Duyuru

Collapse
No announcement yet.

trabzon tarihi geliþimi

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • trabzon tarihi geliþimi

    <table align="center" border="0" cellpadding="4" cellspacing="8" width="452"><tbody><tr><td valign="top">
    </td> </tr> <tr> <td> </td> </tr> <tr> <td> Bilinen tarihi geçmiþi en az 4000 yýl öncesine dayanan Trabzon,konumu itibarýyla tarihin bütün evrelerinde tüm dünyanýn ilgisinin çekmiþ ender kentlerden biridir

    TRABZON
    Coðrafi önemi, tam bir geçim noktasýnda bulunmasý, deðiþik
    medeniyetlere ev sahipliði yapmasý Trabzon'u önemli kýlan etkenlerin baþýnda gelmektedir. Böylesine köklü geçmiþe sahip bir kentin kültürel hayatý da renkli olmak zorundadýr.
    Bir kere Trabzon bildiðimiz "kent kültürü"nü yüzyýllardan bu
    yana bünyesinde yaþatmaktadýr.Ticari ve idari merkez olarak
    Trabzon'da yüzyýllarýn ötesinden bu yana kurulu bulunan eðitim-kültürticaret merkezlerinin varlýðý ketin etrafýyla birlikte canlý ve süregelen bir kültürel birikime sahip olduðunun
    göstergesidir.

    Büyük Türk Padiþahý Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u 1461'de fethinden sonra daha da geliþen
    Trabzon'da kültür kurumlarýnýn varlýklarýna bir çok tarihi belgede rastlamamýz mümkündür.

    Cumhuriyetin ilanýndan sonra Mustafa Kemal ATATÜRK'ün "Halký zeki, üretken,
    giriþimci ve çalýþkan" olarak nitelendirdiði Trabzon'da çok gayretli çalýþmalar yapýlmýþ, eðitim ve kültür hareketlerine büyük önem verilmiþtir.

    Dünyaca ünlü gezginlerin ziyaret ettiði Trabzon, yüzyýllar boyunca, bütün dünyanýn ilgisini çekmiþtir. Ksenophon'dan, Evliya Çelebi'ye, Fallmerayer'den, Frunze'ye kadar yüzlerce seyyahýn ziyaret edip düþüncelerini tarihe birer belge olarak aktardýklarý "seyahatnamelerde"ki ana buluþma noktasý "gizemli doðasý, coðrafi konumu, Orta Asya, Kafkasya, Uzakdoðu, Ortadoðu'nun Ýstanbul ve Avrupa ile iliþkisinde önemli bir ticaret ve kültür merkezi" oluþundan kaynaklanan kentin vazgeçilmezliðidir.

    Osmanlýlarýn Trabzon'u ilk ele geçirme teþebbüsü babasý Aleksius IV.'yu öldürerek tahtý eline geçiren Kalo loannes (1429-1458) zamanýnda olmuþtur. Osmanlý tahtýndaki II.Murat donanmayý Trabzon uzerine göturerek þehri ele geçirmeye çalýþýr. Karadeniz'e çýkan Osmanlý donanmasý Trabzon önlerine gelmiþ karaya asker çýkartarak þehri kuþatmýþ fakat alamamýþtý. Þehrin civarýný yaðmalayýp esirler aldýktan sonra buradan ayrýlan donanma daha sonra Kýrým sahillerine yönelmiþ fakat çýkan bir fýrtýna nedeniyle periþan bir vaziyette geri dönmüþtü. Trabzon'un II. Murad döneminde yýllýk 3000 altýn vererek Osmanlý tahtýna baðlanmýþ olduðunu biliyoruz. Yerine geçen oðlu II.Mehmet, Ýstanbul'un fethinden sonra Bizans ileri gelenlerinden bir kýsmýnýn Trabzon'a sýðýnmasý ve Trabzon Krallarýnýn kendilerini Bizans'ýn tek varisi görmeleri. üzerine Trabzon meselesini uygun bir zamanda çözmeyi kafasýna koymuþtu.
    Bu sýrada Safevi Þeyhi Cüneyt, Suriye'den kaçmak zorunda kalýnca Kelkit suyu havzasýna gelerek Canik daðlarýndaki Türkmenler arasýnda büyük bir propaðanda faaliyetine baþlamýþ, destekçisi Niksar emiri Taceddinoðlu Mehmet Bey ile çevresine topladýðý 4-5 bin kadar kuvvetle 1456 yýlýnda Trabzon üzerine yürümüþtü. Amacý Trabzon þehri ve etrafýndaki bazý kasaba ve köylerden müteþekkil ve iç karýþýklýk yaþayan Komnenos Rum Krallýðýný baþkenti Trabzon'u ele geçirip kendi devletini kurmaktý.

