Duyuru

Collapse
No announcement yet.

horonun tarihçesi

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • horonun tarihçesi

    <table cellpadding="0" cellspacing="1" height="105" width="722"><tbody><tr><td align="left" height="26" width="720">Horonun kökeni ve kelime anlamý :<o:p>
    </o:p>


    Türkler, tarihin akýþý içinde Orta Asya'dan batý dünyasýnda doðru akarken, hiç kuþkusuz sosyal kültürel özelliklerini de birlikte götürmüþlerdir. Yoðun göç dalgalarý ve tutulan yeni ''yurtluklar-vatan''da karþýlaþýlan deðiþik ulus ve halklarla da etkileþimde bulunmuþlardýr. 1071 öncesi ve sonrasýnda Anadolu'ya akmaya baþlayan Türk-*Budun-Boy ve Oymaklarý çok kýsa bir zaman diliminde Anadolu'yu Türkleþtirip, Ýslamlaþtýrýrlar. Yalnýz Türkler, Anadolu'nun ötesindeki Türk ellerinde Ýslamiyet'i her ne kadar benimsememiþlerse de eski ''Gök dinleri'' ya da ''þamanist'' inanýmlarýnýn kalýntýlarýný çaðýmýza dek yaþatabilmiþlerdir. Bugün Anadolu'nun kýrsal ve daðlýk kesimlerinde, Orta Asya'nýn kültürel özelliklerini þamanist inanýmlarýný görmek mümkündür.

    Oðuz Türkleri 12. yy'dan itibaren sürekli ve yoðun bir þekilde Karadeniz yöresini yurt tutmaya baþlarlar. 200 yýl içerisinde bu olgu tamamlanýr, tüm Karadeniz yörelerini fetheden ve Türkleþtiren Oðuz Türklerinden olan ''ÇEPNÝLER''ir. Çepniler, bu yöreyi kýyý çizgisine paralel olarak doðu-batý yönünde fethederken Anadolu'nun iç kesimlerinden de diðer Türk boy ve oymaklarý Erzincan, Gümüþhane ve Harput dolaylarýndan sahile akmaya baþlarlar. 1461 yýlý baþlarýnda iç kesimlerden gelen 100.000 Çepni Türk'ün Giresun-Trabzon arasýna yerleþtirildiðini, yine Yavuz Sultan Selim'in Trabzon'da, Þehzadeliði sýrasýnda Ýran'da Þah Ýsmail'in kýlýcýndan kaçan Akkoyunlu Türkleri'ni de Rize-Trabzon arasýndaki yörelere yerleþtirildiðini tarihi kaynaklardan biliyoruz. Yöreye yapýlan bu tarihi göç Doðu Karadeniz'in kýsa bir zaman içinde Türkleþmesini saðlar.

    Türkler Doðu Karadeniz bölgesine yerleþtiklerinde yabancý olmadýklarý bir doða parçasýyla karþýlaþýrlar. Yöre çok engebeli, sarp, dik ve daðlýktýr. Öte yandan bölgeyi kuzey yönünde baþtan baþa kuþatan, sürekli dalgalý ve hýrçýn bir deniz vardýr. Bu acýmasýz özellikleri içeren bir doða üzerinde mücadele veren insanlarýn tipik, yöreye özgü Folkloru ve Halk Oyunlarý da böylece oluþur.

    Romanya'da düðünlerde oynanan halk danslarýna ''Gagauz Türkleri ''nce ''horon" denilmektedir. Yine eski bir Bulgar ve Peçenek Türklerinde varolmasý dikkate þayandýr. Öte yandan Erzincan, Malatya, Siirt ve Afyon'da birer yerin adý ''Horon''dur.




    <table cellpadding="0" cellspacing="0"> <tbody> <tr> <td style="vertical-align: top;" align="left" height="10" valign="top" width="10"> <table cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"> <tbody> <tr> <td>


    </td> </tr> </tbody> </table> </td> </tr> </tbody> </table> <o:p> </o:p> </td> </tr> <tr> <td align="left" height="1" valign="top" width="719"> Yunan kelimesi ile büyük bir benzerlik gösteren horonun nereden geldiði hakkýnda bazý fikirler ortaya atýlmýþtýr. Bunlardan birisi Yunanlýlarýn Karadeniz'in doðu sahillerine yerleþmiþ olmasý, bir diðeri ise; horonun kemençe gibi Cenevizlilerden kalmasýdýr. Gerçekten Fransa'da ''Carole'' adý ile tanýnmýþ bir oyun vardýr ki bir halka oluþturularak oynanýrdý. ''Carole'' kelimesini Fransýzca sözlükler bozuk Latince ''Carola'' olarak gösteriyorlardý. Ancak, bu kelimenin diðer þekilleri olan ''Harol , Horol'' kelimeleri ve oyunun kalabalýk oynanmasý dikkate alýnýrsa, Fransýz oyunu ile Doðu Karadeniz oyunu (Horon) arasýnda þaþýrtýcý bir benzerlik göstermektedir. O halde Yunanca nedir?<o:p> </o:p>

