Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Trafik kazalarýnda tahsil sorunu

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Trafik kazalarýnda tahsil sorunu

    TRAFÝK KAZALARINDA TAHSÝL SORUNU

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Týp Fakültesi Farabi Hastanesi Baþhekimi Prof. Dr. Tevfik Özlü,açýklama yaptý.
    Gerek devlet, gerek üniversite gerekse özel hastanelerin trafik kazalarýndaki tedavi giderlerinin tahsili konusunda büyük sorunlar yaþadýðý belirtildi.
    Konuyla ilgili açýklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Týp Fakültesi Farabi Hastanesi Baþhekimi Prof. Dr. Tevfik Özlü, son günlerde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) artýk trafik kazalarýyla ilgili tedavi giderlerini ödenmeyeceði ve bu giderlerin hastanelerce, zorunlu mali sigorta kapsamýnda sigorta þirketlerinden tahsil edilmesi gerektiðini açýkladýðýný hatýrlattý.
    Konuyla ilgili mevzuatta “Hastanelerine baþvuran trafik kazazedelerinin tedavi hizmetlerine ait hizmet bedellerinin kazaya neden olan aracýn trafik sigortasýný düzenleyen sigorta þirketine fatura edilmesi, ancak kazazedenin kusur oraný kadarýnýn zorunlu mali sorumluluk sigorta kapsamý dýþýnda kaldýðý için kiþinin sosyal güvencesinden tahsil edilmesi” ifadelerinin bulunduðunu kaydeden Prof. Dr. Tevfik Özlü “Ne var ki, ilgili kanun ve genelgelerde yer alan tahsilatýn hastanelerce nasýl uygulanacaðý açýk olmayýp, uygulanmasýnda ciddi sorunlar ve belirsizlikler söz konusudur.
    Bundan dolayýdýr ki, 1983 yýlýnda kabul edilen 2918 sayýlý Karayollarý Trafik Kanunu'nun açýk hükmüne raðmen 1983'ten beri kanunda emredilen þekilde bu giderlerin sigorta þirketlerinden tahsil edilmesi mümkün olmamýþtýr. Bu belirsizlikleri gideren ve Kanunun ne þekilde uygulanacaðýný açýklayan hukuki düzenlemeler yapýlamadýðý için, 2004 yýlýndan itibaren Saðlýk Bakanlýðýnýn ciddi gayreti; mükerrer genelge ve yazýlarýna raðmen bir türlü uygulamaya geçilememiþtir” dedi.
    Sözü edilen kanun hükmünün uygulanmasýna engel olan sorunlar ve belirsizlikleri sýralayan Baþhekim Tevfik Özlü, þunlarý söyledi:
    “Trafik kazasý sonrasý hastanemize apar topar baþvuran trafik kazazedelerinin çoðu olay yeri kaza tespit tutanaðý ibraz edememektedir. Bundan öte olgularýn önemli bir kýsmýnýn, yanýnda geçerli bir kimlik belgesi bile bulunmamaktadýr. Bazý kazazedeler ise, olayý jandarma veya polise intikal ettirmeksizin hastaneye baþvurmaktadýrlar. Hastane polisleri, bu olgulara kaza ile ilgili dosya açmanýn kendi yetki ve sorumluluklarýnda olmayýp, ilgili bölge karakollarýna ait olduðunu ifade etmektedirler.
    Ayaktan tedavi edilen olgularýn arasýndan gerekli müdahale ve tedavileri tamamlanýp taburcu edildikten sonra -ýsrarlý taleplerimize raðmen- olay yeri kaza tespit tutanaðýný ve kimlik belgesini hastanemize ulaþtýranlarýn sayýsý ise çok azdýr. Bu olgulara ait kaza tespit tutanaklarýný üçüncü taraflardan temin etmemiz çok güç olmakta; karakollarla, savcýlýklarla mükerrer yazýþmalarý gerektirmekte, buna raðmen bir çoðunda sonuç alýnamamaktadýr.
    Genellikle saðlýk ekipleri jandarma veya trafik polislerinden önce olay yerine intikal edip, yaralýlarý hastanelere taþýdýklarýndan veya yaralýlarýn kendi çabalarý veya etraftakilerin yardýmlarýyla hastanelere gitmelerinden/götürülmelerinden dolayý, trafik ekiplerince oluþturulan olay yeri kaza tespit tutanaðýnda kazaya karýþanlarýn tümünün adlarý bulunmayabilmektedir. Bu durumda söz konusu kiþilerin tedavileriyle ilgili olarak, sigorta þirketi ödeme yapmamaktadýr.
    Bundan öte, sigorta þirketleri, sadece olay yeri tespit tutanaðýyla yetinmemekte, ifade tutanaðý, sigorta poliçesi, kimlik belgesi ve mahkeme kararý örneklerini de talep etmektedir. Kaza geçirerek, apar topar hastaneye koþan/getirilen bir kazazedenin, yola çýkmadan önce bunlarý yanýna almasýný beklemek ne kadar makul ve gerçekçidir? Tedavisi tamamlanýp taburcu edilen bir kiþinin sonradan bunlarý temin ederek hastanemize ulaþtýrmasýný saðlayacak herhangi bir yaptýrým da yoktur. Bu nedenle sigorta þirketlerince istenen belgelerin temini pratik olarak mümkün olmamaktadýr.”