    Kalo Loannes Þeyh Cüneyt'i Akçabaat'ýn batýsýndaki Akçakale de karþýlamýþtý. Kendisi donanma ile sahilden ilerlerken, kara ordusuna da Mesohaldýa prensi Pansebastos Alexandder komuta ediyordu. Meliares'e yerleþen Þeyh Cüneyt kuvvetleri Kapanion boðazýnda Trabzonun kara ordusuna saldýrýr. Donanma yardým için denizden asker çýkartmaya teþebbüs ettiði bir sýrada çýkan fýrtýna nedeniyle sahilden uzaklaþmak zorunda kalýr. Bu durumda cesaret alan Þeyh Cüneyt kuvvetleri taarruza geçerek Pansebastos'u oðullarý ile birlikte öldürmüþ ve çok sayýda esir alarak Trabzon kuvvetlerini daðýtmýþtý.

    Bu zaferden sonra þehrin surlarýna kadar ilerleyen Þeyh Cüneyt esirler arasýnda bulunan sarayýn Ýmrahor ve baþarabacýsý Mavrokostas'ý surlar önünde astýrmýþtý.. Þeyhin Trabzon'a yürümesi Trabzon için tam bir felaket olmuþ þehirde çýkan bir yanðýn nedeniyle halkýn çoðu þehri terk ederek kaçmýþtý. Þehirde imparatorla birlikte sayýlarý elli kadar olan muhafýzlar vardý. Þeyh bu durumdaki þehri üç gün süren saldýrýlarýna raðmen alamamýþ saðlam kale duvarlarýný aþamamýþtý.

    Þeyhin Trabzon üzerine yürüdüðü sýrada Fatih Sivas ve hudut beylerbeyi olan Hýzýr Bey'e emir vererek Trabzon üzerine gitmesini emretmiþti. Hýzýr Bey'in üzerine geldiðini anlayan Þeyh Cüneyt derhal kuþatmayý kaldrmýþ ve Torul'a çekilmiþ, birkaç defa saldýrdýðý Torul Kalesi'ni ele geçiremeyince Kelkit bölgesinden Uzun Hasan'a gitmiþti. Bu olaydan sonra Trabzon kralý ile 2000 altýn vergi ödenmesi ve anlaþmanýn Fatih'e onaylatýlýp verginin ödenmesi durumunda serbest býrakmak üzere rehineler alýnmasý þartý ile anlaþma imzalayan Hýzýr Bey geri dönmüþtü.

    Trabzon kralý Kalo Loannes bir yandan kardeþi David'i Fatih'e gönderip an1aþmanýn þartlarýný yerine getirmeye çalýþýrken diðer yandan da Akkoyunlu hükümdarý Uzun Hasan'a elçiler gönderip onun desteðini istemiþti. Varýlan anlaþma gereðince kýzý Thedorayý Uzun Hasan'a vermeyi kabul eden Kalo bannes, Gürcü Kralý ve Karamanoðlu ile de temasa geçmiþ Fatih'e karþý bir ittifak oluþturmaya çalýþýyordu. Fakat bunlarý gercekleþtirmeye fýrsat bulamadan 1458'de öldu. oðlunun yaþý çok küçük olduðu için yerine kardeþi David (1458-1461) geçti.

    Kardeþinin izinden yürüyen David kýzkardeþini Uzun Hasan'la evlendirmiþ Papa'ya elçi göndererek yeni bir haçlý seferi düzenlenmesini istemiþti. Bunun üzerine Papanýn bir elçisi, Trabzon, Gürcistan, Konya ve Diyarbakýr'ýn batý ile ittifakýný tesis etmeye çalýþmýþtý.

