Payýmýz önceleri 1.75 idi. Hazar bölgesinden çýkacak petrolün uluslar arasý alanlara taþýnmasý, pazarlanmasý ve elde edilen kardan payýmýz 1.75 idi. Türkiye?nin payý Azerbaycan?la yapýlan anlaþma doðrultusunda 6.75?e çýktý. Bunu Türkiye?nin önemli bir gelir kaynaðý, ayný zamanda bir kültür köprüsü, bir kültür yolu olarak düþünmek lazým. Bu yüzden de madalyonun arka yüzüyle daha çok ilgilenmek gerekiyor.
    Bütün meselemiz, Atatürk gençliðini yetiþtirmek

    Türk analarý kahramanlar doðurmakta, Türk analarý bugün gerçekten ülkemizin üniter yapýsýný ortadan kaldýrmaya ve ülkemizi yýkmaya çalýþan Sevr Antlaþmasýyla yabancý devletlerin taþeronluðunu yapanlara karþý sürekli kahramanlar çýkarmaktadýr.
    Meselede bilhassa gençlere mutlaka büyük büyük görevler düþüyor. Büyük Atatürk?ün bize emaneti olan, bu ülkeyi sonsuza dek yaþatma noktasýnda Türk gençlerinin bu bayraðý, bu misyonu ellerine alarak bunu dünyaya belge ve bilgisiyle anlatmalarý lazým. Bizim bütün meselemiz, Atatürk?ün gençlerini yetiþtirmek, bu haklý milli davamýzý belgesi ve bilgisiyle anlatmaktýr. 1991 Ermenistan?ýn baðýmsýzlýk bildirgesi ve 995 tarihli anayasalarýnda Türkiye?nin Erzurum?unu, Kars?ýný, Iðdýr?ýný, Erzincan?ýný, Ardahan?ýný, Van?ýný Batý Ermenistan olarak göstermekteler. 2000 yýlýnda Taþnak Cemiyetinden liderlerinden birisinin bir sözü var. Diyor ki; Türklere soykýrýmý tanýtma doðrudan doðruya bir araç deðildir, Türklere soykýrýmý tanýtma Türkiye?nin gelecekte Batý Ermenistan?ý kurtarma faaliyetinin bir neticesidir. Onlar kendi haritalarýnda Erzurum, Kars, Iðdýr, Van?ý kendi sýnýrlarý içerisinde gösteriyorlar.


    Ermenistan'ý arka bahçeleri olarak görüyorlar

    Ermenistan?da müstemleke bir vilayet, Koçaryan da o müstemleke vilayetin valisi... Ermenistan?a Fransa yasalar çýkarýyor, bunu Ermenistan?ý sevdiðinden dolayý mý yapýyor? Þunu söylüyorum: Ermenistan?ý alýp da Kafkasya?dan dünyanýn önemli jeopolitik konumu olan Hazar bölgesinden alýp Afrika veya Asya?nýn bir baþka bölgesine yerleþtirelim. Ne Fransa ne Ýngiltere hiçbir ülke kesinlikle bu soykýrým iddialarýný gündeme getirmeyecektir. Baþta Rusya olmak üzere ve son günlerde Fransa?nýn tutumuna baktýðýnýz zaman Ermenistan?ý bir hayat sahasý, bir nüfus sahasý, hatta arka bahçe olarak görmekteler. Müstemleke vilayetine gelen çýkar ve alýnan kararlar, yasalar tasarýlar...


    ABD?li generale verilen cevap

    Amerikalý bir general 1919 yýlýnda Erzurum?a gelir. Konu: Doðu Anadolu?da Türkler mi, Ermeniler mi? Bu biraz da Sevr Antlaþmasýndan Ýngilizlerin iþgüzarlýðý ve oyunuyla ABD Baþkaný Wilson?un Osmanlý Devleti ile Ermenistan arasýnda sýnýrýn belirlenmesi gibi bir madde -ki bu bir oldubittidir- bunu görüþmek için Erzurum?a gelir.
    Kazým Karabekir Paþa ve devrin belediye baþkaný bu Amerikalý generale sýcaðý sýcaðýna Erzurum?daki katliam bölgelerini gezdirir. Erzurum?da Yanýk Deremiz var, insanlar katledildikten sonra yakýlmak suretiyle þehit ediliyor.
    Ardahan?da da 2003 yýlýnda araþtýrma merkezi olarak yanýk bir cami var. Eski adý Halil Efendi olan bu caminin adý Müslümanlarýn ibadet esnasýnda yakýldýklarýndan dolayý ismi Yanýk Camii?ne dönüþtürülmüþtür. Bunun önüne çok güzel bir de anýt yaptýrdýk. Bu bölgeleri gezen ABD?li general ile belediye baþkanýmýz arasýnda bir diyalog geçiyor. General, belediye baþkanýmýza "Erzurum?da Türkler mi çok, Ermeniler mi?? þeklinde bir soru soruyor Belediye baþkanýmýzýn, "Bakýn sayýn general, þehrin çeþitli yerlerinde þu gördüðün mezarlýklar gibi on katý kadar Türk mezarlýðý var. Þu gördüðünüz küçük mezarlýk ise Ermenilere ait. Erzurum?un ölüsü de Türk, dirisi de, Ermeniler ölülerini yemezler ya!..." sözlerinden sonra Amerikalý general Erivan?a gidiyor ve Ermeni katillerin elini sýkmama cesaretini gösteriyor.