    TRAFÝK KAZALARINDA PROSEDÜR SORUNU

    “Yanýnda olay yeri kaza tespit tutanaðý veya kimlik belgesi bulunmadan, 'trafik kazasý geçirdiðini' söyleyerek hastanemize baþvuran veya getirilen olgularýn hangi prosedürle kabul edileceði belli deðildir” diyen Özlü, açýklamasýný þöyle sürdürdü:
    “Bunlarý SGK hastasý olarak iþlem yapamayýz. Paralý hasta gibi kabul edip ücret veya senet talep edemeyiz. Hastanýn daha sonra kaza tespit tutanaðýný ve kimlik belgesini bize getireceðini umarak, her türlü tedavisini yapýp, ücret almaksýzýn göndermemiz gerekiyor. Kazazede bir daha görünmezse, verdiði kimlik bilgileri, adres ve hatta trafik kazasý geçirdiði beyaný doðru çýkmazsa, ücreti kimden ve nasýl tahsil edeceðiz? Bu durumda, ortaya çýkacak kamu zararýný kim karþýlayacaktýr? Trafik kazasý olarak baþvuran her olgu olayýn maðduru deðildir. Kazaya neden olan kiþi de yaralanabilir. Ya da kazaya yol açan araçtaki diðer yolcular da hastaneye trafik kazasý vakasý olarak baþvuracaklardýr. Bu durumda, aracýn zorunlu mali sorumluluk sigortasý ödeme yapmamaktadýr. Oysa, 2918 sayýlý Karayollarý Trafik Kanunu'nun zorunlu mali sorumluluk sigortasý dýþýnda kalan hususlarý belirleyen 92. Maddesi'nin B fýkrasýnda yer alan 'Ýþletenin; eþinin, usul ve fürunun, kendisine evlat edinme iliþkisi ile baðlý olanlarýn ve birlikte yaþadýðý kardeþlerinin mallarýna gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler' ifadesinden iþletenin (araç sürücüsü ve yakýnlarýnýn) sadece mallarýna gelen zararlarý kapsam dýþýnda tutup, bedensel zararlarýný sigorta kapsamý dahilinde mütalaa ettiði açýkça anlaþýlmakta iken, Saðlýk Bakanlýðý Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüðü'nün konuyla ilgili 21.03.2006 tarihli ve 5376 sayýlý Müsteþar imzalý 2005/37 sayýlý genelgesinde 'sürücünün tedavi giderlerinin sigorta þirketlerince karþýlanmadýðýndan' söz edilmektedir. Yine, 03/07/2002 tarihli ve 24804 nolu Resmi Gazete'de yayýnlanan Karayolu Trafik Garanti Sigortasý Hesabý Yönetmeliði'nin Hesaptan Karþýlanmayacak Zararlarý sýralayan 14. Maddesi'nin C fýkrasýnda da 'Kazaya neden olan aracýn, iþleten veya sürücüsü tarafýndan ileri sürülecek zararlar' denilerek, iþleten veya sürücünün mallarýna gelen veya bedensel zarar ayrýmý yapýlmamýþtýr. Bu durum da Kanuna aykýrý düþmektedir. Bu hatalý algý/anlayýþ, sigorta þirketlerini yükümlü olduklarý faturalarý ödememeye itmiþtir. Bu durumda trafik kazasýnda yaralanan sürücülerin ve yakýnlarýnýn tedavi giderleri nasýl ve kim tarafýndan karþýlanacaktýr? SGK, bu olgular için de ödeme yapacak mýdýr? Kazaya neden olan araçtakilerle, kazaya uðrayan araçtakiler veya yayalar hastanemize çoðunlukla birlikte gelmektedirler. Bu kiþilerin hangisinin hangi araçta bulunduðu ve olayla ilgili sorumluluk ve pozisyonlarý da bu sýrada çoðunlukla bilinmemektedir. Bu durumda hangisinin SGK'lý hasta olduðunu nasýl anlayýp, provizyon alacaðýz? Hangi kiþileri zorunlu trafik mali sorumluluk sigortasý hastasý kabul edip, buna göre iþlem yapacaðýz? Kazazedenin ibraz etmediði belgeleri hastanemiz nasýl temin edecektir? Kazanýn olduðu yeri, ilgili karakolu, kazaya karýþan taraflarý, ilgili sigorta þirketlerini ve olayý takip eden mahkemeyi tespit edip, hukuki süreci izleyip giderlerini kime ne oranda fatura edeceðine karar vermesi ve fatura eklerini tamamlamaya çalýþmasý bir hastanenin yapmasý gereken iþ midir? Bu uygulamayla hastanelere, saðlýk hizmeti vermek dýþýnda: olay yeri kaza tespit tutanaðý, ifade tutanaðý ve adli raporu elde etme; ilgili emniyet veya jandarma karakoluyla, savcý ve mahkemeyle yazýþma; kazayla ilgili hukuki süreci izleme ve buna göre fatura düzenleme sorumluluðu getirilmektedir ki, bir hastane için bu hiç de makul bir yük deðildir. Ayrýca mahkemeye intikal etmiþ bir olayla ilgili bilgi ve belgelerin, hastanemizce talep edilse bile mahkeme tarafýndan bunlarýn bize verilmesi ve hastane çalýþanlarýyla paylaþýlmasý –gizlilik prensibi ve soruþturmanýn tamamlanmamýþ olmasý gibi nedenlerle- her zaman mümkün olmamaktadýr.”

