Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Zeytin, Zeytinyaðý ve Faydalarý

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Zeytin, Zeytinyaðý ve Faydalarý

    Zeytin

    "Ýncire ve zeytine andolsun." (Tin Suresi, 1)
    Zeytin...
    Sahip olduðu besin deðeri ile insan saðlýðýný koruyan bir mucize...
    Çok eski çaðlardan bu yana tüketilen zeytin, zamanla önemini daha da arttýrmýþ, sofralardaki daimi yerini alarak insan saðlýðýnýn önemli bir koruyucusu olmuþtur. Besin deðeri oldukça yüksek olan zeytin, ayný zamanda yaðýyla da saðlýða olan katkýsýný arttýrmaktadýr.
    Saðlýða olumsuz hiçbir etkisi olmayan zeytinyaðý, içerdiði antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalýklarý ve kansere karþý da koruyucu bir etki gösterir. Özellikle günümüzde kalp ve damar þikayetlerinin çoðalmasý, bu mucizevi besinin insan saðlýðý açýsýndan önemini daha da artýrmaktadýr. Allah zeytinle ilgili olarak ayetlerde þöyle buyurmaktadýr:
    "Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, aðaç ondandýr (ki) hayvanlarýnýzý onda otlatmaktasýnýz. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalýklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Þüphesiz bunda, düþünebilen bir topluluk için ayetler vardýr." (Nahl Suresi, 10-11)
    Þifa Kaynaðý Bir Bitki
    Tarih boyunca, deðiþik kültürlerde zeytin barýþýn ve umudun temsilcisi olmuþtur ve bazýlarýnca zeytin aðacý ve meyvesi kutsal kabul edilmiþtir. Bu nedenle insan yaþamýnýn ilgisini çok az þey zeytin kadar çekebilmiþtir. Geçmiþi günümüzden 10 bin yýl öncesine dayanan zeytin, yunanlý sporculardan, azizlere ve ilk hekimlere kadar eski tarihin tanrý ve tanrýçalarý tarafýndan kutsal sayýlmak suretiyle birçok efsanenin de kaynaðý olmuþtur. Adem ölümünden önce tanrýdan merhamet diledi ve bunun için oðlu Þit' i görevlendirdi. Þit cennet bahçesindeki iyilik ve kötülük aðacýndan üç tohum aldý ve babasýnýn aðzýna koydu. Babasý gömülünce tohumlar yeþerdi ve bu tohumlardan zeytin aðacý, sedir aðacý ve servi büyüdü.
    Geçmiþten günümüze kadar uzanan geleneklere baktýðýmýzda zeytin aðacýnýn yapraklarý zafer, akýl, ve barýþý simgelemiþ, bir zeytin dalý ile Nuh' un gemisine geri dönen güvercin, o büyük sel felaketinin sona erdiðine iþaret sayýlmýþtýr. Gerek tarih ve gerekse günlük yaþamdaki yeri bakýmýndan içinde bulunduðumuz coðrafya dýþýnda zeytinin tarihi izlerini bu denli görmek mümkün deðildir.
    Zeytinin orijini konusunda iki görüþ vardýr: birincisi, zeytinin ilk olarak Ege, Anadolu'nun Akdeniz kesimleri, Suriye ve Lübnan' da ortaya çýktýðý, ikincisi ise orijininin Mýsýr, Kuzey Afrika'nýn Atlas daðlarý kesimleri olduðudur. Asur'lular ve Babil' lilerin yarattýðý Mezopotamya medeniyeti zeytinle tanýþýyordu, hatta bunu bir ticaret aracý olarak bile görüyorlardý. Urla' da, Çeþme' de yapýlan kazýlarda bulunan kap kacaklarýn zeytin ve zeytin ürünleri yapýmýnda kullanýldýðý ve tarihinin milattan önce 3. yüzyýla uzandýðý görülmektedir. Kazýlardan çýkan bir baþka sonuç zeytin endüstrisinin en az beþ bin yýllýk olduðudur. Helenistik devirde zeytin aðacý kutsal sayýlýyordu ve zeytin aðacýný kesenler ölümle cezalandýrýlýr ya da sürgüne gönderilirdi
    Urla' da bulunan, zeytin saklama ve taþýma amacýyla kullanýlan amforalara Karadeniz' deki kolonilerde ve baþka bir takým lokasyonlarda da rastlanmasý zeytinin ayný zamanda bir ithalat ve ihracat ürünü olduðunu göstermektedir. Ticaretinin yapýlmasý için Akdeniz' de özel gemiler yaptýrýlýyordu. Zeytincilik zamanla yayýlmýþ ve, Avustralya, Güney Afrika ve Çin gibi iklimin ve topraðýn müsait olduðu her yerde, yapýlmaya baþlanmýþtýr.
    Kur' an-ý Kerim' de zeytinden söz ediliyor. Kur'anda bu zeytin aðacýnýn Sina daðý' ndan geldiði, meyvelerinden yað elde edildiði ve bu yaðýn yemeklere lezzet vermek için kullanýldýðý yazýlýdýr. Zeytin aðacýnýn yetiþtirilmesi ve bakýmý oldukça zordur ama zeytin aðacý bu emeðin karþýlýðýný cömertliðiyle öder. Belki de zeytinin barýþýn sembolü olmasý da bu yüzdendir. Dünyada yaklaþýk 10 milyon hektar alan üzerinde 900 milyonu aþkýn zeytin aðacý olduðu ve bunun % 98' inin Akdeniz ülkelerinde yoðunlaþmýþ durumda olduðu bilinmektedir. Ülkemizde ise eldeki tarýmsal istatistikler tam anlamýyla güncel olmamakla birlikte yaklaþýk 90 milyon adet zeytin aðacý olduðu söylenebilir. 2000/2001 sezonu Ege Bölgesi zeytin ve zeytinyaðý tahmini rekolte verilerine göre ülkemizde yaklaþýk 80 milyon adet meyve veren 7 milyon adet de meyve vermeyen zeytin aðacý bulunmaktadýr
    Dünya zeytinciliðinin merkezi olan Akdeniz havzasýnýn doðusunda yer alan ülkemizde zeytin Ege, Marmara sahillerimiz baþta olmak üzere tüm sahil þeritlerimizde ve Güneydoðu Anadolu Bölgemizde yetiþtirilmektedir. Çanakkale' den Muðla' ya kadar uzanan Ege Bölgesi, ülkemiz zeytinciliðinin en önemli bölümünü oluþturmaktadýr. Yaklaþýk 400 bin ailenin doðrudan geçimini saðladýðý ve 8-10 bin kiþinin ise gelirine dolaylý katkýda bulunduðu dikkate alýnýrsa, zeytinciliðin önemi daha iyi anlaþýlacaktýr.
    Ülkemizde zeytin üretiminde % 80.5 ile Ege Bölgesi birinci sýradadýr. Bölgemizi, % 11.8 ile Akdeniz, % 6.1 ile de Marmara Bölgesi izlemektedir. Dünya'da en önemli zeytin üreticisi ülkeler arasýnda Ýspanya, Ýtalya, Yunanistan, Portekiz, Tunus, Türkiye, Suriye, Fas ve Cezayir sayýlmaktadýr.
    2000/2001 sezonu Ege Bölgemiz rekolte çalýþmalarý sonuçlarýna göre; yaklaþýk 64 milyon adet meyve veren, 4 milyon adet meyve vermeyen aðaç olduðu, aðaç baþýna ortalama 18.5 kg zeytin verimi ile 1 milyon adet zeytin tanesi alýnacaðý, bunun 225 bin tonunun sofralýða, 950 bin tonunun yaðlýða ayrýlacaðý ve 170 bin ton zeytinyaðý üretilebileceði anlaþýlmaktadýr. Ülkemizin diðer bölgelerinin de rakkamlarý dikkate alýndýðýnda ulaþýlabilecek zeytinyaðý üretim tutarý 225 bin ton olabilecektir.