    Gençlere sahip çýkýlmalý

    Ülkemiz gençlerle, büyük Atatürk?ün bize emaneti olan çaðdaþ, 21. yüzyýlýn tüm þartlarýný yerine getiren, bilimi kendisine rehber edinen bir ülke haline gelecektir. Kiþi baþýna düþen milli geliri süratle artýran, ekonomik kaynaklarý ve milli sermayesiyle geçinen, dýþ borcu olmayan, topraðýný para karþýlýðýnda satmayan (Ýnþallah toprak parayla satýlmaz, hele bizim topraðýmýz asla satýlmaz) bir ülke olacak.
    Bu ülke 21. yüzyýlda gençlerle yükselecek. Atatürk?ün bize emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti devleti sonsuza kadar hür, baðýmsýz, müstakil ve 20 milyon dolarlýk bir hayat standardý yaþayacaktýr. Gençlere diyorum ki; bugün çok derdiniz var, Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli meselelerinde, cumhuriyet rejiminin yaþatýlmasý ve korunmasýnda, devletimizin bekasý ve bütünlüðü noktasýnda Türkiye Cumhuriyeti devletinden yana olmak en büyük onur ve gururdur.



    ?Ermenistan?a kapýyý açalým? diyorlar

    Bölgemizde iþ adamlarýmýzla anlaþamadýðýmýz bir konu var. Sýk sýk da basýn önünde bunu tartýþýrýz. "Ermenistan?a kapýyý açalým " diyorlar.
    Sadece Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik mal alýþveriþi yapalým. 1 milyar dýþ ticaret hacmi olan bir ülke... Devamlý dýþ ticaret açýðý olan bir ülke... Baþta ABD olmak üzere batýlý ülkelerin finans yardýmýyla ayakta duran bir ülke... Bizim buradan elde edeceðimiz pazar en fazla 50 milyon dolar. 100 milyon dolar olmasý mümkün deðil, kola, bisküvi satmayla olmaz. Diðer tarafta iþ adamlarýmýza soruyorum, 1.5 milyon Azerbaycan Türk?ü çadýr hayatý yaþamakta. Bugün Azerbaycan?ýn yüzde 25 topraðý iþgal altýnda... Kapýmýzý dostumuza açmamýz lazým, düþmanlarýmýza deðil. Ermenistan?ýn düþmanlýklarý, yaptýklarý ortadadýr.

    Yorum yap


    • #3
      GÖKÇEK TRABZON'DA


      ANKARA Büyükþehir Belediye Baþkaný Ý.Melih Gökçek, Of ilçesinde Ýrfanlý Mahallesi Solaklý Köprüsü yanýndaki parkýn açýlýþ törenine katýlmak üzere bugün Trabzon'a geliyor. Of Belediye Baþkaný Oktay Saral'ýn davetlisi olarak gelecek Gökçek'in yeni parti kurma giriþimleri ile ilgili Trabzon'da önemli açýklamalar yapmasý bekleniyo