    -Hora, raks, dans Yunanca- Türkçe sözlükte;<o:p> </o:p>

    <o:p> </o:p> 1. Takým, grup<o:p> </o:p>

    2. Bir kilisenin görevlilerinden oluþan kilise korosu<o:p> </o:p>

    3. Kilise görevlilerinin kilisede durduklarý yer.<o:p> </o:p>

    Þimdi karþýlaþtýrmaya geçelim:

    <o:p> </o:p>


    a. kelimesinde ''topluluk'' esas olarak görülüyor. Bu Karadeniz horonlarýnda da böyledir.<o:p> </o:p>


    b. kelimesinin üçüncü maddesi ''kilise görevlilerinin kilisede durduklarý. yer'' dir. Kelimenin bu anlamý ile Carole kelimesinin ikinci anlamý olan ''Halka þeklinde oynanan oyun'' arasýnda açýkça görülen bir iliþki vardýr.<o:p> </o:p>


    Mimari ve kuyumculukta daire teþkil eden birçok þeye ve 18. yy'da kilisedeki koro dairesine Carole deniyordu.<o:p> </o:p>

    Yukarýdaki karþýlaþtýrmalar gösterir ki, Horon, Carole ve kelimeleri arasýnda bir anlam birliði oluþturur.<o:p> </o:p>

    <o:p> </o:p> Þimdi de bunlarla iliþkili olan diðer bir kelime üstünde duralým. <o:p> </o:p>

    Xor (hor) veya Kör -Destan söylenirken nakarat <o:p> </o:p>

    xoroy (horoy)-Sýrayla durmak (Pekarski-Yakut sözlüðü)<o:p> </o:p>

    Esas vasýflarý ''topluluk'' olan bu Yakutça kelimeler ile Karadeniz horonu, Fransýz

    ''carole''sý ve Yunanca arasýndaki anlam birliðini tespit ettikten sonra yukarýdaki araþtýrmalarýmýzý þöylece özetleyebiliriz:<o:p> </o:p>



    Horon, Carole, ,Hor, Kör, Horoy kelimeleri birbirlerinden ayrý olmayýp, ayný Hor kökünün muhtelif þekilleridir.
    <o:p> </o:p>


    Bu açýklamalarla yöredeki ''horom'' ve ''horon'' kelimelerinin kullanýmý arasýnda benzerlik olduðu görülmektedir. Horom; mýsýr saplarýnýn ve çayýr (ot) 'larýn 10-15 kucak bir araya getirilerek dikey durumda yýðýlýp, tarlada bulunan ''KABAK DEVEKLERÝ'' ile üst kýsýmdan baðlanmasýdýr. Baþka bir deyiþle daire (halka) þeklinde sýkýca baðlamaktýr. <o:p> </o:p>

    Yöre oyunlarýný oynarken bir arada toplanarak sýkýca elele tutup daire halinde horon kurmalarýndaki þekil ve benzerlik Horon ile Horom sözcüðünün gerek mana gerekse kelime yapýsý bakýmýndan birbirini tamamlamaktadýr. Horona baþlarken ''Hayde bir horom kuralým'' sözü, bir araya toplanýp, sýkýca birbirimize baðlanalým demekten baþka bir þey deðildir.<o:p> </o:p>



    </td> </tr> <tr> <td height="1" valign="top" width="719"> Horonlarýn Oynandýðý Yerler Ve Etkilendiði Unsurlar

    Horonlar neþeli zamanlarda; Bayram, düðün, dernek, askere uðurlama ve arkadaþlar arasýnda düzenlenen eðlencelerde oynanýr.

    Yürekleri dolduran coþkular, sevinçler buralarda horona dönüþür. Nerede bir durak, bir oturak yeri varsa orasý ''HORONDÜZÜ'' dür. üstünde horon oynanmayan tek bir düzlük yoktur Karadeniz'de...

    Horon Karadenizin soluk alýþý, yürek atýþý, dalgalanýþýdýr.

    Horon doða ile insanýn elele, kol kola þahlanýþýdýr.

    Ýneðiyle, çadýrýyla, çoluðu-çocuðuyla, silahýyla, giysisiyle daðlara çýkmasý, yol boyunca yol havalarýnýn kemençe ve davul-zurna eþliðinde çalýnýp söylenmesi, horon oynaya oynaya yollarýn bitirilmesi ve yayla düzüne silah atarak, nara atarak ve tabi ki horon oynayarak (sallama ritminde) kollar halinde girmeleri, halka içinde saatlerce horon oynamalarý bahara olan özlemin coþkuya dönüþmesi, dile gelmesidir.

    Karadeniz'e özgü horonun yapýsýnda tarým kültürünün varlýðý apaçýk ortadadýr. Horonda görülen öne eðilmeler ve kollarýn öne uzatýlýp sallandýrýlmasý; tarlada kazma ile çapa yapýlmasý gibidir. Horoncularýn el tutmasý ve hamle yapmalarý ile belcilerin ''VOL ATMA'' hamleleri aynýdýr.