    “KAZAZEDE KABUL ETTÝÐÝMÝZ ÝÇÝN CEZALANDIRILIYORUZ”

    Prof. Dr. Tevfik Özlü, söz konusu giderlerin sigorta þirketlerinden tahsili için olay yeri kaza tespit tutanaðýnda kazanýn oluþumunda sorumluluk oranlarýnýn belirlenmiþ olmasý gerektiðini hatýrlatarak “ Oysa bize olay yeri kaza tutanaðý ibraz eden az sayýda kazazedenin ellerindeki tutanaklarda da çoðu zaman kusurlu taraf ya da kusur oranlarý yer almamaktadýr. Bu durumda kusur oranýnýn belirlenmesi mahkemelere kalmaktadýr. Bu durumda bilirkiþi raporlarý, itirazlar derken, süreç yýllarca sürebilecek ve tedavi ücretinin tahsili çok fazla (tahminen ortalama 3 yýl) gecikebilecektir. Gecikmeden de öte, bu olgularda ödeme için zamanaþýmý süresi 2 yýldýr. Bu durum, ilgili hizmeti veren hastanemizin zarara uðratýlmasý ve adeta hasta kabul ettiði için cezalandýrýlmasý anlamýna gelmektedir” diye konuþtu.
    Yaþanan bir baþka belirsizliðin zorunlu trafik sigortasý kapsamýnda sigorta þirketlerince ödenecek olan tedavi giderlerinin kapsamýyla iliþkili olduðunu kaydeden Prof. Dr. Özlü “Örneðin: sigorta þirketleri tarafýndan ödenecek olan tedaviler, sadece ilk baþvuruyla sýnýrlý mýdýr? Çünkü çoðu zaman, bu olgularýn tedavileri ve önceki saðlýklarýna kavuþmalarý uzamakta mükerrer baþvuru ve yatýþlarý gerektirmektedir. Kazanýn yol açtýðý psikolojik travma; sakatlanma ve yaþam kalitesindeki bozulmanýn iyileþtirilmesiyle ilgili psiko-sosyal takip ve tedaviler; rehabilitasyon hizmetleri; oluþan yara izlerinin giderilmesine dönük estetik cerrahi giriþimler de sigorta kapsamýnda mýdýr? Örneðin, kazazedenin olaydan 6 ay sonra psikiyatri veya fizik tedavi polikliniðine baþvurmasý durumunda, yine trafik kazasý olgusu olarak kabul edilip faturasý sigorta þirketine mi gönderilecektir? Her baþvuruda bu olgunun faturasýna olay yeri kaza tespit tutanaðý, ifade tutanaðý ve adli rapor ilave edilecek midir? Trafik kazasý nedeniyle yatarak veya ayaktan tedavi edilmekte olan hastada kazayla alakalý olmayan bir baþka saðlýk sorunu saptandýðýnda, bu sorun görmezden mi gelinecek yoksa, bu sorunla ilgili muayene, tetkik ve tedaviler ayrýca mý fatura edilecektir? Tedavisi tamamlanan hastanýn faturasý kazadaki sorumluluk oranýna göre, nasýl ikiye bölünecek ve iki ayrý yere nasýl faturalanacaktýr? Faturalar toplam tutar üzerinden mi, verilen hizmet kalemleri üzerinden mi ayrýþtýrýlacaktýr? Bu gibi sorunlara çözüm bulunmadan ve belirsizlikler ortadan kalkmadan, 26 yýldýr bir türlü uygulanamayan bir kanun hükmüne dayanarak, SGK'nýn trafik kazazedelerine ait tedavi faturalarýný ödemeyeceðini açýklamasý, sigortaladýðý insanlara en zor anlarýnda saðlýk hizmeti veren hastanelerin cezalandýrýlmasý anlamýna gelecektir. SGK'nýn bu kararý, tüm saðlýk kurumlarý için konuyu çok önemli ve öncelikli bir gündem haline getirmiþtir. Eðer bu soruna acilen bir çözüm bulunmazsa, ister kamuya, isterse özel sektöre ait olsun hiçbir hastane bu yükün altýndan kalkamaz” þeklinde konuþtu.

