Duyuru

Collapse
No announcement yet.

trabzon

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • trabzon

    GENEL TARÝH
    Trabzon gerçeðine bir dalýþ yaparak, hem Trabzon'la hem de kendimizle ilgili çok þey öðrenebiliriz.
    Türkiye aslýnda kendini tanýmýyor. Herkes kulaktan dolma birtakým sözlerle veya kafasýna nasýl girdiði belli olmayan önyargýlarla hareket ediyor. Oysa herkes kendini, topraklarýnýn geçmiþini, buradaki kültürel yapýyý tanýsa, hem bugününü hem de geleceðini daha iyi anlayacak. Üstelik zamanýn nasýl akýp gittiðini, her þeyin ne kadar kolay deðiþime uðradýðýný, geçmiþle gelecek arasýndaki ince geçiþin nasýl pamuk ipliðine baðlý olduðunu görecek, belki de geçmiþten ders alarak, geleceðini ona göre kuracak.
    Bugün birisine Trabzon ile ilgili bir þey sorsanýz, çok az þey bilir. Trabzon denince akla ilk gelen hamsi, fýkra, kemençedir. Hamsi, fýkra, kemençe gerçekten de Trabzon kültürünün çok önemli bir parçasýdýr. Ancak Trabzon gerçeði bu boyutun çok ötesindedir. Üstelik bu boyutu çoðu Trabzonlu da bilmez. Oysa Trabzon'un kuruluþu Ýstanbul ve Roma kadar eski, kimine göre daha da eskidir. Böylesine köklü tarihi olan bir kenti tanýmamak büyük bir kayýptýr.
    Trabzon Antik Yunan döneminde, tahminen M.Ö. 700 yýllarýnda, Yunanlýlar tarafýndan kurulmuþ bir kent. Yunancadaki ilk adý Trapezus'tur ve bugünkü Trabzon adý da bu sözcükten türemiþtir. Trabzon adýnýn en az 2700 yýllýk bir geçmiþi var.
    Yunanlýlardan önce bölgede Makronlar, Skitenler, Kolkler, Driller gibi Yunan olmayan bazý kültürler yaþadý. M.Ö. 400 yýllarýnda Trabzon'u ziyaret eden Sokrates'in öðrencisi Zenofon'un günlüklerinde bu halklarýn adý geçer. Ne yazýk ki, akýbeti belirsiz bu kültürler hakkýnda, günümüze ulaþmýþ çok az bilgi bulunuyor.
    Trabzon kurulduktan bir süre sonra Perslerin, daha sonra da Romalýlarýn egemenliðine girdi. Pers egemenliðinde Trabzon, Pers ve Yunan kültürlerinin ilginç bir kaynaþmasýný yaþadý. Bölgenin "Pontus topraklarý" olarak anýlmasý da bu dönemde baþladý.
    Bizans döneminde de gariplikler sürdü. Çünkü Trabzon, önceleri Bizans Ýmparatorluðu'nun bir parçasý gibi görünse de, Trabzon Rum Ýmparatorluðu adý altýnda özerk bir yapýya kavuþtu. Hatta Bizans'la, savaþý bile göze alarak, ciddi bir rekabet içine girdi. Trabzon Rumlarý, hem coðrafi yakýnlýk hem de stratejik çýkar nedeniyle, doðudaki Gürcülerle ve güneydeki Türkmen beylikleriyle sýk sýk iþbirliði yaptýlar. Bu iþbirliði, Trabzon Ýmparatoru Komnenos'un, kýzlarýný ve kýz kardeþlerini, Türkmen olan Akkoyunlularýn liderleriyle evlendirmesi noktasýna kadar vardý.
    Trabzon'un bir Laz kenti olduðunu sanan çoktur. Oysa Trabzon hiçbir zaman Laz kenti olmamýþtýr. Lazlar, yani, Rumca ve Türkçe ile ilgisi bulunmayan bir dil olan Lazcayý konuþanlar, bugünkü Rize ve Artvin bölgelerinde yaþadýlar. Sonradan Trabzon'a göç edip yerleþen Lazlar olduysa da, hiçbir zaman, kent nüfusunun çoðunluðunu oluþturmadýlar.