    Balkanlar ve Mora'daki durumu kontrol altýna alan Fatih Anadolu'daki bu fitneyi temizlemek için harekete geçmiþ ve 1461 yýlýnda Sinop, Koyulhisar ve Trabzon'u fethedeceði sefere çýkmýþtý.

    Gelibolu sancak beyi Kasým Bey'in komutasýndaki Osmanlý donanmasýnýn da katýldýðý bu sefer esnasýnda önce Sinop üzerine yürümüþ, burasý alýndýktan sonra doðuya yönelmiþti. Doðuya doðru gidilirken seferin asýl hedefinin neresi olduðu ordudakiler tarafýndan bilinmiyordu. Fatih'in doðuya doðru ilerlediðini duyan Uzun Hasan da ordusunu toplamýþ ve Koyulhisar civarýnda Osmanlý ve Akkoyunlu öncüleri çatýþmýþtý.

    Koyulhisar'ýn alýnmasýndan sonra Erzincan yakýnlarýndaki Yassýçimen yaylasýna gelindiði zaman Uzun Hasan Annasi Sara Hatun'u bir elçi heyeti ile Fatih'in ordugahýna yollamýþ ve yapýlan anlaþma gereði Fatih kuzeye Trabzon üzerine yönelirken Uzun Hasan da ordusu ile Gürcistan üzerine yönelmiþti.

    Uzun Hasan'ýn annesini yanýnda alýkoyan Fatih, Bayburtun batýsýndan geçerek Doðu Karadeniz daðlarýna çýkmýþtý. Karla kaplý olan sarp daðlarý aþmak için ordunun aðýrlýklarýný geride býrakan Fatih ordusunu iki kola ayýrarak Vezir-i azam Malhmut Paþa komutasýndaki bir kolu Trabzon'u batý yanýndan kuþatmak üzere önden yollamýþ kendisi de kazmacý ve baltacýlarýn güçlükle açtýðý yollardan, bazan atýndan inip elleriyle tutunup týrmanarak ilerlemiþ ve þehrin doðu tarafýndan Trabzon'a ulaþmýþtý. Bu zor yolculuk esnasýnda Uzun Hasan'ýn annesi Sara Hatun Fatih'i Trabzon'u almaktan vaz geçirmeye çalýþmýþsa da bunda muvaffak olamamýþtý.

    Fatih Trabzon'a geldiði zaman donanma da Trabzon önlerine gelmiþ 28 gündür þehri kuþatma altýna almýþtý. Trabzon Kralý David Fatih'in önünün Uzun Hasan tarafýndan kesileceðine inandýðý için karaya asker çýkartýp þehree saldýran donanmaya karþý direniyordu. Fakat Fatih'in birdenbire Trabzon'a gelmesi üerine þaþkýnlýða düþmüþtü. Ýlk önce direnmek istemiþse de baþka çaresi kalmadýðýný anlayarak teslim olmayý kabul eder. Böylece Trabzon 15 Agustos 1461 tarihinde Fatih tarafýndan fethedilir.

    Þehrin Fetih tarihi ile ilgili bir anlaþmazlýk söz konusudur. Bazý araþtýrmacýlar Trabzon'un Fatih tarafýndan 26 Ekim 1461'de fethedildiðini ileri sürerler. Nitekim Trabzon Belediyesi de bu tarihi kabul edip fetih þenliklerini bu tarihte yapmaktadýr. Bunun en önemli nedenlerinden biri Fatih'in bu seferini anlatan Osmanlý kaynaklarýnýn fethin tarihini bildirmemesidir. Hatta bunlar seferin yapýldýðý yýl konusunda bile hemfikir deðillerdir.