    Zeytin

  • #2
    Yanýt: Zeytin, Zeytinyaðý ve Faydalarý

    Zeytinyaðý

    Zeytinyaðý bir çok dinsel törenlerin yað lambalarýna, geleneksel ve kutsal mekanlara kadar görkemli dinsel ayinlerde önemli bir yer tutmuþtur. Zeytinyaðý insanoðlunun tarým devriminde ürettiði ilk ürünlerden birisidir. Zeytinyaðýnýn gençlik ve güç kaynaðý olduðu inancý her zaman çok yaygýndý. Eski Mýsýr, Yunan ve Roma' da çeþitli çiçek ve otlar ile zeytinyaðý karýþtýrýlarak çeþitli ilaç ve kozmetikler elde edililiyordu. 15. yüzyýlda Ýspanyol papazlar zeytin ve zeytinyaðýný Orta ve Güney Amerika' ya daha sonra da Kaliforniya' ya taþýdýlar.
    1970' lere kadar Akdenizli olmayanlar için zeytinyaðý, uzunca bir süre, kendine özgü yöresel yemeklerde kullanýlan ya da marketlerin "otantik" özel yiyecekler bölümündeki raflarda kaybolup giden uzak doðu ülkelerinin büyüsü demekti.
    Akdeniz mutfaðýnda yemeklerin hemen hepsinin zeytinyaðý ile piþtiði anlarda, batýlýlar zeytinyaðýyla genellikle restoranlarda tanýþýyordu. 1970' lerde yapýlan bir araþtýrma sayesinde zeytinyaðý önem kazandý. Araþtýrma, batýlýlar arasýnda kalp hastalýðýna en az yakalananlarýn Akdenizliler olduðunu ortaya çýkarmýþtý. Akdenizliler' in bol miktarda tükettiði zeytinyaðýnýn bunda bir payý olduðu düþünüldü. Gençlik ve ergenliðin vücudun daha çok kaliteli gýdaya ihtiyaç duyduðu dönem olmasý ve zeytinyaðý kullanýmýnýn burada iyi bir tercih görülmesi, yaþlýlýkta ise kalsiyum kaybýný önleyerek kemik erimesine engel olmasý, hamilelikte, içinde bulunan yað asitleri hücre ve sinir sisteminin oluþturulmasýnda önemli bir etken teþkil etmesi, damar sertliðinin önlenmesine yardýmcý olan "iyi yað" oraný ve antioksidanlar açýsýndan zengin bulunmasý zeytinyaðý kullanýmýný arttýrdý.
    Böylelikle; 1980' lerden sonra, batý ülkelerinin zeytinyaðý tüketiminde çok büyük bir talep patlamasý oldu. Tüketiciler artýk bilinçli beslenmeyle önem vermekte, katký maddesi içermeyen doðal ürünleri tercih etmekteydiler. Ýnsanlar "daha doðal" besin kullanýmýný keþfettikçe, zeytinyaðý da bundan payýna düþeni aldý.