      Yorum yap


      • #4
        TÜRKÝYE ÇOK GERÝLERDE


        TRABZON - Trabzon Saðlýk Ýl Müdürlüðü tarafýndan düzenlenen 'Organ Baðýþý ve Organ Nakli' konulu sempozyum Hamamizade Ýhsan Bey Kültür Merkezi'nde yapýldý. Sempozyumun açýlýþýnda konuþan TBMM Saðlýk, Aile, Çalýþma ve Sosyal Ýþler Komisyonu Baþkaný AK Parti Trabzon Milletvekili Prof. Dr. Cevdet Erdöl, organ baðýþýnýn, hayatla yaþam arasýnda verilmiþ çok ciddi bir karar olduðunu belirterek Türkiye'nin bu konuda geliþmiþ ülkelerle kýyaslandýðýnda çok gerilerde olduðunu söyledi. Bunun nedenleri üzerinde duran Erdöl, en önemli nedenin 1979 yýlýnda çýkan Organ ve Doku Alýnmasý, Saklanmasý ve Nakli Hakkýndaki Kanun'la ilgili yönetmeliðin 21 yýl sonra ancak 2000 yýlýnda çýkarýlabilmesi olduðunu kaydetti. Erdöl, organ baðýþý konusunda da ilginç bir benzetme yaparak, "Ülkemizdeki insanlar, savaþlarda kanýný canýný vermekten çekinmezken, öldükten sonra çürüyüp gidecek olan organlarýný vermekten neden çekiniyor? Asýl sorulmasý ve cevap aranmasý gereken soru budur. Bu noktada da hekimler ve din adamlarýna büyük görevler düþmektedir" dedi.
        EÐÝTÝM VE BÝLÝNÇLENME ÞART
        Ankara Üniversitesi (AÜ) Týp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalý Organ Nakli Ünitesi'nden Prof. Dr. Sadýk Ersöz ise, Türkiye'nin organ nakli organizasyonlarý konusunda ve organ nakli talebinde çok geri sýralarda bulunduðuna dikkat çekerek, "Ülkemizde doktorlarýn çoðu ve hastalarýn büyük kýsmý organ nakli seçeneðinden haberdar deðiller. Bu konuda doktorlarýn eðitilmesi, hastalarýn da bilinçlendirilmesi gerekir" diye konuþtu.
        EN BÜYÜK ENDÝÞE DÝNÝ YÖNDEN
        Trabzon Ýl Müftüsü Ahmet Bulut da, organ baðýþý konusundaki en büyük endiþelerin dini kaynaklý olduðunu, Ýslam Dini'nde insanýn bedeninin hayatý gibi kutsal kabul edildiðini dile getirerek zaruret durumunda organ ve doku baðýþýnýn yapýlmasýna cevaz verildiðini söyledi. Ancak organ ve doku nakli konusunda Kur'an ve Sünnet'te açýk bir hüküm bulunmadýðýna da iþaret eden Bulut, "Ýslam Dini'nde insan yaþamý kutsal kabul edilmektedir. Bu kutsal insan yaþamýnýn devamý için de, zaruret söz konusu olduðunda gerekli þartlarýn yerine getirilmesi durumunda organ ve doku nakline cevaz verilmiþtir" diyerek bu þartlarý þöyle sýraladý: "Ölüden diriye yapýlacak organ naklinin dinen caiz olabilmesi için; organ baðýþýnýn zaruri olmasý, konunun uzmanlarý tarafýndan hastanýn bu tedaviye ihtiyacý olduðuna dair kanaat belirlenmesi, ölümden önce organý alýnacak kiþinin veya ölümünden sonra da mirasçýlarýnýn rýzasýnýn alýnmasý, týbbi ve hukuki ölümün kesinleþmesi, organýn bir ücret ve menfaat karþýlýðýnda verilmemiþ olmasý ve alýcýnýn da rýzasýnýn bulunmasý gerekir."
        KAFALARDAKÝ SORULARA AÇIKLIK GETÝRDÝ
        Organ nakli konusunda dini kaynaklý endiþelerin baþýnda, 'Ahiretteki diriliþ ve verilen organýn sorumluluðunun kimde olacaðý' konusundaki sorularýn geldiðinin altýný çizen Bulut, "Ýnancýmýza göre ahiretteki diriliþ cismani olarak gerçekleþecektir. Ýnsanlar bu durumda verdikleri organýn kimde dirileceðini merak etmektedirler. Halbuki organlar kýyamette tekrar asýl sahibine geri dönecektir. Sorumlulukta da Ýslam'da aslolan iradedir. Organýn asýl sorumlusu da haliyle bunu kullanan þahýs olmaktadýr, organýn bizatihi kendisi deðildir. Haliyle bu endiþe de yersizdir" þeklinde konuþtu.
        Sempozyumda ayrýca Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Týp Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Erciyes týbben ölümün nasýl gerçekleþtiðini, Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi'nden de Dr. Eyüp Kahveci organ baðýþýyla ilgili denekler üzerinde yapýlan anket çalýþmalarýyla ilgili istatistiki bilgiler verdi. Katýlýmýn oldukça yüksek olduðu sempozyumun çýkýþýnda katýlýmcýlardan organ baðýþýyla ilgili formlarý doldurmak suretiyle organ baðýþýnda bulunmalarý istendi.

        Yorum yap


        • #5
          ÇALINTI ARAÇ OPERASYONU


          VAKFIKEBÝR- Trabzon?un Vakfýkebir Ýlçesi Emniyet Müdürlüðü ekipleri tarafýndan, çalýntý olduklarý için Emniyet Müdürlüðü parkýna çekilen araçlar, Ankara Emniyet Müdürlüðü Kriminal Masasý?ndan gönderilen 3 uzman tarafýndan yerinde incelendi.
          Edinilen bilgilere göre, Ýlçe Emniyet Müdürlüðü ekipleri tarafýndan bir süredir devam eden operasyonlar sonucu çalýntý ve kaçak olduklarý anlaþýlan 7 araç, Emniyet Müdürlüðü parkýna çekilmiþti.
          Parkta bulunan ve özellikle AS 950 tipi 4 kamyon, yine AS 950 tipi bir kamyon motoru, 1 adet AS 950 tipi kamyon kupa ve þasesi ile 1 adet Kartal marka otomobil kriminal uzmanlar tarafýndan titizlikle incelendi.
          AS 950 tipi kamyonlara ait "Çenç" operasyonlarýnýn devam edeceði ve uzmanlarýn hazýrlayacaðý rapor doðrultusunda çalýntý araçlarýn gerçek sahipleri bulunarak araçlarýn kendilerine teslim edileceði öðrenildi.
          Yakalanan ve Ýlçe Emniyet Müdürlüðü Parký?na çekilen araçlarýn motor ve þasi numaralarýnýn sonradan deðiþtirilerek kullanýlmaya baþlandýðý anlaþýldý.

          Yorum yap

          Haz?rlan?yor...
          X