    Þehri teslim eden David Komnenos ailesi ile birlikte þehirden çýkarak padiþahýn otaðýna gelir ve Fatih tarafýndan iyi karþýlanýr. Aile efradýný ve deðerli eþyalarýný yanýna almasýna müsaade edilerek verilen Serez Sancaðýna gitmek üzere gemilere bindirilerek Ýstanbul'a gönderilir. Daha sonra þehri gezen Fatih, Kral ve ailesi ile birlikte, krala baðlý beylerin ve þehrin nüfuzlu ailelerinin de taþýnabilir eþyalarýný yanlarýna alarak gemilere bindirilmesini ve Ýstanbul'a gönderilmelerini emreder.

    Trabzon'da birkaç gün kalan Fatih, Gelibolu Sancak Beyi Kazým Bey'i Trabzon valiliðine atamýþ, þehrin içindeki ahaliden 1500 kadarýný gemilerle Ýstanbul'a göndererek Fener ve Balat civarýnda yerleþtirmiþti. Böylece boþaltýlan þehre Niksar, Sonusa, Ladik, Amasya, Bafra, Osmancýk, Ýskilip, Çorum, Gümüþ, Merzifon, Tokat, Samsun, Turhal, Zile, Gölcanik, Satýlmýþcanik, Kaðala ve Vezirköprüden toplam 258 Türk ailesi gönderilmiþ ve þehrin içi tamamen müslümanlardan oluþan nüfusla iskan edilmiþti. Bu ailelerden bir kýsmý bizzat Fatih'in emri ile ve Trabzon'u þenlendirmek arnacýyla bulunduklarý yerlerin kadýlarýna yazýlan emirle Trabzon'a sürgün edilmiþ bazýlarý da kendi istekleri ile gelerek þehre yerleþmiþlerdir.

    Fethin tanýðý olan Tursun Bey, Fatih'in tarihini yazdýðý "Tarih-i Ebül-Feth" adlý eserinde Trabzon'un fethini ve fetihten sonra yapýlan iþleri anlatmaktadýr.

    Fatih'in Trabzon'dan ayrýlmasýndan sonra þehre yönetici olarak býraktýðý Kasým Bey þehir ve civarýndaki topraklarý tahrir ettirip Osmanlý timar sistemine göre organize etmiþti. Bu tarihlere ait kayýtlardan elde ettiðimiz bilgilere göre Kasým Bey de Trabzon bölgesinden Rumeli'ne bazý sürgünler yapmýþtý.

    Trabzon sancaðýna ait eldeki en eski Tapu Tahrir defteri olan ve Baþbakanlýk Osmanlý Arþivinde Maliyeden Müdevver 828 numarada kayýtlý 1486 tarihli defterde yer alan bilgileri deðerlendirdiðimiz zaman, Trabzon'un fethini müteakip ilk yirmi beþ sene içinde Trabzon'dan dýþarýya, özellike Ýstanbul ve Rumeli taraflarýna Fatih ve Kasým Bey'den baþka Vilayet-i Rum'u tahrirle görevlendirilmiþ bulunan Umur Bey'in de sürgünler yaptýðýný ve bu dönem içinde toplam altý büyük sürgün yapýldýðýný söyleyebiliriz.

    Fatih'in Trahzon'un fethini müteakip þehre yerleþtirdiði Türk ailelerden baþka Balkanlardan çok sayýda Arnavut, Boþnak aile Trabzon bölgesine gönderilip yerleþtirilmiþti Bunlardan bazlarýna ve Kosova, Üsküp, Kalkandelen, Morno, Belðrad, Manastýr, Niðbolu, Sofya, Filibe, Avlonya gibi Balkan þehirlerinden gönderilen Rumeli sipahilerine Trabzon'a baðlý yerlerden timarlar verilmiþtir.

    Fatih'in Trabzon üzerine yürüdüðü seferde Harþit Vadisi'nin iki yakasýndaki topraklarý elinde tutan ve merkezi Kurtun olan Çepni Beyliði de Osmanlý topraklarýna ilhak edilmiþti. Beylik topraklarý Çepni Nahiyesi ve Vilayet-i Çepni olarak Trabzon Sancaðýna baðlanýrken Çepni beðleri ile Çepni beðliðinin hizinetinde bulunan beðlere birçok imtiyazlar tanýnmýþ bazýlarýna da timar verilmiþti.Trabzon'un batý yanýndaki daðlarda yaþayan Çepnilerin bir kýsmý 15.yy sonlarýndan itibaren doðuya kaydýrýlarak bu bölgelerin de Türkleþtirilmesi temin edilmiþti.