    Zeytinyaðý Çeþitleri
    Türk Standartlar Enstitüsü' nün belirlediði ölçülere göre üç tip zeytinyaðý vardýr:
    1. Naturel Zeytinyaðý
    En olgun zeytin tanelerinden sýzma veya basýnçla çýkarýlan santrifüjleme, dinlenme ve süzme gibi yalnýz fiziksel iþlemlere tabi tutulan ve hiç bir kimyasal iþlem görmeyen, natürel olarak doðrudan tüketilebilen, zeytin kokusunu ve tadýný en yoðun, en doðal biçimde muhafaza eden, renginin tonu, sarý ve yeþil hakim olmak üzere üretim yerine göre deðiþen, kesinlikle mükemmel tat ve aromasý bulunan ve asit içeriði maksimum %3.3' den az olan bir zeytinyaðý tipidir.
    Kendi içinde üç popüler çeþidi vardýr: Naturel Sýzma (Asit içeriði: %1), Naturel Birinci (Asit içeriði: %2) ve Organik (Asit içeriði: %1)
    Daha çok salata ve soslarda çið olarak tüketilmesi önerilir.
    2. Riviera Zeytinyaðý
    Ham zeytinyaðýnýn, fiziksel yöntemlerle rafinasyonu sonucu elde edilen rafine zeytinyaðý ile %10-20 oranýnda natürel yemeklik zeytinyaðlarýnýn karýþýmý sonucu elde edilen ve en çok %1.5 asit içeren zeytinyaðýdýr. Riviera zeytinyaðý' nýn lezzet ve kalitesini, doðal olarak karýþým oranlarý ile natürel zeytinyaðýnýn niteliði belirler. Bütün doðal Riviera zeytinyaðlarý, en ideal asit seviyesine, en iyi renge ve aromaya sahip olmasý için test edilirler. Rengi ve aromasý, sýzma zeytinyaðýna göre daha açýk ve hafif olan Riviera zeytinyaðý özellikle yemek ve kýzartmalarda ve her türlü soðuk yemeklerin hazýrlanmasýnda kullanýlýr.
    3. Rafine Zeytinyaðý
    Ham rafinajlýk zeytinyaðýnýn, fiziksel yöntemlerle rafinasyonu sonucu elde edilen ve maksimum %0.3 asit içeren zeytinyaðýdýr. Asit oraný yüksek olan zeytinyaðýnýn, yenilebilir nitelikte olmadýðýndan rafine edilmesi gerekir. Fiziksel rafinasyon iþlemi sonrasýnda elde edilen Rafine Zeytinyaðý, hemen hemen sýfýr asit oranýna sahip, yaðýn kalitesini bozan maddelerden arýndýrýlmýþ bir yaðdýr. Rafine zeytinyaðý, naturel zeytinyaðýnýn nötrleþtirme, aðartma ve koku giderme gibi iþlemlere tabi tutularak arýtýlmasý suretiyle elde edilen zeytinyaðý olup iþlemler sýrasýnda uygulanan yöntemler ve kullanýlan maddeler saðlýða zararlý olamazlar.
    Rafine zeytinyaðý hafifliði ile, sebzelerin marine edilmesinde, fýrýnda ve ocakta kýzartma yapmak için en ideal ve saðlýklý seçimdir.