    Her alanda Bizans'a meydan okuyan Trabzon'dan önemli teoloji ve felsefe uzmanlarý çýktý. Fatih Sultan Mehmet ise Trabzonlularý Ýstanbul'a sürdü.
    Geçen haftaki yazýda, Türkiye'nin kendisini tanýmadýðýný, bir örnek olarak Trabzon gerçeði incelendiðinde hem kendimizle hem de Trabzon'la ilgili çok þey öðrenebileceðimizi, zamanýn nasýl akýp gittiðini, her þeyin ne kadar çabuk ve kolay deðiþtiðini vurgulamýþtýk.
    Trabzon'un M.Ö. 700 yýllarýnda, Yunanlýlar tarafýndan kurulduðunu, daha sonra Pers ve Roma egemenliði altýna girdiðini, Bizans döneminde Trabzon'un özerkliðini ilan ederek Bizans ile rekabete girdiðini, sýk sýk doðusundaki Gürcülerle ve güneyindeki Türkmenlerle iþbirliði yaptýðýný, onlarla akrabalýk iliþkileri içine bile girdiðini belirtmiþtik. Tabii Trabzon ile Bizans arasýndaki rekabet sadece toprak ve ticaret kaynaklý deðildi. Trabzon, entellektüel birikim açýsýndan da Bizans'ýn gerisinde deðildi. Örneðin Trabzon kökenli Georgius, Plato ve Aristoteles'in felsefelerini çok ayrýntýlý biçimde incelemiþ, kitaplarý Avrupa'da büyük yanký uyandýrmýþ, dönemin önemli teoloji ve felsefe uzmanlarýndan birisiydi.
    Ortodokslarla Katolikler arasýnda birlik saðlanmasý yolunda çalýþan ve bu nedenle Ortodoks Bizans'tan büyük tepki gören Johannes Bessarion da yine Trabzonludur. Plato uzmaný Bessarion, 750'yi aþkýn kitabý içeren kütüphanesini, ölmeden önce Venedik'e baðýþlamýþ, bu kitaplar ünlü "Marciana Kütüphanesi"nin çekirdeðini oluþturmuþtu. Beþ yýl boyunca Bolonya'yý yöneten Bessarion, Katolik dünyasýnda o kadar etkili bir konuma gelmiþti ki, Papa 5. Nikolas öldüðünde, Papalýk için aday gösterilmiþ, ancak son anda bu makamý baþkasýna kaptýrmýþtý.
    Fatih Sultan Mehmet, Trabzon'un Bizans'a meydan okumaya varan gücünden çekindiði için mi, yoksa bu gücü kendi yanýna çekmeyi akýl edemediðinden mi bilinmez, 1461'de Trabzon'u aldýðýnda, ilk iþ olarak, buradaki Rumlarýn yaklaþýk üçte birini sürdü, mallarýna da el koydu. Üstelik sürgün politikasý Fatih'ten sonra da devam etti. Osmanlý kayýtlarýna göre, bölgeden sürülen kiþiler 19 bine ulaþtý, çoðu Ýstanbul'a, Yeniköy, Arnavutköy, Balat ve Fener bölgelerine gönderildi. Sürülenlerin yerine ise, Niksar, Amasya, Ladik, Çorum, Merzifon, Tokat, Samsun gibi yerlerden Müslümanlar yerleþtirildi. Bu sürgün politikasýndan sonra, Trabzon ve çevresinde kalan Rumlarýn çoðunluðu hem topraklarýný ve mallarýný korumak, hem de daha az vergi ödemek için, Müslümanlýða geçtiler. 1800'lerin sonlarýna gelindiðinde, Hýristiyan Rumlar, kent nüfusunun sekizde birini, çevre kasaba ve köyler de katýldýðýnda, bölge nüfusunun beþte birini oluþturuyordu.
    Ancak her þeye raðmen Trabzon, Osmanlý döneminde de önemini korudu. Nitekim Osmanlý padiþahý Yavuz Sultan Selim Trabzon valisiyken, kendisini, edebiyat ve bilim alanlarýnda burada geliþtirdi. Trabzon'da doðan ve 25 yaþýnda imparatorluðun baþýna geçen oðlu Kanuni Sultan Süleyman da burada yetiþti.
    Trabzon 20. yüzyýlýn ortalarýna kadar entellektüel birikimi yoðun bir kültür kenti olmayý sürdürdü. Bir eski Trabzon'u düþünün, bir de bugünkü Trabzon'u! Çaðrýmýz Trabzonlulara!