    YAPILMASI GEREKEN HUKUKÝ DÜZENLEMELER

    Yapýlmasý gereken hukuki düzenlemeler ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Özlü, þu uyarýlarda bulundu:
    “Öncelikle trafik kazazedelerinin tedavi giderlerinin, kazaya neden olan aracýn kusuru oranýnda sigorta þirketine faturalandýrýlmasý uygulamasýndan vazgeçilmelidir. Kaza tespit tutanaklarýnda kusur oraný her zaman belirtilmemekte, üstelik belirtilse bile sigorta þirketleri buna itiraz etmekte ve olay mahkeme kararýna kalmaktadýr. Bu nedenle, eðer tek aracýn karýþtýðý bir trafik kazasý ise, tedavi giderlerinin tümünü söz konusu aracýn sigorta þirketi ödemelidir. Çok aracýn karýþtýðý trafik kazalarýnda da hastane, olayla iliþkisi olan herhangi bir aracýn zorunlu mali sorumluluk sigortasýndan tüm tedavi giderlerini tahsil edebilmelidir. Sonradan mahkeme kararýna göre, ödemeyi yapan sigorta þirketi, diðer araçlarýn sigorta þirketlerine veya kazayla ilgili sorumluluðu olan diðer taraflara rücu ettirmelidir. Suiistimalleri önlemek amacýyla sürücünün malýna gelen zararlarýn karþýlanmamasý uygulamasýna devam edilse bile, kazaya neden olan aracý kullanan sürücünün ve yakýnlarýnýn tedavi giderleri de zorunlu mali sorumluluk sigortasý kapsamýnda ödenmelidir. Hastanelerin, olayla iliþkili olarak ayný anda kendisine baþvuran hastalardan hangisinin aracý kullanan sürücü, hangisinin yolcu, hangisinin diðer aracýn sürücüsü olduðunu ayýrt etme, buna göre fatura düzenlemelerini beklemek gerçekçi deðildir. Kaza tespit tutanaklarýnda çoðu zaman olaya karýþan kiþilerin tümünün adlarý ve konumlarý (sürücü, sürücünün usul veya füruðu, yolcu, yaya, karþý aracýn sürücüsü) bilgisi yer almamaktadýr. Üstelik bedene gelen bir zararýn karþýlanmasýnda sürücü ile yolcu, yaya ayrýmý yapmanýn mantýksal bir gerekçesi ve etik izahý da olamaz. Sigorta þirketlerinin, trafik kazazedelerinin tedavi giderlerini ödemek için mahkeme kararýný beklemelerinin önüne geçilmelidir. Sigortaladýklarý aracýn söz konusu kazayla iliþkisini ortaya koyan olay yeri kaza tespit tutanaðý veya