    Yorum yap


    • #3
      Yanýt: Zeytin, Zeytinyaðý ve Faydalarý

      Zeytinyaðý ve Saðlýk

      Zeytin aðacý kutsal kabul edilen bir aðaçtýr. Zeytin, tarih boyunca Akdeniz bölgesinde, Orta Asya’da ve Afrika’nýn deðiþik bölgelerinde bilinmiþ ve tüketilmiþtir. Zeytinin ana vataný Mezopotamya olup Akdenizin sembolü ve kültür mirasýdýr. Akdeniz’ de ve Eski Mýsýr’da M.Ö. 4–5 bin yýllarýna kadar gidebilen geçmiþi olan zeytin aðacý ve zeytin dalý asýrlardýr barýþ ve iyi niyet sembolü olarak da kullanýlmþtýr.
      Faydalarý asýrlardýr bilinen zeytin ve zeytinyaðýnýn, günümüzde de koruyucu saðlýk etkileri hakkýnda her geçen gün daha fazla bilimsel bilgi birikmektedir. Ülkemizde Akdeniz mutfaðýnýn bilinmesi, zeytinyaðýnýn sofralarýmýzda kullanýlmasý ve hem lezzetli yemek hem saðlýklý yaþam açýsýndan fark edilmeden destek saðlamaktadýr. Zeytin meyvesinin faydalarýný yeni öðrenmeye baþlayan Avusturalya, kuzey Avrupa ve uzakdoðu ülkeleri, zeytin yaðýna yýllardýr ilaç olarak bakarken Akdeniz ülkelerinde yüzlerce yýldýr yemeklik olarak kullanýlmaktadýr.
      Diðer bütün yaðlar ancak rafine edildikten sonra yemeklik yað olarak kullanýlabilmelerine raðmen, zeytin yaðý doðal haliyle kullanýlabilen tek yaðdýr. Zeytinin yaða iþlenmesi için ilk önce zeytinin parçalanarak macun haline getirilmesi gerekir. Bu amaçla sýcak su yardýmýyla yumuþatýlan hücre duvarlarý bir pres ile parçalanýr ve yað + su olmak üzere posasýndan ayrýlýr. Suyun yaðdan uzaklaþtýrýlmasý ile natürel yað elde edilmiþ olur. Asitlik derecesine göre farklý isimlerde gruplandýrýlýr:
      1- Riviera zeytinyaðý: Rafine ve Naturel zeytinyaðýnýn belli oranda karýþýmý ile elde edilir. Özellikle yemek ve kýzartmalarda tercih edilir. Asit oraný en fazla %1'dir.
      2- Rafine zeytinyaðý: Zeytinyaðý asit oraný yüksek olduðundan rafine edilmesi gerekir. Fiziksel rafine iþlemi sonrasýnda elde edilen rafine zeytinyaðý hemen hemen sýfýr asit oranýna sahiptir. Rafine ya da Light zeytinyaðý daha çok zeytinyaðýnýn kuvvetli lezzetine alýþýk olmayan kimseler tarafýndan tüketilmek üzere hazýrlanýr.
      3- Naturel zeytinyaðý: Sýzma ve naturel olarak ikiye ayrýlýr. Zeytinyaðlarý içinde en makbul olan sýzma zeytinyaðýnýn asit oraný en fazla %1'dir ve çið olarak salata ve soslarda tüketilebilir. Naturel zeytiyaðý ya da ekstra ekstra zeytinyaðýnda asit oraný %1-2 arasýndadýr.
      Yemeklik zeytinin dünyadaki üretimi, yýlda bir milyon ton civarýnda gerçekleþmekte ve bu üretimin yaklaþýk %70’i Akdeniz ülkelerinden saðlanmaktadýr
      Kültürler arasýndaki deðiþik diyet alýþkanlýklarýna baðlý olarak ülkeler arasý hastalýk daðýlýmlarýnda da deðiþliklik görülebilir. Bu nedenle bazý kronik hastalýklar bazý ülkelerde sýklýkla görülürken bazýlarýnda ise hiç görülmez.
      Zeytinin saðlýkla ilgili etkileri uzun zamandýr bilinmektedir. Hipokratýn, özellikle psikolojik bozukluðu olan hastalara taze yeþil zeytin önerdiðini, orta çaðlarda, Akdeniz ülkelerinde, jinekolojik yakýnmalarda, kulak aðrýsýnda, özellikle çocuklarýn kabýzlýk problemlerinde, eriþkinlerde mide ülseri ve gastrit tedavisinde zeytin yaðý kullanýldýðýný gösteren belgeler bulunmuþtur. Zeytinyaðý kullanýmý ile bireylerin genel saðlýk durumlarýnýn iyiyliði arasýndaki iliþki bilimsel yayýnlarla gösterilmektedir.
      Akdeniz diyetinin önemli bir parçasý olan zeytin, zeytinyaðý, meyve ve sebzeler ve bunlarda bulunan antioksidanlar hayat boyu kalp-damar hastalýklarý ve kansere karþý koruyucu etki gösterir. Zeytinyaðýnýn içerisinde bulunan fenolik bileþenler, monoansature yað asitleri kanserden ve koroner kalp hastalýklarýndan korunmada rol oynamaktadýr. Zeytindeki fenolik komponentlerin tromboz ve tümorogenezis üzerine önleyici etkisi gösterilmiþtir. Yaðlar sahip olduklarý yüksek enerji nedeniyle fazla kilo alýmýna ve dolaylý olarak birçok hastalýða sebep olduklarý gibi, alýnan doymuþ yað miktarý ile meme kanserleri gibi bazý kanserlerle arasýnda da pozitif iliþkiden bahseden yayýnlar vardýr. Ancak, zeytinyaðý içerisindeki; fenolik antioksidanlarla birlikte bulunan squalen ve oleik asit; kalýn barsak, meme ve cilt kanserinden korunmada önemli role sahiptir. Bu etki zeytinyaðýnýn daha az tüketildiði bazý ülkelerle (Ýskandinav ülkeleri, Amerika Birleþik Devletleri, Ýngiltere, Japonya gibi), tüketimin fazla olduðu Akdeniz ülkeleri karþýlaþtýrýldýðýnda bazý kanser hastalýklarýnýn sýklýðýnýn belirgin olarak az görülmesi dikkate deðerdir. Bu ülkelerde en sýk görülen kanser türlerinden olan meme, akciðer, kalýn barsak, prostat ve endometriyum kanseri sýklýðý Akdeniz ülkelerinde yarý yarýya daha az görülür.
      Akdeniz diyeti ilk kez 1950’li yýllarda ortaya konmuþtur. Akdeniz diyeti sebze, meyve, balýk ve yüksek posalý diyetten zengin olup bu diyette tek önerilen yað zeytinyaðýdýr ki bu diyetin birçok hastalýða karþý koruyuculuðu bildirilmiþtir. Bu diyette kurubaklagiller, pirinç, bulgur,
      sebze ve meyveler, zeytinyaðý, balýk, süt ve doymuþ yaðlar aðýrlýklý olarak alýnmalý, margarin tüketimi en aza indirilmeli, balýk sýk tüketilmelidir. Akdeniz diyeti sadece kansere karþý koruyucu olmayýp ayný zamanda en önemli ölüm nedeni olan kalp hastalýklarýnýn önlenmesinde ve ölümlerin azaltýlmasýnda da rol almaktadýr.
