Duyuru

Collapse
No announcement yet.

9 Kasým 2006 Haber

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • 9 Kasým 2006 Haber

    VAKFIKEBÝR'DE PANÝK



    Trabzon'un Vakfýkebir Ýlçesi Devlet Hastanesi'nde dün öðlen saatlerinden sonra adeta izdiham yaþandý. Belediye sýnýrlarý dahilindeki bütün okullardaki öðrencialer mide bulantýsý, kusma ve ishal þikayetleriyle Vakfýkebir Devlete Hastanesi'nin acil servisine müracaat ettiler. Akþam saatlerine kadar halen hasta yoðunluðu devam ederken 300 çocuðun ayný þikayetten müracaatta bulunduðu belirtildi.
    Hastanede sadece iki pratisyen hekimin bulunduðu ve ilaç yazma konusunda hastalara yetiþemedikleri gözlemlenirken, akþam saatlerine kadar Saðlýk Grup Baþkaný'nýn yanýsýra, Hastane Baþhekimi'nin Hastaneye gelerek doktor takviyesi yapmamasý ise dikkatleri çekti. Hasta yakýnlarý ise zaman zaman hastanede zor anlar yaþarken, þikayetlere içme sularýndaki koli basilinin sebep olabileceði ihtimali üzerinde duruluyor.
    Geç saatlere kadar özel araçlarýyla ayný þikayetlerle hastaneye g
    elen vatandaþlar, en azýndan bir uzman doktorun hastanede bulunmasý gerektiðini ifade ederek, "Bu kadar insan ayný þikayetten hastaneye gelmiþ ve sadece iki pratisyen doktor yetiþmeye çalýþýyor. Kimse çýkýp da bize bu konuda bir açýklama yapmadý. Bu ani hastalýðýn sebebini yetkililer açýklamalý" diye konuþtular.