görgü tespit tutanaðý ile hastanelerin tuttuðu kayýtlar esas alýnmalý ve bunlara göre 8 gün içinde ödeme yapýlmalýdýr. Ödemeyi zamanýnda yapmayan þirketler için aðýr yaptýrýmlar getirilmeli ve tahsil sürecinin gecikmesini önleyecek hukuki düzenlemeler yapýlmalýdýr. Hastane kayýtlarý, ödeme için geçerli belge olarak kabul edilmelidir. Genellikle saðlýk ekipleri, jandarma veya trafik polislerinden önce olay yerine intikal edip, yaralýlarý hastanelere taþýdýklarýndan veya yaralýlarýn kendi çabalarý veya etraftakilerin yardýmlarýyla hastanelere gitmelerinden/götürülmelerinden dolayý, trafik ekiplerince oluþturulan olay yeri kaza tespit tutanaðýnda kazaya karýþanlarýn tümünün adlarý/bilgileri bulunmayabilmektedir. Bu durumda sigorta þirketi kaza tespit tutanaðýný bahane ederek, söz konusu kiþilerin tedavileriyle ilgili olarak ödeme yapmamaktadýr. Oysa bu kiþilerin trafik kazasý nedeniyle bedensel zarar gördükleri hem kendilerinin hem de onlarý hastaneye getiren kiþilerin (112 il yardým ve acil servis hizmeti ekipleri, o sýrada olay yerinde bulunup yararlýlarý saðlýk kurumuna taþýyan gönüllüler, kazazedenin yakýnlarý, vb) ifadelerinden; yapýlan týbbi muayene ve deðerlendirmeler sonucu elde edilen bulgulardan anlaþýlmakta ve týbbi kayýtlar yanýnda hastane polisi tarafýndan da bu durumlarý tespit edilip kayýt altýna alýnmaktadýr. Kaza tespit tutanaðýnda var olmayan bir çok bilgi, bu kayýtlarda yer almaktadýr. Dolayýsýyla kaza tespit tutanaklarýyla beraber, hastane kayýtlarý da ödemede esas alýnmalýdýr.”
    Kaza tespit tutanaðýný ibraz etmenin hastanýn sorumluluðunda olmasý gerektiðine dikkat çeken Özlü “Dolayýsýyla trafik kazasý olarak hastaneye baþvuran kiþiler, gerek baþvuru anýnda veya o sýrada elinde mevcut deðilse, taburcu edildikten sonra 5 gün içinde kaza tespit tutanaklarýný hastaneye ibraz etmediklerinde, tedavi giderleri kendilerinden tahsil edilebilmelidir.
    Bu önerimizin dikkate alýnarak, gerekli giriþimlerin ve düzenlemelerin yapýlmasý acil beklentimizdir” dedi.




    01.01.09
Haz?rlan?yor...
X