      Bir Akdeniz ülkesi olan Yunanistan’da yapýlan geniþ populasyon çalýþmasýnda, zeytinyaðý kullanýmýnýn fazlalýðý ile bireylerdeki koroner kalp hastalýðý ve bazý kanser türlerine baðlý ölümlerin daha az görüldüðü ortaya konmuþtur. Akdeniz diyetinde tek bir major bileþen olmayýp diyetteki tüm bileþenler etkinin oluþmasýný birlikte saðlarlar. Bununla birlikte Akdeniz diyetindeki zeytinyaðýnýn içerdiði monoansature bileþenlere baðlý oluþan antioksidan özelliði ile kanser geliþimini engellemede ön planda olduðu belirtilmektedir. Antioksidan bileþikler serbest radikalleri baðlarlar ve peroksidasyona karþý koruma saðlayarak kanserden korunmada rol oynamaktadýr. Fenolik komponentlerin de güçlü antioksidan olduðu bilinmektedir. Basit fenoller (hidroksitirosol ve tirosol), sekoiridoidler (oleuropein) ve lignanlar zeytinyaðýnda olduðu bilinen fenolik komponentlerdir ve bunlarla birlikte hidroksitirosol etkisi ile eritrositler de oksidatif hasardan korunur.
      Tümör oluþumunun engellenmesi ve/veya oluþan tümör hücrelerinin temizlenmesi için immün sistem hücrelerinin aktive olmasý gereklidir. Ýmmün sistem hücreleri de diðer hücreler gibi diyet ile iliþkili olarak olumlu yada olumsuz yönde etkilenebilirler. Tümöre karþý savunmada etkin rol oynayan CD4+ ve CD8+ T lenfositleri ve doðal öldürücü hücreler ile yapýlan çalýþmalarda zeytin yaðýnýn immünomodülatör etkili olduðu ve diðer yaðlarýn T lenfositlerin aktivasyon belirteçleri olan yüzey moleküllerinin azalmasýna yol açarken zeytinyaðýnýn bu etkisinin çok az düzeyde yada saptanamayacak kadar az olduðu bildirilmiþtir. Organizmanýn tümör hücrelerinden temizlenmesinde en etkili yöntemlerden birisi olan apoptozis ile iliþkili moleküllerden Bak ekspresyonunun zeytin yaðý ile beslenme sonucu arttýðý Bcl-2 ekspresyonunun ise azaldýðý gösterilmiþtir. Hayvan deneyi modellerinde, gebelik döneminde zeytin yaðý aðýrlýklý beslenmenin, ileride oluþabilecek meme kanserine karþý koruyucu rol oynadýðý saptanmýþtýr. Kýrmýzý et içinde bulunan ve aberan kript oluþumunu saðlayarak kalýn barsak kanserleri geliþiminde rol oynayan myoglobin etkisinin, zeytin yaðý aðýrlýklý diyet ile azaltýlabileceði ve kalýn barsak kanserlerinden korunulabileceði çalýþmalarla gösterilmiþtir. Deneysel çalýþmalarda, parenteral lipid emulsiyon beslenmelerinde, zeytin yaðý kullanýmý ile immün sistemin koruyucu yönde aktive olduðu ve inflamatuvar cevabýn azaldýðý gösterilmiþ, zeytin yaðýnýn bu tip beslenmeleride kullanýlabilecek doðal bir seçenek olabileceði bildirilmiþtir. Bu çalýþmalar kanserden korunmada zeytin yaðýnýn immün sistem üzerindeki olumlu etkilerini desteklemektedir.
      Yapýlan çalýþmalarda kanser tedavisi alan hastalarda antioksidan maddelerin diyete eklenmesiyle tümör hücrelerinin büyümesinin engellendiði, kemoterapi etkisinin arttýðý, kanser hücrelerinin yayýlmasýnýn engellendiði, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerinin azaldýðý, hücre yenilenmesinin kolaylaþtýðý gösterilmiþtir. Bu veriler de zeytinin kanser geliþmesini engellemede büyük katkýsý olduðu görüþünü desteklemektedir.
      Zeytinyaðý squalenden de zengindir. Squalenin, mekanizmasý tam bilinmemekle beraber ultraviole ýþýnlara karþý cildi koruduðu, özellikle cilt kanserinin olþmasýný engelleyebildiði bilinmektedir. Güneþ ýþýnlarý ile daha fazla karþýlaþan Akdeniz ülkelerinde yaþayanlarýn cilt kanserine yakalanma sýklýðýnýn diðer ülkelerden daha az olmasý bu görüþü desteklemektedir.
      Erken taný ve tedavi teknikleri geliþmiþ olmasýna raðmen kanser hala en önemli ölüm sebeplerindendir. Bu yüzden özellikle zeytinyaðý kullanýmýnýn az olduðu geliþmiþ ülkelerde halk saðlýðý açýsýndan yeni planlamalar yapýlmasý gerekebilir. Avrupa’da kansere baðlý ölümler bütün ölümlerin yaklaþýk %20’ni oluþtururken kuzey ve doðu Avrupa’da kansere baðlý ölüm oranlarý yüksektir. Bu oranýn en düþük olduðu kesim Akdeniz ülkelerindir. Kansere baðlý ölümlerin yaklaþýk 35%’nin (10-70%) diyetle iliþkilendirilebileceði epidemiyolojik çalýþmalarla da gösterilmiþtir.
      Bütün dünyadaki zeytinyaðý üretiminin 90%’ýný Akdeniz ülkeleri saðlamaktadýr. Avrupa Birliði ülkelerinin zeytinyaðý tüketimi, dünya tüketiminin %70’ini, Akdeniz ülkelerinin tüketimi ise %77’ni oluþturmaktadýr.
      Zeytinyaðý Türk mutfaðýnda da önemli bir yere sahiptir. Ancak; Türkiye zeytin üretiminde dünyada ikinci, zeytinyaðý üretiminde dördüncü olmasýna raðmen yýllýk zeytinyaðý tüketimi kiþi baþýna 1 kg olup, 18 kg/kiþi tüketimi olan Yunanistan’dan belirgin olarak azdýr. Akdeniz dýþý bölgelerde zeytinyaðý tüketimi çok düþüktür. Örneðin: ABD’de kiþi baþý tüketim 450 gr, Japonya’da ise 20 gramdýr. Bir Akdeniz ülkesi olarak Türkiye’nin zeytinyaðý tüketiminin daha fazla olmasý beklenmektedir. Batý dünyasý Akdeniz diyetine verdiði önemi artýrdýðý miktarda kanser insidansý azalacaktýr. Saðlýklý bir hayat için günlük beslenme rejiminde zeytinyaðýnýn mutlaka yer almasý gerekmektedir. Bu konuda tüm dünyanýn yaný sýra üretimde dünya ikincisi olan ülkemizde de zeytinyaðý, tüketiminin arttýrýlmasý amacýyla ilgililerin bilgilendirilmesi ve teþvik edilmesi gerekmektedir.