    Kendimizi tanýmak amacýyla bir örnek olarak ele aldýðýmýz Trabzon maceramýza devam ediyoruz. Daha önce, M.Ö. 700 yýllarýnda Yunanlýlar tarafýndan kurulan Trabzon'un köklü tarihini anlatmaya çalýþmýþ, bu arada Trabzon'un Ýstanbul ile, yani dönemin Bizans'ý ve Konstantinopolis'i ile rekabeti konusunda örnekler vermiþtik. Ayrýca Osmanlýlarýn Trabzon'u ele geçirdikten sonra on binlerce Trabzonlu Rumu sürgün ettiðini, ancak buna raðmen, Trabzon'un önemini koruduðunu vurgulamýþtýk.
    Osmanlý'dan önce, aðýrlýklý olarak Rum kültürünü temsil eden, ayrýca azýnlýk kültürü olarak içerisinde Ermeni ve Ceneviz kültürlerini de barýndýran Trabzon, coðrafi yakýnlýk nedeniyle, çevresindeki Gürcü, Laz ve Türkmen kültürleriyle de etkileþim içerisinde olmuþ, ortaya gerçekten ilginç bir sentez çýkmýþtýr.
    Osmanlý Ýmparatorluðu döneminde de Trabzon, ticari potansiyeli, entellektüel birikimi ve çok kültürlü kozmopolit yapýsý açýsýndan, Ýstanbul, Selanik ve Ýzmir ile birlikte, Trakya ve Anadolu bölgesinin en önemli kentiydi. Trabzon, yüzölçümü ve nüfus açýsýndan Ýstanbul'dan çok daha küçük olmasýna raðmen, sosyal ve kültürel yapýsý itibarýyla, adeta bir "mikro - Ýstanbul"u andýrýyordu.
    Öyle bir Trabzon düþünün ki, 1840'lý yýllarda Marsilya ile arasýnda direkt gemi seferleri bulunmaktaydý. Ayný dönemde Trabzon'da ABD'nin, Ýngiltere'nin, Fransa'nýn, Ýtalya'nýn baþkonsolosluðu bulunmaktaydý. Cumhuriyetin ilk yýllarýnda bu kentte çýkan süreli yayýnlarýn sayýsý 57 idi (Bu sayý Rize'de 1, Gümüþhane'de 1, Giresun'da 14, Ordu'da 11, Samsun'da 17'dir). Yine ayný yýllarda Trabzon'da opera, tiyatro binalarý bulunmakta, sinemalarda sessiz filmler ve Kurtuluþ Savaþý belgeselleri gösterilmekte, ana meydandaki restoranlarda piyano resitalleri verilmekteydi.
    Baþka bir örnek: Eðitimci - yazar Hýfzýrrahman Raþit Öymen ve Pertev Subaþý gibi kiþiler, 1921 yýlýnda, Türkiye'nin en eski spor kulüplerinden birisi olan Trabzon Ýdman Ocaðý'ný kurmuþlar, bu kulüp 1924 Paris Olimpiyatlarý'na bile sporcu göndermiþtir. Mustafa Kemal baþkanlýðýnda 1923'te toplanan bir Bakanlar Kurulu toplantýsýnda da, Avrupa'daki futbol birliklerine üyelik konusunda üç ilden kulübün seçilmesi önerilmiþtir: Ýstanbul, Ýzmir ve Trabzon. (Trabzonspor efsanesi gökten zembille inmemiþtir!)
    Türk aydýnlarýnýn önemli bir bölümünün de Trabzonlu olmalarý tesadüf deðildir. Yazar - ressam Bedri Rahmi Eyüboðlu, yazar - edebiyatçý Sabahattin Eyüboðlu, ressam Orhan Peker, yazar Hasan Ýzzettin Dinamo, siyasetçi - yazar Bahriye Üçok Trabzon'da yetiþmiþ Trabzonlu aydýnlardan sadece birkaçýdýr.
    Peki ya þimdi? Üç haftadýr anlatmaya çalýþtýðýmýz eski Trabzon'u düþünün, bir de bugünkü Trabzon'u düþünün. Her þeyin ne kadar çabuk deðiþebileceðini, geçmiþimizi tanýmakta ve geleceðimizi kurmakta ne kadar umursamaz davrandýðýmýzý düþünün.