  • #2
    KENDÝ DÜÞÜNCEMÝ DESTEKLEMEM YASAKLANAMAZ





    1 Mayýs'ta Ýstanbul'da uygulanan sokaða çýkma yasaðýna tepkiler çýð gibi büyüyordu. Genelkurmay Baþkaný Kenan Evren, "ordunun çýkar çekiþmelerine alet edilmemesini" istedi.
    Hükümet içinde de istifalar birbirini izlemeye baþladý. 4 bakan arka arkaya hükümetten ayrýldý. 18 aylýk iktidarýn sonunda Ecevit, yenilgisini kabul etmek için son bir darbe bekler gibiydi. O da 14 Ekim 1979 ara seçimleriyle geldi. CHP son seçimlerde yakaladýðý yüzde 41.4'lük oy oranýndan yüzde 29.1'e düþmüþtü. 'Geleneksel oy oraný'na...
    Ýki gün sonra 16 Ekim 1979'da Ecevit, istifa etti. Hezimetin hesabý 4 Kasým 1979'da toplanan 8. Olaðanüstü Kurultay'da görülecekti. Hiç kimse bunun CHP'nin son kurultayý olduðunun farkýnda deðildi.
    > ÝNÖNÜ'NÜN ÝZÝNDEN:
    YA BEN YA ONLAR
    'Genel merkezciler', 'Topuzcular', 'Baykalcýlar', 'Sol muhalifler' ve tek baþýna Bülent Ecevit... Gruplar,
    acýmasýzca eleþtirdikleri Ecevit'in genel baþkanlýðýnda hemfikirdi, asýl çekiþme parti yönetimi için yaþanýyordu. Ecevit'in buna izin vermeye niyeti yoktu. Son kozunu oynadý, "Bir yanda katý hizipçiliði hak olarak gören liste, bir yanda da katý hizipçiliði reddeden bir anlayýþ bulunmaktadýr. Ben katý hizipçiliði reddeden bir ekiple görev yapabilirim. Eðer Kurultay bana bu olanaðý verirse genel baþkan olarak görevimi sürdürürüm. Þayet kurultay bu olanaðý vermezse, görevimi genel baþkan olmadan da partimde sürdürebilirim."
    Ecevit, "Ya ben ya onlar" diyordu. Kurultay, Ecevit'siz CHP'yi göze alamamýþtý.
    Ancak 12 Eylül 1980'de ülke yönetimine el koyan askerler CHP'li delegeler gibi düþünmüyordu. Onlar, Ecevit, Demirel, Erbakan, Türkeþ gibi siyasilerin siyasetten el çekmesinden yanaydý. Ecevit 13 Eylül sabahý, siyasi rakipleriyle birlikte Hamzakoy'a gönderildi. Yaklaþýk bir ay süreyle Hamzakoy'da TSK'nýn gözetiminde tutuldu ve siyasi rakipleriyle birlikte siyasetten yasaklandý. Atatürk'ün kurduðu CHP'nin üçüncü genel baþkaný, 15 Eylül 1981'de de partisinin kapýsýna kilit vurulduðuna da tanýk olacaktý.
    > YASAKLI YILLAR
    Hamzakoy'da bir aylýk 'zoraki misafirlik' dönemi sona eren Ecevit, siyasetten de yasaklanmýþtý. Ancak, asker kýþlasýna dönünce yeniden siyaset yapacaðýna dair umutlarý, henüz tükenmemiþti. Nitekim, Orgeneral Haydar Saltýk'ýn 28 Ekim 1980'de yabancý gazetecilerle yaptýðý basýn toplantýsýndaki esnek yaklaþýmý, bu konudaki umutlarý beslemiþti. Ancak asker, derhal bu türden yanlýþ anlamalarýn önüne geçecekti. MGK Genel Sekreterliði'nce 29 Ekim'de yayýmlanan ve özetle "Bay Demirel ve Bay Ecevit bir daha partilerinin baþýna geçemeyecekler" diyen bildiri, Ecevit'in CHP'den istifa etmesine yol açacaktý.
    Görünürde CHP ile Ecevit'in yollarý, askerin baskýsýyla ayrýlmýþtý. Ancak, daha Hamzakoy'dayken kaleme aldýðý bir yazýda, 12 Eylül koþullarýnda siyaset yapabilmesinin yolunun CHP genel baþkanlýðýndan ayrýlmak olduðunu düþündüðünü ortaya koyuyordu
    CHP'lilerse Ecevit'in 12 Mart'tan sonra yaptýðý gibi istifa etmesinden korkuyordu. Ecevit, Hamzakoy'dan Ankara'ya döner dönmez soluðu Or-An'da aldýlar. Neyseki Ecevit de onlar gibi düþünüyordu: "Evet. Durum farklýdýr. 12 Eylül, Osmanlý dönemi dahil en radikal müdahaledir. Bunlar partileri de kapatacaklar. Sanýlýyor ki, film koptu, koptuðu yerden baðlanacak ve devam edecek. Hayýr, film devam etmeyecek. Vizyona yeni film sürecekler."
    > ECEVÝT BÝR YANA,
    CHP BÝR YANA
    Ancak hesaplar alt üst olmuþ, Ecevit ve CHP'nin yollarý ayrýlmýþtý. Ecevit, resmi sýfatlarýndan sýyrýlýp mücadeleye karar verdiðinde CHP yönetimi ise Ýnönü'nün ünlü "Asker baþarýlý olduðu zaman kýþlaya döner" sözünün gereðini yerine getirmeyi bunu çabuklaþtýrmak için 12 Eylül yönetimine yardýmcý olmayý benimsiyordu.
    Ecevit bir yöne CHP baþka bir yöne çoktan yönelmiþti, istifa sadece bu süreci hýzlandýracaktý.
    > SÝYASÝ PARTÝLER
    KAPATILIYOR
    15 Eylül 1981'de Milli Güvenlik Konseyi, 9 maddelik bir yasayla siyasi partileri kapatmýþtý. CHP'nin mallarýna da diðer partiler gibi el konulmuþtu. Ecevit buna sessiz kalamazdý, Devlet Baþkaný Kenan Evren'in kararý açýklamasýndan sonra 'yanýt hakký'ný kullanarak bir yazý kaleme almýþ ancak bildirisi, ne TRT'de ne de basýnda yayýnlanmamýþtý. Ecevit, CHP'li arkadaþlarýndan da benzer tepkiler göstermelerini istedi. 'Sizinki dahi yayýmlanmadý' gerekçesiyle kabul edilmedi. "Anayasa Mahkemesi'ne baþvurun" dedi, "Tüzel kiþi deðiliz" dediler. Ecevit ýsrar etti, "Siz dava açýn, onlar geri çevirsin." Dinletemedi.Ve yollar bir daha kesiþmemek üzere ayrýldý.