      Yorum yap


      • #4
        Yanýt: Zeytin, Zeytinyaðý ve Faydalarý

        Zeytinyaðý ve Faydalarý

        Son yýllarda yapýlan araþtýrmalar, zeytinin yalnýzca lezzetli bir gýda deðil, bunun yanýnda yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynaðý olduðunu da ortaya koymuþtur. Zeytinin yaný sýra zeytinin yaðý da, önemli bir besin kaynaðýdýr. Kuran'da zeytin aðacýnýn yaðýna þu ayetle dikkat çekilmiþtir:
        "Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde çerað bulunan bir kandil gibidir; çerað bir sýrça içerisindedir; sýrça, sanki incimsi bir yýldýzdýr ki, doðuya da, batýya da ait olmayan kutlu bir zeytin aðacýndan yakýlýr; (bu öyle bir aðaç ki) neredeyse ateþ ona dokunmasa da yaðý ýþýk verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herþeyi bilendir." (Nur Suresi, 35)
        Yukarýdaki ayette "mubareketin zeytunetin" ifadesiyle, zeytin "bereketli, kutlu, uðurlu, sayýsýz yarar saðlayan" anlamlarýna gelen mübarek sýfatýyla nitelendirilmiþtir. "Zeytuha" ifadesiyle bildirilen zeytinyaðý, tüm katý yaðlarýn aksine, tüm uzmanlar tarafýndan baþta kalp ve damar saðlýðý için olmak üzere en çok tavsiye edilen yað türü olarak bilinmektedir. Zeytinin ve zeytinyaðýnýn saðlýk açýsýndan faydalarýný þöyle sýralayabiliriz:

        Kalp ve Damar Saðlýðý üzerindeki faydalarý
        Zeytin ve zeytinyaðýnýn içinde yað asitleri bulunur. Bu asitlerin çoðu vücut için zaruri olan tekli doymamýþ omega-6 (linoleik asit) yaðlarýdýr. Tekli doymamýþ yaðlar kolesterol içermezler. Bundan dolayý zeytinyaðý diðer yaðlarýn aksine kandaki kolesterol oranýný yükseltmemekte, tam tersine kontrol altýnda tutmaktadýr.
        Bu konuda yapýlan çalýþmalarda, 1 hafta boyunca her gün yaklaþýk 2 yemek kaþýðý doðal zeytinyaðý tüketen insanlarýn kolestrol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmiþtir... Antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlý maddeleri etkisiz hale getiren ve hücrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece önemli maddelerdir. Düzenli zeytinyaðý kullanan insanlarda yüksek antioksidan seviyeleri izlenmiþtir. Ayrýca zeytinyaðýnýn kalp hastalýklarýný önlediði pek çok araþtýrma ile de tasdik edilmiþtir.
        Yüksek oranda kalp ve damar hastalýklarý vakalarýna rastlanan ülkelerde çoðunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuþ yaðlar tüketilmektedir. Bu yanlýþ beslenme alýþkanlýðý Akdeniz diyeti yani zeytinyaðý tüketimi ile düzeltilebilmektedir. Zeytinyaðý kandaki kolesterolü düzenlediði için kalp ve damar hastalarýna ilaç olarak tavsiye edilmektedir.
        Bunun yaný sýra zeytinyaðý omega-6 yað asidinin omega-3 yað asidine oranýný da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 yað asitlerinin vücuda belli bir oranda alýnmasý çok önemlidir. Çünkü bu oranlardaki dengesizlik durumunda hastalýklar ve kanser de dahil olmak üzere, kalp ve baðýþýklýk sistemi ile ilgili birçok hastalýðýn ilerlemesi söz konusu olmaktadýr. Tüm bu sebeplerden dolayý pek çok insan zeytinyaðý ile saðlýk bulmaktadýr. Amerikan Kalp Birliði, kalp hastalýðý riskini azaltmak için yüksek tekli doymamýþ yað diyetlerinin, %30 düþük yaðlý diyete bir alternatif olabileceðini ortaya çýkarmýþtýr.