    Trabzon kenti layýk olduðu noktaya mutlaka gelmelidir! Bu Trabzonlulara, Trabzon kökenlilere yapýlmýþ bir çaðrýdýr!
    Not: " Bir Tutkudur Trabzon " (Yapý Kredi Yayýnlarý, Ýstanbul, 1997) ve "Seyahatnamelerde Trabzon" (Serander Yayýnlarý, Trabzon, 1999) kitaplarýnýn okunmasýný öneririz.

    Rize il sýnýrý yakýnlarýnda yapýlan sondajlarda ele geçen buluntular ,Kalkolitik çaðla tunç çaðýnda (Ý.Ö. 5500-1000) bu yörede insanlarýn yaþadýðýný göstermiþtir .Ýlk çaðlarda Khalybllerin yurdu olna bu yörede Miletoslular Ý.Ö. 7.yy.da bir ticaret kolonisi kurmuþlardýr .Ayný yüzyýlda bölge Kimmerler tarafýndan yaðmalanmýþtýr .Ý.Ö. 6 yy.da Perslerin hakimiyetine giren bölge Pontus Kapadokyasý adý verilen satraplýk sýnýrlarý içinde yer almýþtýr .Ý.Ö. 66 yýlýnda Roma yönetimine giren bölge once Pontus Polemoniacus ,sonrada Galatia Kappadokhia adlý yönetsel sýnýrlar içinde yer aldý .
    Bizans döneminde Khaldia Themasýna baðlandý .Konstantinapolis’in Latinler tarafýndan iþgal edilmesi üzerine Komnenos hanedaný ,1204 yýlýnda Gürcü kraliçesi Tamara’nýn yardýmýyla bu bölgede Trabzon Rum imparatorluðunu kurdu .
    Trabzon Rum imparatorluðu (Pontus Devleti)
    Aleksios Komnenos (1204-1222) ilk imparator ilan edildi .Onun ardýndan yabancý hükümdarlas evliliklere dayalý ittifaklar kurarak öbür Bizans ailelerinde daha uzun sürte ayakta kaslmayý baþardýlar .Kýsa süreli Anadolu selçuklularý ilhanlýlar ve Nikaia imparatorluðunun egemenliðine giren Trabzon imparatorluðu barýþçý bir politika izleyen 1.Manuel döneminde 1238-65 Trebizond limanýnýn önemli bire ticaret merkezi haline gelmesi sayesinde güçlendi .Ama 2.Ýoannes döneminde(1280-85)Giresun ve Ordu yörelerini ele geçiren Türkmenlerinm küçük beylikler kurmasýna engel olamadýlar .2.Aleksios döneminde (1297-1330)Karadeniz ticaretini ele geçiren Cenevizliler Trabzon yönetimi üzerinde etkin oldular .1.beyazýd’ýn 1398’de Samsun ve Canik’i almasýnýn ardýndan Osmanlýlara yýllýk vergi ödemek zorunda kaldýlar.David Komnenos (1458-1461) döneminde vergi ödemenmediði gibi önceden ödenen vergilerde geri istendi .David Komnenos’un Avrupa’daki büyük devletlere ittifak öneriþsinde bulunmasý üzerine Osmanlýlar bölgeyi 1461’de aldýlar .
    Trabzon imparatorluðunun zenginlik kaynaklarý gümüþ demir þap kumaþ ve siyah þarap gibi yerel ürünlerin ihracýna ve Batý Ýran’a yapýlan transit ticaretten alýnan vergilere dayanýyordu .