    Trabzon'un doðusunda kalan topraklarda Balkanlardan gönderilenler ve Trabzon'un batýsýndan sevkedilen Çepnilerden baþka Yavuz Sultan Selim'in Trabzon valiliði esnasýnda Doðu Anadolu bölgesinden Safevi katliamýndan kaçarak Trabzon'a sýðýnmýþ çok sayýda Akkoyunlu ve Akkoyunlulara tabii sunni gruplar iskan edilmiþti.

    Akçaabat, Maçka, Torul, Yomra, Sürmene, Of, Rize, Pazar (Atine), Laz nahiyelerinden ve Trabzon, Rize, Of, Görele, Tirebolu, Giresun kalelerinden müteþekkil olan Trabzon Sancaðýna baðlý topraklar bir müddet eyalet teþkilatýnna baðlanmamýþ ve Kasým Bey'den sonra Sinop Hakimi Hýzýr Bey, Hayrettin Paþa, Zagnos Paþa, Ali Bey ve Mehmet Paþa vali olarak atanarak müstakil sancak olarak yönetilmiþtir.

    Fatih'in seferi esnasýnda bölgede fethedilemeyen Akçaabat yakýnlarýndaki Akçakale, Torul gibi yerlerin fethi tamamlandýktan ve Uzun Hasan'ýn kayýnbiraderi olan Trabzon'un eski Kralý David'le temasa geçerek Trabzon bölgesinde çýkardýðý kargaþalýklar ve Uzun Hasan meselesi halledildikten sonra bölge II.Bayezýd'in vali olarak bulundugu Amasya'ya (Vilayet-i Rum'a) baðlanmýþ ve bir þehzade sancaðý olarak organize edilip II.Bayezýd'in büyük oðlu Þehzade Abdullah tahminen 1470'de buraya sancakbeyi olarak atanmýþtý.

    1483 yýlýnda Saruhan valisi iken ölen Þehzade Abdullah'tan sonra Tacettin Sinan Bey'in vali olduðu Trabzon 1487'de þehzade Selim'e verildi. Annesi Abdüssamed kýzý Gülbahar Hatunla Trabzon'a gönderilen Yavuz Sultan Selim Trabzon'da ölen annesi için Hatuniye Camii'ni yaptýrmýþ (515) ve vakýflar tesis etmiþtir.Yavuz Sultan Selim'in oðlu Kanuni Sultan Süleyman 1494'de Trabzonda doðmuþ, 1503'de iki kýzý Trabzon'da ölmüþ ve burada defnedilmiþtir.

    1510'a kadar 23 yýl Trabzon'da valilik yapan Yavuz Sultan Selim, bu sürede Pazar ve Arhavi bölgelerine saldýrýlarda bulunup yaðma yapan Abhaz, Gürcü ve Ermenilere karþý seferler yapmýþ, doðu sýnýrýnýn ve bu bölgedeki mamur köylerin yaðmacýlara karþý muhafazasýný martalosluk görevi ile Lazlara vermiþti.

    Yavuz'un Trabzon'dan ayrýlmasýndan sonra valiliðe Yavuz'un Trabzon'da kaldýðý dönemde Trabzon'un Miralay'ý olan Ýskender Paþa atanmýþtý. Yavuz'un Çaldýran Savasý'nda ordunun ikmalinin saðlandýðý bir üs görevini yapan Trabzon, bu seferlerde Bayburt'u fethederek yararlýlýklar gösteren ve Erzincan Beylerbeyi olarak Doðu seraskerliðine atanan Býyýklý Mehmet Paþa'ya verilmiþti. Daha sonra Kastamonu Sancak Beyi Mustafa oðlu Ýskender Paþaya verilen Trabzon sancaðý, Kanuni Sultan Süleyman'ýn saltanatý esnasýnda Batum ile birleþtirilerek yeni bir eyalet haline getirildi.