        Kanseri önlemedeki rolü
        The Archives of Internal Medicine dergisinde yayýnlanan bir çalýþma, yüksek oranda zeytinyaðý tüketen kadýnlarýn göðüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduðunu göstermiþtir. New York'ta Buffalo Üniversitesi araþtýrmacýlarýnýn yürüttüðü ayrý bir çalýþmada ise, zeytinyaðý gibi bitkisel yaðlarda bulunan bir madde olan ß-sitosterol'ün prostat kanser hücrelerinin oluþumunu engellemede yardýmcý olabildiðini kanýtlamýþtýr. Araþtýrmacýlar ß-sitosterol'ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleþme sistemini güçlendirdiði, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceði sonucuna varmýþlardýr.
        Oxford Üniversitesi'ndeki doktorlar tarafýndan yürütülen son araþtýrmada da, zeytinyaðýnýn baðýrsak kanserine karþý koru- yucu özelliðe sahip olduðu belirlenmiþtir. Doktorlar zeytinyaðýnýn baðýrsak kanserinin baþlamasýný engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiðini keþfetmiþlerdir. Oxford araþtýrmacýlarý ayný zamanda zeytinyaðýnýn safra asidi miktarýný azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adlý enzim) seviyesini yükselterek, anormal hücre artýþýna ve kansere karþý koruyucu olduðunu keþfetmiþlerdir.
        Ayrýca araþtýrmacýlarýn raporlarýna göre bol miktarda zeytinyaðý ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalýk olan romatizmal arterit (atardamar enfeksiyonu) geçirme riski azalmaktadýr.

        Kemik geliþimine yardýmcý olmasý
        Ýçerdiði E, A, D, ve K vitaminleri, çocuklarýn ve eriþkinlerin kemik geliþimine yardýmcý olmasý, kalsiyum kaybýný engelleyerek kemikleri güçlendirmesi bakýmýndan zeytin oldukça önemlidir. Zeytin, yaþlýlara da özellikle tavsiye edilmektedir; çünkü sindirimi kolaydýr ve minerallerle vitaminlerin vücutta kullanýlmasýna yardýmcý olur. Ayrýca minerallerin kemiklerde çökmesini saðlayarak kalsiyum kaybýný da engeller. Kemikler organizmanýn mineral yapýlarýnýn deposunu oluþturur ve kemiklerde mineral birikimi olmadýðý takdirde kemik erimesi gibi ciddi rahatsýzlýklar ortaya çýkmaktadýr. Bu bakýmdan zeytinin iskelet sistemimiz üzerinde çok olumlu katkýsý vardýr. (Harun Yahya, Koku ve Tat Mucizesi)

        Yaþlanmayý önlemesi
        Zeytinyaðýnýn içerdiði vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip olduklarý için, yaþlýlýk tedavisinde de kullanýlýr, cildi besler ve korurlar. Besinlerle beraber bedenimize "serbest radikal" denilen bazý maddeleri de alýrýz. Zeytinyaðý, baþta E vitamini olmak üzere, içerdiði çok sayýdaki antioksidan maddeyle bu zararlý maddelerin vücudumuzda neden olduðu tahribatý önler, hücrelerimizi yeniler, doku ve organlarýmýzýn yaþlanmasýný geciktirir.

        Tansiyon düþürücü
        Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli sayýsýnda yayýnlanan bir çalýþma, zeytinyaðýnýn yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadýr. Ayrýca zeytin aðacýnýn yapraðý ile tansiyon düþürücü ilaçlar yapýlmaktadýr.

        Ýç organlara faydalarý
        Zeytinyaðý mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalýklara karþý korur. Bunun yaný sýra safra salgýsýný harekete geçirerek, sindirimin en mükemmel hale gelmesini saðlar. Safra kesesinin boþalma iþlemini düzenler ve safra taþý riskini azaltýr. Ayrýca içindeki klor sayesinde de böbreðin çalýþmasýna yardýmcý olur ve böylece vücudun atýklardan arýnmasýný kolaylaþtýrýr. Bunlarýn yaný sýra beyin damarlarýnýn saðlýðýna da olumlu etkisi vardýr.

        Çocuklarýn geliþimine katkýsý
        Zeytin ve zeytinyaðý, içlerinde bulunan linoleik asitten (omega-6 yað asidi) ötürü yeni doðmuþ bebekler ve geliþim çaðýndaki çocuklar için son derece faydalý besinlerdir. Linoleik asidin eksikliði, geliþimin yavaþlamasýna ve hatta birtakým deri rahatsýzlýklarýnýn ortaya çýkmasýna neden olur.
        Zeytinyaðý vücudumuzdaki zararlý maddelerin vücudumuzda neden olduðu tahribatý önleyen antioksidan elementleri ve insan için büyük önem taþýyan yað asitleri içerir. Bunlar da hormonlara destek olur ve hücre zarýnýn oluþumuna yardýmcý olurlar.
        Zeytinyaðý, insan sütündeki yað asidi oranýna benzer, dengeli bir çoklu doymamýþ bileþime sahiptir. Ýnsan vücudu tarafýndan elde edilemeyen, ayný zamanda vücut için vazgeçilmez önemi olan bu temel yað asitleri açýsýndan, zeytinyaðý yeterli bir kaynaktýr. Bu faktörler zeytinyaðýný, yeni doðmuþ bebekler için oldukça faydalý kýlmaktadýr.
        Doðum öncesi ve sonrasýnda bebek beyninin ve sinir sisteminin doðal geliþimine katkýda bulunmasýndan dolayý uzmanlarca, annelere önerilen tek yað, yine zeytinyaðýdýr. Anne sütüne yakýn miktarda linoleik asit içermekle beraber yaðsýz inek sütüne zeytinyaðý katýldýðýnda anne sütü kadar doðal bir besin kaynaðý özelliði kazanýr.