    </td> </tr> <tr> <td height="1" valign="top" width="719"> Karadeniz'de yalnýz baþýna iþ yapmak çok zor olduðundan horon; Karadenizlinin her iþte elele verilmesini, birlikte çalýþmaya duyduðu ihtiyacý anlatmasýdýr.
    <o:p> </o:p>


    Doða yapýsýnýn sert ve daðlýk oluþu, denizinin ve havasýnýn kararsýzlýðý horon oyunlarýnda göze çarpar.

    <o:p> </o:p>


    ''Mýsýr Gumullarý hep, beraber baðlanýr;
    Ýþte, horoncular da, öyle halkalanýrlar...<o:p> </o:p>



    Dizili horon ise, bel bellmek gibidir;<o:p> </o:p>


    Tavaya birer birer, hamsi dizilmesidir...<o:p> </o:p>


    Omuz titretmeleri, hamsi can çekiþmesi;<o:p> </o:p>


    Çýkarýlan o sesler, rüzgarýn ýslýk sesi...<o:p> </o:p>


    Hele o silkenmeler, aðaçlarda fýrtýna;<o:p> </o:p>


    O çabukluk benziyor, martý kanatlarýna..<o:p> </o:p>


    Dalgalar gider-gelir, bir kararda durmazya;<o:p> </o:p>


    Horoncular da öyle, uyar davul zurnaya...<o:p> </o:p>


    Kemençe; horonun sevgi küpü, kaþýðýdýr;<o:p> </o:p>


    Neþ'eli zannederler, en garip aþýðýdýr...<o:p> </o:p>


    Horon; yaðmur duasý, horon, çareye koþmak;<o:p> </o:p>


    Zafer için zýplamak,, yahut suyu okþamak...<o:p> </o:p>


    Horon; tetikte dumrak, kayýk küreði çekmek;<o:p> </o:p>


    Horonda alýn teri, horonda emek çekmek...<o:p> </o:p>


    Horon bayram yapmaktýr, halk murada erince;
    Canlanmayan var mýdýr, oynayaný görünce.<o:p> </o:p>


    <o:p> </o:p>

    Bu sevinç gösterisi, hem bolluk, hem bereket, <o:p> </o:p>
    Dað-bayýr, iniþ-çýkýþ, elbet lazým hareket. ..<o:p> </o:p>

    Horon deyince akla Akçaabat geliyor,<o:p> </o:p>
    Bunu hem Türkiye ve hem de Dünya biliyor. ..<o:p> </o:p>

    Karadeniz horonu, horonlarýn beyidir,
    Karadenizli korkmaz, eðlenceden bellidir...<o:p> </o:p>


    Fiþek, saat ve çizme seferberlik iþidir,
    Kalleþlik edenleri hesaba çekiþidir...<o:p> </o:p>


    Horon, bir oyun deðil, bir folklor kanunudur,<o:p> </o:p>
    Oyna horoncu oyna,i horon, milli konudur... ''<o:p> </o:p>

    <o:p> </o:p>

    Horonlar Üç Bölümden Oluþur<o:p> </o:p>

    1. DÜZ HORON BÖLÜMÜ: Horon oynanmaya baþlarken aðýr tempoda oynanýr. Bundan ötürü oyunun bu bölümüne ''aðýr horon bölümü'' de denir. Oyun halkasý saat ibresinin tersi yönünde döner. Söylenen türkülere ellerle tempo tutulur. Müzik ne kadar yüksek tempolu çalýnýrsa, oyuncular da o kadar kývrak ve hareketli olurlar. Ritim arttýkça vücut dikleþir, kollar yukarýya kalkar. Gelen komutla ''yenlik yenlik'' ''alaþaðý'' ya da ''ufak ufak'' diðer oyuncular da uyarýlarak doðrudan sert bölüme geçildiði gibi yenlike bölüme de geçilir. <o:p> </o:p>

    2. YENLÝK BÖLÜMÜ: Kollar aþaðýya iner, dizler kýrýk ve bel kýsmý dizlerin açýsýnda öne doðru eðiktir. Kol çýkarmalar ve omuz sallamalar bu bölümde ön plandadýr. Adýmlar geriye, yana ve öne basarak belli alan içinde gezinilir. Vücudun yapmýþ olduðu çalýmlar yumuþak ve hafiftir. Oyunun ritmi düz horon bölümüne oranla biraz daha hýzlýdýr. Komutçudan gelen ''alaþaða'', ''aloðlum'', ''kimola'', ''taktum'', ''yýkoðlum'' veya ''ýslýk'' þeklinde gelen komutla sert bölüme geçilir. <o:p> </o:p>

    3. SERT BÖLÜMÜ: Diðer bölümlere nazaran hareketler daha<o:p> </o:p> sert ve canlýdýr. Omuz sallamalar daha seri, ayaklar yere daha sert basar. Oyunun en gösteriþli, temposunun oldukça yüksek olduðu ve oyuncularýn tüm yeteneklerini ortaya koyduðu bir bölümdür. Oyuna devam edilecekse tekrar düz horon bölümüne geçilir

    </td></tr></tbody></table>
Haz?rlan?yor...
X