    Trabzon'a atanan valiler 18 ve 19.yy'da daha çok Karadeniz sahillerine inen Ruslarla yapýlan savaþlarda hudut kaleleri muhafýzlýðý ve seraskerlik görevi yapmýþlardý. Bu görev sýrasýnda çevre vilayetler de kendilerine baðlandýðý için nüfuz ve gücü artan Trabzon valileri görevde bulunduklarý sýrada bölgedeki ayan ve derebeylerden de yardým istemiþ, bunlarýn da nüfuzunun artarak birçoðunun hanedan haline gelmesine yol açýlmýþtý.

    1809'da Ruslar Trabzon'u bir baskýnla ele geçirmeye teþebbüs etmiþ, fakat çýkan fýrtýna nedeni ile karaya çýkamayýnca, Akçabat'ýn batýsýnda Sargana burnunda karaya çýkmýþlardý. Bölgede bulunan kuvvetlerin ve çevreden toplanan köylülerin yardýmý ile geri püskürtülen Ruslarýn Trabzon'u ele geçirme hayalleri yüzyýlý aþkýn bir sure daha devam etmiþ ve Birinci Dünya Savaþý'nda Doðu Anadolu'dan ilerleyen Rus kuvvetlerinin bir koluda Karadeniz'deki Rus Donanmasý'nýn desteðinde Doðu Karadeniz sahillerinden Trabzon'a doðru ilerlemiþti.

    29 Ekim 1914'de Osmanlý Donanmasý'nýn Karadenizin kuzey sahillerindeki Rus limanlarýný bombalamasýndan sonra, 1 Kasýmda Rus ordusu Doðu Anadolu'ya girmiþ ve Osmanlý Rus savaþlarýnýn sonuncusu baþlamýþtý. Trabzon'u Doðu Anadolu'daki 3. ordunun ikmal üssü olarak kullanmayý planlayan Osmanlý erkaný, donanmanýn Karadeniz'deki üstunluðünü Rus donanmasýna kaptýrdýktan sonra Trabzon, Rus donanmasýnýn saldýrýlarýna açýk ve Doðu Anadolu'daki ordumuz ise ikmal yolundan mahrum kalmýþtý.

    22 Aralýk 1914'te baþlayan Sarýkamýþ harekatýndaki bozgundan sonra, derme çatma kuvvetlerden oluþan sahil müfrtezemize yüklenen Ruslar 27 Mart 1915'te Artvin'e girmiþ ve sahildeki kuvvetlerimizi donanmalarýnýn da desteði ile Kemal Paþa'dan Hopa'ya oradan da Arhavi'ye doðru sürmeye baþlamýþlardý. Ruslarýn Avrupa cephelerinde uðradýðý bozgun nedeni ile Arhavi deresi boyunca yaklaþýk bir yýl durdurulan Rus ilerleyiþi 5 Subat 1916'da tekrar baþlamýþ ve 19 Subat'ta Pazar'ýn doðusundaki Furtuna Deresi boyunca tekrar durdurulabilmiþti.

    4 Mart'ta Pazar'a çýkartma yapan Ruslar donanmalarýný aðýr bombardýmaný ile hallaç pamuðu gibi attýklarý Furtuna Deresindeki savunma hattýný yarmýþ ve 8 Mart'ta Rize'ye girmiþlerdi. Çevre köy ve kazalardan gelen gönüllülerle Of'un doðusunda Baltacý Deresi boyunca durdurulmaya çalýþan Ruslar, 28 Martta buradaki savunma hattýný yararak Of'a girmiþ ve 2 Nisan'da Karadere önlerine ulaþmýþtý. 7 Nisan'da Rize'ye ve 8 Nisan sabahý Sürmene'ye çýkardýklarý 2 tugaydan oluþan 10.000 kiþilik takviye kuvvetleri ile Karadere'deki Türk savunma hatlarýna yüklenen Ruslar, 13 Nisan'da Karadere'yi geçmiþ ve 18 Nisan 1916'da Trabzon'u iþgal etmiþlerdi.