        Yorum yap


        • #5
          Yanýt: Zeytin, Zeytinyaðý ve Faydalarý

          1.Zeytinyaðý nedir?
          Zeytinyaðý zeytin meyvesinin suyudur.Týpký portakalý sýkýp suyunu içebildiðimiz gibi zeytini de sýkýp yað olarak kullanýyoruz. Zeytinyaðý zeytin meyvesinin katkýsýz , tamamen doðal suyudur. Diðer yaðlardan farký da buradan gelmektedir.

          2.En iyi zeytinyaðý hangisidir?
          Natürel olarak adlandýrýlan , zeytin meyvesinin doðal niteliklerini bozmadan elde edilmiþ, kendine özgü tat ve kokuda , oleik asit oraný %3 den az olan , gerçek bir meyva suyudur. Asit oranýna göre sýzma, natürel ve natürel birinci olarak üçe ayrýlýr.

          3. Zeytinyaðýnda asitlik derecesi nedir?
          100 gr zeytinyaðýnda bulunan "oleik asit" miktarýnýn yüzde olarak belirlenmesidir.
          Asit oraný %1 e kadar olan zeytinyaðlarý "sýzma" olarak adlandýrýlýr.
          Asit oraný %1-2 arasýnda olan zeytinyaðlarý "natürel "olarak adlandýrýlýr.
          Asit oraný %2-3 arasýnda olan zeytinyaðlarý "natürel birinci " olarak adlandýrýlýr.


          4. Asit oranýna göre damak tadýmýza uygun zeytinyaðýný nasýl bulabiliriz?
          Asit oraný % 0,1 den %3 kadar deðiþen naturel zeytinyaðlarýnda, damak tadýmýza uygun zeytinyaðýný seçebiliriz.Asit oraný azaldýkça yaðdaki zeytin tadý hafifliyor. Eðer zeytinyaðý tadý size aðýr geliyorsa, asit oraný düþük yaðlarý tercih etmelisiniz. Asit oraný yükseldikçe zeytin tadý yoðunlaþýyor ve hissediliyor.En iyi tada, asit oraný düþük veya asit oraný yüksek zeytinyaðý sahiptir diyemeyiz, bu tamamen kiþinin damak tadýna baðlý.

          5.Natürel zeytinyaðýnýn lezzetini etkileyen faktörler nelerdir?
          Ýklim, zeytinaðacýnýn yetiþtiði bölge, zeytinin toplandýktan sonra sýkýlana kadar bekletilmesi, zeytinin erken veya geç toplanmasý, zeytinin her yýl renk , koku ve tat açýsýndan deðiþiklik göstermesi, zeytinin sýkýmýnda kullanýlan yöntemler zeytinyaðýnýn tat açýsýndan farklýlýk göstermesine neden olur. Farklý bölgelerin farklý asit oranýndaki yaðlarý farklý tatlara sahiptir.
          Ýyi bir naturel zeytinyaðý zeytin meyvasýnýn taze tat, koku , ve aromasýný içermeli kusursuz olmalýdýr.


          6.Zeytinyaðýnda taðþiþ olup olmadýðý nasýl anlaþýlýr?
          Zeytinyaðýna farklý yaðlar karýþtýrýlarak piyasaya sürüldüðünü duyuyoruz. Ama evde basit yolla, kullandýðýnýz zeytinyaðýnda taðþiþ olup olmadýðýný anlayabilirsiniz.
          Zeytinyaðý +4 C - +5 C de bulanýklaþýr, 0 C ile 6 C arsýnda ise donar. Oda ýsýsýnda normal haline döner. Yaðýn donmasý kalitesini etkilemez. Aldýðýnýz yaðýn bir örneðini buzdolabýna koyun , donmasýný bekleyin. Yað katkýsýz ise tamamýnýn katýlaþmasý beklenir. Donmayan kýsým varsa katkýlý olduðunu anlarsýnýz.

          7. Sýzma zeytinyaðý ile kýzartma yapabilir miyim?
          Zeytinyaðýnýn kýzartmaya en uygun yað olduðu bilimsel araþtýrmalarla kanýtlanmýþtýr.Zeytinyaðý yüksek ýsýya daha dayanýklý bu yüzden kýzartma yaðý olarak daha saðlýklýdýr. Zeytinyaðý asitlik oranýna göre 210 C- 240 C de deðiþirken, tereyaðý 110 C , ayçiçekyaðý 170 C de özelliðini kaybeder ve zararlý hale dönüþür. Kýzartmalarýn genellikle 140- 180C de yapýldýðýný göz önünde bulundurursak 'zeytinyaðýyla kýzartma olmaz, öteki bitkisel yaðlarla daha saðlýklý olur inanýþý' bilimsel olarak çürümüþ oluyor.

          8. Zeytinyaðýný nasýl saklamalý?
          Isý ve ýþýk zeytinyaðýnýn düþmanlarýdýr. Zeytinyaðý farklý kokulardan da çok çabuk etkilenip bozulabilir. Zeytinyaðý ýþýk almayan, serin ve kokusuz bir ortamda cam, seramik veya teneke kutularda saklanabilir.Uygun koþullarda 5 yýl saklanabilse de en iyisi 2 yýlda tüketilmesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Yanýt: Zeytin, Zeytinyaðý ve Faydalarý

            Emeðine saðlýk =)

            Yorum yap

            Haz?rlan?yor...
            X