Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Açýk”ta Býrakýlmýþ Kadýnlar…

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Açýk”ta Býrakýlmýþ Kadýnlar…

    Açýk”ta býrakýlmýþ kadýnlar

    Açýk”ta býrakýlmýþ kadýnlar…
    Kalabalýkta özellikle o dikkat çekiyor. Yakasý açýk býrakýlmýþ, kollarý kýsa
    tutulmuþ, eteðinin ucu hayli yukarýdan kesilmiþ, beli iyice daraltýlmýþ
    elbisesi deðil dikkat çeken.

    Elbiseden taþan beden parçalarý.. O elbiseyi
    özenerek seçmiþ olmalý. “Üzerinde güzel duracak” demiþ olmalýlar. “Bana
    yakýþacak” diye umutlanmýþ olmalý. Ama hoyrat bakýþlar, elbiseyi deðil,
    elbiseden arta kalan kýsýmlarý süzüyor.
    Öylesine yok gibi ki elbise hepten
    çýplak kalmak istediðini haykýran bedenin üzerinde “engel” gibi duruyor.
    Bedenin tamamlayýcý parçasý deðil, “fazlalýk” gibi görünüyor.
    Bakýlsýn diye oradaydý bedeniyle. Bakýldýkça varolacaðýna inandýrýlmýþtý.
    Bir tür bakýlma açlýðý ile donanmýþ olmalýydý. Farkýnda olmadan, diðer
    gözlerin “nesne”si haline getirilmiþti. Öyle bir nesne ki, üzerine bakýþ
    düþmediðinde karanlýkta kalýyordu. Gözler üzerinde olmadýðýnda kýymetini
    kaybettiðini sanýyordu.
    Gözlerin kaymasý için açýkta býrakýlmýþ bir bedene, teþhir etme niyeti de
    eþlik ederse,-bu niyetle bakýlanýn gözleri de sizin bakan gözlerinize
    kilitlenmiþse- kendi içinde tutarlý bir sahne seyredersiniz.
    Seyredilmek
    isteyen bir ruh ve seyredilen bir beden, birbiriyle yan yana, kardeþçe
    oturuveriyorlardýr: Sorun yok gibidir. Ama çýplak býrakýlmýþ bedene,
    içindeki ruh baþka telaþlar peþinde koþtururken gözünüz kaydýðýnda, maðdur
    edilmiþ bir beden buluyorsunuz karþýnýzda.
    Uçaða yetiþme telaþýnýn sardýðý,
    tatilden dönme hüznünün hükmettiði bir ruhun ardý sýra yürüyen, hâlâ daha
    plaj kýyafetine takýlmýþ bir beden, gözünüzün önünde, birden bire
    çýplaklaþýyor, topraklaþýyor, et ve kemik soðukluðuna düþüyor. “Açýlmýþ”
    deðil “açýkta býrakýlmýþ” oluyor.
    Onu o çýplaklýða özendiren tüketim mekanizmalarýyla paketlenmiþ, onu açýklýk
    içinde utanmaktan alýkoyan ýsrarlý teþviklere sarýlmýþ bir cesedi sürüklüyor
    ardý sýra. Kadýn bedeninin özellikle sivriltilmiþ bir kaç detayýna
    indirgenmiþ bir kiþilik sergisine icbar edilmiþ, zorlanmýþ, itilmiþ oluyor.
    Özel bir insan olarak yaratýlmýþ, yüzü özel, duygularý biricik, kalbi
    bi’tane, varlýðý müstesna bir kadýný, “her kadýn gibi” eyleyen, “herhangi
    bir kadýn” gibi “den den”leþtiren, sýradan bir serinin modüler parçasý kýlan
    sürecin ucuna yerleþiyor: Kalça hareketleri kadar var olan bir kadýn. Göðüs