    Ruslar Karadeniz sahillerinde ilerlerken bölgedeki Türkler de Rus iþgali altýnda yaþamamak için büyük bir göç baþlatmýþlar, periþan bir halde batýya doðru ilerleyen muhacýr kafileleri Ruslarýn hýzlý ilerleyiþi karþýsýnda geri çekilmek zorunda kalan asker müfrezeleri ile karýþmýþtý.

    Bayburt bölgesindeki kuvvetlerimiz tarafýndan Trabzon'u geri almak üzere bir karþý tarruz planlanmýþ, taarruzun ilk ayaðý olan Sürmene'nin güneyindeki Madur ve Polut zirvelerinin ele geçirilmesini Çanakkale'den 3.Ordu'yu takviye için bölgeye gönderilen birlikler tarafýndan baþarý ile gerçekleþtirilmiþti. 22 Haziran 1916 gecesi baþlayan taarruzla Ruslara öneinli bir darbe vurulmuþ fakat Ruslarýn tüm cephede baþlattýklarý genel taarruz ve Bayburt'un güneyinden cephenin yarýlmasý nedeni ile Trabzon üzerine gidilememiþti.

    Sahilden ilerleyerek 21 Nisan'da Akçaabat'a, 21 Temmuz'da Vakfýkebir'e, 2 Agustos'ta da Göreleye giren Ruslar 21 Ekim'de Harþit çayýna ulaþmýþlardý. Uzatan savaþ nedeni ile Rusya'da karýþýklýklar çýkmýþ ve 9 Mart 1917'de ihtilal olmuþ, yeni kurulan Kerenskiy hükümetinden sonra Bolþevikler 7 Kasým 1917'de iktidarý ele geçirmiþti. Yeni hükümetin 17 Aralýk 1917'de Almanlarla imzaladýðý Brest Litovsk anlaþmasýndan sonra 18 Aralýkta Erzincan'da Ruslarla bir mütareke yapýlmýþtý.

    Cephe gerisindeki Ermeni kuvvetlerinin katliamlara giriþmesi üzerine 12 Þubat 1918'de harekete geçen Türk kuvvetleri sahilden süratle ilerlemiþ ve 24 Þubat'ta Trabzon'u boþaltmaya hazýrlanan Ruslarýn elinden þehri almýþtýr.

    TURÝZM MERKEZLERÝ, turizm yerleri, turistik yerler,

    Turizm Bakanlýðýnca Trabzon ilinde 6 (altý) yayla Bakanlar kurulu kararýnca Turizm Merkezi olarak ilan ettirilmiþtir. Turizm merkezi ilan edilen bu yaylalarda Kamu kurum ve kuruluþlarýnca alt ve üst yapý çalýþmalarýna baþlanýlmýþ, öncelikle ulaþým ele alýnarak yollarýn standart hale getirilmesi ,Elektrik, su, telekominaskon, wc, çeþme, gibi sosyal ihtiyaçlarý içeren yatýrýmlara aðýrlýk verilmiþtir.

    Maçka Þolma Turizm Merkezi

    Maçka ilçesi güney çýkýþýndan baþlayarak 22 km. lik toprak yolla Maðura Yaylasý üzerinden bu yaylaya ulaþýlýr. 1800 m. yüksekliðindeki yaylada, bakkal, kavehane ve telefon hizmetleri vardýr.

    5 Mart 1990 tarih ve 20452 sayýlý Bakanlar Kurulu kararý ile Turizm Merkezi ilan edilmiþtir.


    Trabzon-Tonya-Armutlu-Gümüþhane-Kürtün-Erikbeli Turizm Merkezi

    Tonya'dan 25 ve Þalpazarý'ndan 34 km. lik yollarla ulaþýlabilen 1800 rakýmlý bir yayladýr. Fýrýn, Kahvehane, bakkal ve telefon hizmetleri mevcuttur.

    5 Mart 1990 tarih ve 20452 sayýlý Bakanlar Kurulu kararý ile Turizm Merkezi ilan edilmiþtir.

    Akçaabat-Karadað Turizm Merkezi

    Vakfýkebir'den ve Akçaabat-Düzköy yoluyla ulaþýlabilen bir yayla alanýdýr. Yolu düþük nitelikli olup, yayla adýný 1946 m.lik Karadað tepesinden almýþtýr. Yayla merkezde bakkal, kahvehane, lokanta, fýrýn hizmetleri mevcuttur.