    Cezaevi yýllarý...
    52 numaralý bildiri ayný zamanda Ecevit'i cezaevine göndermenin de zemini olacaktý. CHP'nin kapatýlmasýndan sonra Evren'in bu kararý savunmak için yaptýðý konuþmaya yanýtýný TRT'ye gönderen Ecevit, yayýmlanmayan yazýsý için 52 numaralý bildiriye aykýrý davranmak suçlamasýyla cezaevine gönderilecekti. (6)
    3 Aralýk 1981'de cezaevine giren Ecevit, "Cezaevine, oradaki yalnýzlýða içerlemedim de" diyordu, "Mahkemelerdeki tenhalýk üzücüydü".
    2 Þubat 1982'de, yaklaþýk iki ay sonra cezaevinden çýkan Ecevit'in, birkaç gün sonra Hollanda televizyonu NCRV'ye verdiði demeç de 52 numaralý bildiriye aykýrý bulunmuþtu. Bir de Alman Der Spiegel dergisine "Atatürk'ün Mirasý ve Türk Demokrasisinin Hali" baþlýklý bir yazý yazmýþtý. Hakkýnda dava açýldý. Danimarkalý gazeteci Jan Stage'nin Politiken gazetesine yazdýðý makaleden ötürü 10 Nisan 1982'de Ankara'da Askeri Dil Okulu'nda gözaltýna alýndý. Ecevit, Danimarkalý gazeteciye demeç vermekle suçlanýyordu. Ecevit'in gazeteciyi kabul ettiði doðruydu, ancak 52 numaralý bildiri nedeniyle demeç veremeyeceðini söylemiþti. Gözaltýna alýndýktan iki gün sonra Ankara 2 Numaralý Sýkýyönetim Mahkemesi, savcýlýðýn iddiasýný yerinde görmemiþ ve Ecevit'in tutuklanmasýna mahal olmadýðýna karar vermiþti. Ecevit'in Askeri Dil Okulu'ndan çýkmasý bekleniyordu ki, bu kez Hollanda televizyonuna verdiði bir baþka demeç nedeniyle gözaltýna alýndý. Ecevit gözaltýndayken, Sýkýyönetim Komutanlýðý, Ecevit'in tutuklanmasýna mahal olmadýðý yönündeki mahkeme kararýna itiraz etti ve bir kez daha tutuklanmasýný talep etti. Ecevit bu kez tutuklandý. Danimarkalý gazetecinin de tanýklýðýyla Ecevit 3 Haziran 1982'deki ilk duruþmada beraat etti.
    Ancak Hollanda televizyonuna verdiði demeç ve Der Spiegel'e yazdýðý yazýnýn davasý sürüyordu. Ecevit, 'Türkiye hakkýnda görüþ bildirdiði' gerekçesiyle 2 ay 27 gün hapis cezasýna çarptýrýldý. Ancak ilk mahkumiyetinde tahliye süresi dolmadan ikinci kez suç iþlediði için cezasý bir ay artýrýldý.
    > ARAYIÞ
    Ecevit, siyaset yapmanýn yollarýný arýyordu. Bunu, 'Arayýþ' adýný verdiði dergi aracýlýðýyla yapacaktý. 21 Þubat 1981'de yayýn hayatýna baþlayan Arayýþ, bir yandan yeniden toparlanmanýn aracýydý, bir yandan da 12 Eylül rejimine muhalefetin.
    Ecevit'in Arayýþ'ýn 7. sayýsýnda kaleme aldýðý ve 12 Eylül yönetimini iþkence yapmakla suçlayan 'iþkence' baþlýklý yazýsý, derginin kapatýlmasýna neden olacaktý. Çkan 15. sayýsýnda ise Ecevit, muhalefetin dozunu daha da yükseltecekti. 'Adalete Karþý Adaletsizlik' baþlýklý yazýda Ecevit þunlarý söylüyordu:
    "Ýnsanlar bir ölçüye kadar özgürlük kýsýntýlarýna, baskýya, zulme katlanabilirler, ama haksýzlýða, adaletsizliðe katlanamazlar. En zayýf, en ürkek insan bile haksýzlýk, adaletsizlik karþýsýnda tepki duyar ve tepkisini hiç beklenmedik ve ölçüde açýða vurabilir." Milli Güvenlik Kurulu'nun yanýtý ünlü 52 numaralý bildiriyle geldi, Ecevit'e 'yazý yasaðý' konuldu.