    dekoltesi kadar öne çýkan bir kadýn. Yüzünden çok belden aþaðýsý muhatap
    alýnan bir kadýn. Kiþiliði diþiliðine kilitlenmiþ bir kadýn.
    Maðlup, maðdur, mazlum o. Kendi rýzasýnýn þimdi ve burada olmasý bir þeyi
    deðiþtirmiyor. Kendi rýzasýný iptal eden, kendi iradesini unutturan, utanma
    duygusunu uykuya yatýran hayli uzunca, karþý konulmaz ve sistemli bir ikna
    sürecinin kurbaný..
    Ara sýra, varlýðýný hatýrlatan o kadýnsý irade, o utanç
    duygusu hiç uzamayacak eteðini refleksif bir hareketle çekiþtirtiyorsa da
    ona; nafile. Bedeni üzerine yapýþmýþ gözleri kabullenen, yaban bakýþlarý
    evcilleþtiren bir çaresizlikle oturduðu yerde oturtuyor onu görünmez bir
    iktidar. Alnýna boncuk boncuk dizilmeye hazýrlanan utancýný müþfik bir el
    hareketiyle siliveriyor. Bir anda çýplak olarak yakalandýðýný hissettiði o
    nadir þaþkýnlýk anlarýnda gözlerini kurnazca kapatýveriyor. Sakinleþtiriyor
    onu, uysallaþtýrýyor, hýrçýnlýðýný gideriyor.
    Kendinden uzaða düþürüyor kadýný çýplaklýk. “Kendine özel”, “sahici” ve
    “sahih” bakýþlar arýyor boþuna. Baþtan ilan edilmiþ bir sadakatsizlik vardýr
    çýplak bedende.. “Bakan sadece sen deðilsin ki bana!” “Ben bütün bakýþlara
    açý(ðý)m.” “Bunca bakaným var benim.” “Sen de kim oluyorsun?” Galip gibi
    duruyor ama maðlup. Zulmediyor görünüyor ama mazlum. Kadir kýymet bilmiyor
    ama kadir kýymeti de bilinmiyor. Maðdur ediyorken maðdur ediliyor.
    “Açýk”ta býrakýlmýþ kadýn, sýrf þehvet üzerinden tanýmlanýyor. “Ýnsan”da
    olan ama tümüyle “insan” olmayan bir þehvet üzerinde dikelmeye zorlanýyor.
    Böylece, “diþi” yaný “kiþi” yanýna galip getiriliyor. Olan “kiþi”ye oluyor.
    Önce ve hep “insan” olan kadýn, bedeninin kývrýmlarýna sürgün ediliyor,
    teninin sýðlýklarýnda hapis tutuluyor. Kadýn ruhu, kadýn bedeninin altýnda
    eziliyor.
    Örtünmek, kiþiliðini diþiliðinin üstüne koymaktýr. Kendini sonsuza
    saklamaktýr. Kadýnsý merhameti, kadýnsý inceliði, kadýnsý zerafeti ipekten
    tüller ardýna saklayýp inci gibi büyütmektir örtünmek.
    “Tesettürsüzlük
    nedir?” diye sorsaydýnýz bana, “Kadýnýn diþiliðini kiþiliðinin önüne geçiren
    her haldir” derdim… Bir “kiþilik tutulmasý”… Bir “kadýnlýk eklipsi”…
    Ay tutulur ya hani dünyanýn gölgesi üzerine düþtü diye. Diþiliðin kiþiliði
    gölgede býrakýp kadýn ruhunu gözden kaçýrdýðý bir tür eklips hali bu..
    Saçlarý kapatmaktan fazlasý: Kadýn ruhunun bedenle kapatýlmasý…
    Senai Demirci
    Ey gönül sana rahmet gözden yaðan yaðmurlardýr....
    Allah için akan yaþlar Rahmettir...deryadýr gönüle...Yaðýn ey gözlerim...Allah için yaðýn...
    Yunusca yaðýn Mevlanaca yaðýn
Haz?rlan?yor...
X