    Trabzon ve Lazistan Osmanlý yönetiminde
    2.Mehmed ‘in (Fatih) Trabzon imparatorluðu üzerine yaptýðý sefer sonunda fethettiði Trabzon bir sancak olarak örgütlenmiþ ve uzun yýllar þehzade sancaðý olarak önemini korumuþtur .16.yy.da ise Batum’uda içine alan bir eyalete dönüþtürülmüþtür .Batum eyaleti olarakta bilinen bu yönetim biriminin merkezi Trabzon’dur .Eyalet topraklarýna bir Oðuz boyu olan Çepniler yerleþtirilmiþ ve yerli halk bu yüzden 18.yy.la kadar bunlarla çatýþmýþtýr .Merkezi yönetim olaylarý engellemek üzere Trabzon Beylerbeyliðine yerli ayandan mütesellimler atamýþ ama bunlar güçlendikçe merkezi yönetime baþkaldýrmýþlardýr .1868’de vilayet olan Trabzon’a merkez sancaðý dýþýnda Lazistan ,Gümüþhane ,Canik (Samsun) sancaklarý baðlýydý .1890’da merkez sancaðý Ordu ,Giresun, Tirebolu ,Görele ,Vakfýkebir ,Sürmene ve Akçaabat ,Canik sancaðý Bafra ,Ünye ,Fatsa ,Çarþamba ,ve Terme , Lazistan sancaðý Rize ,Of ,Atina (Pazar ) ve Hopa ,Gümüþhane sancaðý da Torul ,Kelkit ,Þiran kazalarýný kapsýyordu .
    Trabzon kýyýlarý 17.yüzyýlda Zaporojye Kazaklarýnýn saldýrýsýna uðrayýp yaðmalanmýþtý .Osmanlý dönemi boyunca bölge Celali ayaklanmalarýna sahne oldu .Yerel Beyler ,halkla beraber 1834 tarihine kadar Osmanlý merkezi yönetiminden ayrýlmak için defalaca isyan ettiler ama hepsi çok kanlý yöntemlerle bastýrýldý .
    1810’da Ruslarýn saldýrýsýna uðrayan bölge ,1877-78 Osmanlý-Rus savaþý sonucunda Kafkas göçmenlere ev sahipliði yaptý .1895’de bir Ermeni ayaklanmasýna sahne oldu .20.yy baþlarýnda Rumlar ve Ermenilerin’de bulunduðu þehrin nüfusu 1 milyondan fazla idi .1.Dünya savaþýnýn baþlarýnda Rus donanmasý Trabzon kýyýlarýný bir çok kez bombaladý .18 Nisan 1916 tarihinde ise Rabzon neredeyse tümüyle Rus’larýn eline geçen ve halkýnýn bir bölümü baþka bölgelere göç eden yörede Rum Pontos ve Ermeni çeteleri ,1917 Ekimindeki Sovyet devriminden sonar çekilen Rus ordusunun yerini aldý .Trabzon 24 Þubat 1918’de 37.tümen tarafýndan bu çetelerin iþgalinden kurtarýldý .Mondros Mütarekesinden sonar Pontos çetelerinin eylemlerinin artmasý üzerine Trabzonlular Trabzon Muhafazai Hukuk-i Milliye Cemiyetini kurdular .Kurtuluþ savaþý sýrasýnda Trabzondaki önemli olaylardan biride Türkiye Komünist Partisinin (TKP ) önderi Mustafa Suphi,karýsý ve 13 arkadaþýnýn öldürülmesidir .
    Trabzon’un yapýsý
    Trabzon kenti Ý.Ö. Miletos’lu balýkçýlarýn Karadeniz kýyýsýnda kurduklarý ticaret kolonilerinden biridir .Miletoslular kente Yunanca masa anlamýna gele ‘trapeza’ sözcüðünden türettikleri Trapezous adýný vermiþler bu ad zamanla Trapezunda ,Trapezund ve Trabzon’a dönüþmüþtür .
    13.yy.baþlarýnda kurulan Trabzon imparatorluðu Anadolu Selçuklularý ve Timur’un kuþatmalarýna direnmiþtir .Yavuz Sultan Selim þehzadeliði sýrasýnda burada sancak beyliði yapmýþtýr . 1867 yýlýnda çýkan bir yangýndan þehir önemli ölçüde zarar görmüþtür .19.yüzyýlda 35.000 kiþilik þehir merkezi nüfusunun yarýsý Rumlar ve Ermenilerden oluþuyordu .Cumhuriyetin ilk yýllarýnda ise ancak 20.000 kiþ,1950 de ise 33.900 kiþidir .Günümüzde , merkez nüfusu 140.000’e ulaþmýþtýr.
    alýntý
    Konu gülcan taraf?ndan (http://www.trabzonum.org/forum/member/511-g%C3%A3%C2%BClcan Saat 12.04.2008, 19:53 ) de?i?tirilmi?tir.
Haz?rlan?yor...
X