    Evren?den geç gelen itiraf

    ECEVÝT'ÝN büyük mücadele verdiði 12 Eylül askeri darbesinin bir numaralý ismi Kenan Evren, Ecevit'in Hamzakoy'da gözetim altýnda tutulmasý ve 2 ay hapis cezasýna çarptýrýlmasý nedeniyle büyük üzüntü duyduðunu açýkladý. Evren þöyle dedi:
    "12 Eylül zamanýnda Ecevit de parti baþkaný olduðu için onu da göndermek zorunda kaldýk. Bunu ona kýzgýn olduðum için yapmadým. Ayrým yapamazdým. Bu benim kararým deðildi, Türk Silahlý Kuvvetlerinin kararýydý. Ama bu karardan çok üzüntü duydum. Kýbrýs Barýþ Harekatý her babayiðidin alabileceði bir karar deðildi. Ýyi ki o zaman Ecevit gibi cesur bir adam vardý."
    Yaþý Ecevit'ten büyük olan 90 yaþýndaki Evren, "Karaoðlan" dediði Ecevit'in cenazesinde hazýr bulunacaðýný ancak cenazeler konusunda son derece þanssýz olduðunu belirterek, "Bütün cumhurbaþkaný ve baþbakanlarýn cenazelerine katýldým. Hatta Atatürk'ün cenazesinde, top arabasýnýn arkasýnda çelengi taþýyan bendim. Ýnþallah bu son olur" dedi.

    Anýlarýndan....
    Gazete alacak para bulamýyordu

    Ecevit siyasete girdikten ve CHP Genel Baþkaný olduktan sonra özel yaþamlarýndaki en önemli deðiþiklik, ilk kez kendilerine ait bir ev için kooperatife giriþleri oldu. Or-An sitesinde bir eve girmiþler, 2 bin lira taksitle ev sahibi olmuþlardý. Ancak 12 Eylül sonrasý yine yalnýzlýk günleri baþladý. Ecevit'in mahkumiyeti her ikisi için de þok oldu. Uzun bir aradan sonra ilk kez ayrýlacaklardý. Daha da kötüsü maddi sýkýntý içine düþmüþlerdi. Ecevit koðuþ arkadaþý Þerafettin Elçi'ye "Benim param yok, o nedenle çok gazete alamýyorum" diye dert yanmýþtý.

    Yorum yap

    Haz?rlan?yor...
    X