    5 Mart 1990 tarih ve 20452 sayýlý Bakanlar Kurulu kararý ile Turizm Merkezi ilan edilmiþtir.

    Çaykara-Uzungöl Turizm Merkezi

    Trabzon'un en önemli turizm potansiyeline sahip yörelerinden biri olan Uzungöl, Trabzon'a 100, Çaykara'ya 20 km. mesafededir. Her türlü yeme-içme ve konaklama tesislerinin bulunduðu yayla yýl boyunca hizmet vermektedir.

    Tarihi yapýlar

    Trabzon ilinin yukarýda sayýlan ve açýklanan tarihi eserleri yanýnda görülmeye deðer pek çok eserleri daha vardýr ve bunlarýn hemen hepsi bir þekilde günümüze kadar gelebilmiþtir. Bunlar arasýnda Taþhan, Vakýfhan, Alacahan, Paþa hamamý, sekiz direkli hamam, meydan hamamý, Abdullah Paþa çeþmesi, Þadýrvan, Gülbahar Hatun Türbesi, Emir Mehmet Türbesi, Zagnos Paþa köprüsü, Tabakhane köprüsü ve su kemerleri, Akça Kale, Kalepark (Güzel Hisar) Santa Harabeleri; Santa Maria Kilisesi, Fatih Hamamý, Musa Paþa Camii, Tavanlý Camii, Hoca Halil Camii, Sivil mimarlýk örnekleri olan Kundupoðlu evi, Çakýroðlu konaðý, Orta Hisar evleri ve Akçaabat orta mahallesini ön planda sayabiliriz.

    St.Anna (Küçük Ayvasýl) Kilisesi:

    Çarþý mahallesinde ve kentin merkezinde bulunan yapý, Trabzonda ayakta kalabilen en eski kilise yapýsýdýr. 7.yy.da inþa edilmiþ, 9.yy.da onarým geçirmiþtir.Üç apsisli bazilikal planlý küçük boyutlu bir kilisedir. Ýç duvarlarýndaki fresklerin çoðu tahrip olmuþtur. Güneydeki giriþ kapýsýnýn üzerinde Roma dönemine ait kapartmalý mermer bir levha bulunmaktadýr. Sütün baþlýklarý iyon tarzýnda olup çatýsý kiremitle örtülmüþtür. 1999 yýlýnda Valilikce restore edilmiþtir.


    St.john Kilisesi :

    Hýzýrbey mahallesinde Kaledibi ilköðretim okulunun yanýnda ve müþtemiliyatýndadýr.13.yy. baþýnda inþa edilmiþ,19,yy.lýn ortalarýnda onarýlmýþ son ve etraflý onarýmýný 1998 yýlýnda ðeçirerek günümüzde çok amaçlý salon olarak kullanýlmaktadýr.

    Cephanelik :

    Ýrene kulesi veya Fatih kulesi olarak bilinen ve kitabesi olmadýðýndan dolayý hakkýnda kesin bilgi bulunmayan kulenin Ýmparatoriçe Ýrene (1340-1341) tarafýndan Trabzon aristokrasisinin toplantý yeri olarak yaptýrýldýðý söylenmektedir. Ayrýca Yýldýz sarayý albümünde fotoðraflarý bulunan yapýnýn II.Abdülhamit tarafýndan, Fatih zamanýndan kalma bir yapýnýn yerine yaptýrýldýðýda söylenmektedir.

    25 metre yüksekliðinde iç içe yer alan kalýn duvarlý iki dairevi kuleden oluþan binanýn 1877 yýlýnda cephanelik olarak kullanýldýðý bilinmektedir. Trabzon'un Ruslar tarafýndan iþgali sýrasýnda (1916-1918) da cephanelik olarak kullanýlan yapý, 1919 yýlýnda bir patlama ile hasar görmüþtür.


    </td></tr></tbody></table>
Haz?rlan?yor...
X